Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/3473 E. 2026/2139 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3473
Karar No
2026/2139
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/781 E., 2025/496 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/248 E., 2021/416 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; dava konusu 462 16... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bina yapımını üstlenen davalı Kooperatifin üyesi olduğunu ancak sonrasında istifa ettiğini, daha sonra bağımsız bölüm satışı konusunda davalı ... ile 22.10.2010 tarihinde anlaştığını, bağımsız bölümün adına tescilinin 20.06.2014 tarihinde sağlandığını, malik olduğu 462 16... parsel sayılı taşınmazdaki (B) Blok, 9 numaralı bağımsız bölüm üzerine Ankara Batı 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/108 Esas sayılı davasında şerh konulduğunu, taşınmazın ediniminden sonra şerh tesis edildiğini, iyiniyetli olduğunu, şerhin yolsuz olduğunu ileri sürerek şerhlerin terkinini istemiştir. II. CEVAP Davalı ...vekili, davanın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuş; diğer davalılar süresinde davaya cevap vermemişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “...TMK'nın 705. maddesine göre taşınmaz mülkiyetinin kazanılması tescille mümkündür. Ancak mahkeme kararı söz konusu olduğunda mülkiyet tescilden önce kazanılır. Somut olayda Ankara Batı 5.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/108 Esas, 2014/179 Karar sayılı kararının 19/06/2014 tarihinde verildiği, kararın kesinleştiği, mülkiyetin 19/06/2014 tarihi itibariyle S.S Yeşil Vadim Kooperatifine geçtiği, kesinleşen mahkeme ilamı ile mülkiyetin tescilden önce iktisap edildiği, yapılacak tescilin kurucu değil açıklayıcı nitelik taşıdığı anlaşılmıştır. Davalı ...'ın 20.06.2014 tarihinde şeklen kayıt maliki olarak göründüğü, davacı tarafa yapılan devir işleminin yolsuz olduğu, davacı tarafın ilgililer aleyhinde tazminat yoluna başvurabileceği, davaya konu taşınmazda bulunan şerhin kesinleşmiş mahkeme kararına dayandığı.” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “...Ankara Batı 5.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/108 Esas, 2014/179 Karar sayılı davasında davacının, görülmekte olan davanın dahili davalısı ..., davalıların ise görülmekte olan davada davalı olan ... ile davalı ... olduğu, 22.11.20 10... .12.2011 tarihlerinde açılıp 19.06.2014 tarihinde karara çıkan, 22.06.2017 tarihinde kesinleşen davadaki uyuşmazlığın İİK’nın 94.maddesine dayalı tapu iptali ve tescil istemi olup kabul kararı verildiği görülmektedir. Bilindiği üzere TMK’nın 705.maddesi gereği mülkiyet tescil ile kazanılır. Ancak, miras, mahkeme kararı, cebri icra, işgal ve kamulaştırma hallerinde mülkiyet tescilden önce kazanılır. Somut olayda, taşınmazın 19.06.2014 tarihli karar ile tesciline karar verilmiş, davacı ise bir gün sonra 20.06.2014 tarihinde adına tescil ettirmiştir. Dolayısıyla, mülkiyet 19.06.2014 tarihinde kazanılmakla davacının istemi yerinde değildir. İlk derece mahkemesince de bu gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmüştür.” gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava dilekçesindeki, aşamalardaki, istinaf başvurusundaki iddialarını tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, yolsuz şerhin terkini istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/3473, K. 2026/2139, T. 20.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-3473-e-2026-2139-k-98773e24ac2f