Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/3413 E. 2026/1868 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3413
Karar No
2026/1868
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2473 E., 2025/1052 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/385 E., 2023/34 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; inançlı işlem hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil talebinde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “davacının iddiasını ispat edemediği” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “Davaya konu 112 ada, 82 parselde bulunan taşınmazın 12.04.2005 tarihinde davalı adına tescil edildiği dosya kapsamı ile sabittir. Öncelikle eldeki davanın yukarıda da belirtildiği gibi sırf tanıkla ispatı mümkün değildir. davacının sunduğu dekontların açıklama kısmında dekont ödemesine konu paranın davaya konu taşınmazların bedelinin ödenmesine dair yapıldığına ilişkin bir ibare yoktur. Bu nedenle yazılı delil başlangıcı olarak kabulü mümkün olmadığından İlk Derece Mahkemesinin buna dair kabulü yerindedir. Yine sunulan Whatsap kayıtlarında da inanç sözleşmesine delalet olabilecek bir ibare yoktur. Davacının taşınmaz üzerine ev yapılırken gönderdiği paraların da eldeki davanın ispatı açısından bir önemi yoktur. İddia sahibinin son başvuracağı delilin dava dilekçesinde dayanması hâlinde karşı tarafa yemin teklif etme hakkı olduğu da şüphesizdir. İlk Derece Mahkemesince davacının dava dilekçesinde yemin deliline dayandığını dikkate alarak yemin teklif etme hakkını hatırlatmış davacı taraf bu hakkını kullanmamıştır. Bu nedenle İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesi yerinde olduğundan” gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava dilekçesindeki, aşamalardaki, istinaf başvurusundaki iddialarını tekrarla ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; inançlı işlem hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/3413, K. 2026/1868, T. 09.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-3413-e-2026-1868-k-c908f0b1bfed