Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/3367 E. 2026/1255 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3367
- Karar No
- 2026/1255
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3812 E., 2025/1322 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Turgutlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/61 E., 2024/185 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; muris ...'in 2017 yılında öldüğünü, davacıların talebi üzerine Turgutlu Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/1170 Esas, 2019/123 Karar sayılı dosyası ile mirasçılık belgesi düzenlendiğini, ancak karar da sehven Hazinenin de mirasçı olarak gösterildiğini, muris ...'in anne tarafında mirasçısı olmadığı gerekçesiyle miras payının yarısının hazineye bırakıldığını, halbuki 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 496. maddesi kapsamında tüm miras paylarının murisin baba tarafındaki mirasçıları olan davacılara dağıtılması gerektiğini ileri sürerek; Turgutlu Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/1170 Esas, 2019/123 Karar sayılı veraset ilamının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: aynı konuda Turgutlu 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/26 Esasında açılan davanın reddine karar verildiğini, derdestlik ve kesin hüküm itirazlarında bulunduklarını, açılan davanın Maliye Hazinesi adına kayıtlı paylar bakımından reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararda özetle; evlatlık ve alt soyunun yasal mirasçılığının sınırlı olduğu, bunların sadece evlat edinene yasal mirasçı olabilecekleri, evlat edinenin hısımlarına mirasçı olamayacakları, dolayısıyla evlatlık ve alt soyunun, kendilerinden önce ölmüş olan evlat edinenin yerine geçip onun hısımlarından miras almalarının söz konusu olamayacağı, kök muris ...'in 04.10.2017 tarihinde vefat ettiği, evlat edinilen ...'ın ise 1974 yılında yani kök muristen önce vefat ettiğinin anlaşıldığı, evlatlık ...'ın çocukları olan davacıların kök muris ...'e mirasçı olmalarının mümkün olmadığı gerekçesiyle; Turgutlu Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/1170 Esas, 2019/123 Karar sayılı veraset ilâmının iptali ile, muris ...'in miras meselesi bir pay edilerek, bu bir payın Devlet Hazinesine bırakılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; a. Davacıların, kök muris ...in halası olan ...’ın evlatlığı olan ...’in çocukları olduğunu, b. ...’in sadece ... tarafından evlatlık alındığını, ...’nin eşi olan ve ...’den sonra ölen ...’nın ilk eşinden olan öz çocuğu olduğunu, c. ...’nin 1975 yılında, eşi ...’nın 1985 yılında öldüğünü, 4721 sayılı Kanun'un 499. maddesi 3. fıkrası kapsamında mirasın tamamının eş ...’ya, ondan da öz oğlu ...’in çocukları olan davacılara geçmesi gerektiğini belirterek hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava; mirasçılık belgesinin iptali istemine ilişkindir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 497. maddesinde "..., ana ve babası ve onların ... bulunmayan mirasbırakanın mirasçıları, büyük ana ve büyük babalarıdır. Bunlar, eşit olarak mirasçıdırlar. Mirasbırakandan önce ölmüş olan büyük ana ve büyük babaların yerlerini, her derecede halefiyet yoluyla kendi altsoyları alır. Ana veya baba tarafından olan büyük ana ve büyük babalardan biri ... bulunmaksızın mirasbırakandan önce ölmüşse, ona düşen pay aynı taraftaki mirasçılara kalır. Ana veya baba tarafından olan büyük ana ve büyük babaların ikisi de altsoyları bulunmaksızın mirasbırakandan önce ölmüşlerse, bütün miras diğer taraftaki mirasçılara kalır. Sağ kalan eş varsa, büyük ana ve büyük babalardan birinin mirasbırakandan önce ölmüş olması hâlinde, payı kendi çocuğuna; çocuğu yoksa o taraftaki büyük ana ve büyük babaya; bir taraftaki büyük ana ve büyük babanın her ikisinin de ölmüş olmaları hâlinde onların payları diğer tarafa geçer." 500. maddesinde "Evlâtlık ve ..., evlât edinene kan hısımı gibi mirasçı olurlar. Evlâtlığın kendi ailesindeki mirasçılığı da devam eder. Evlât edinen ve hısımları, evlâtlığa mirasçı olmazlar." 501. maddesinde "Mirasçı bırakmaksızın ölen kimsenin mirası Devlete geçer." düzenlemeleri yer almaktadır. Aynı kanun'un 598. maddesinde ise; başvurusu üzerine yasal mirasçı oldukları belirlenenlere, Sulh Mahkemesince mirasçılık sıfatlarını gösteren bir belge verileceği açıklanmıştır. Mirasçılık belgesi, aksi ispat edilinceye kadar, adına düzenlenmiş bulunan kişi ve kişilerin mirasçılığı lehine bir karine oluşturur. Bu belge; miras bırakan ile mirasçıları arasındaki irs (soy) ilişkisini göstermesi yanında mirasın (terekenin) mirasçılara intikalini de sağlayıcı bir işleve sahiptir. Somut olayda; dosyamız davacılarından ...'ın başvurusu üzerine Turgutlu Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/1170 Esas, 2019/123 Karar sayılı kararı ile muris ...'in miras meselesi 6 pay kabul edilerek 3 payın dosyamız davacılarına diğer 3 payın ise Hazineye bırakılmasına karar verildiği, davacıların, tüm mirasın kendilerine ait olması gerektiğini ileri sürerek söz konusu mirasçılık belgesinin iptali talebi ile huzurdaki davayı açtıkları anlaşılmıştır. Dosya kapsamından; muris ...'in 04.10.2017 tarihinde bekar ve çocuksuz olarak öldüğü, murisin babası ...'in 04.07.1945 tarihinde, annesi ...'in 28.06.1943 tarihinde öldüğü, kardeşi ...'ın bekar ve çocuksuz olarak 14.08.1943 tarihinde öldüğü, kök murisin annesi ...'in annesi olan ....'nin 25.12.1963 tarihinde öldüğü, ...'nin babası ... ile ilgili yapılan araştırmalarda kayıtlarının kapalı olduğu, sağ-ölü olup olmadığının bilinmediği, yine kök murisin babası ..."in 1945 yılında öldüğü, kök murisin halası (...'in kız kardeşi) ...'ın bulunduğu, ...'nin'de 1975 yılında, eşi ...'ın ise 1985 yılında öldükleri, ... ve ...'ın müşterek çocuklarından'nin 1928 tarihinde, ...ın 1938 tarihinde bekar ve çocuksuz olarak öldükleri, kayıtlarda görünen ve davacıların babası olan ...'ın ise nin evlatlığı ancak ...'nin eşi ...'ın öz oğlu olduğu, evlatlık ...'in de 1974 yılında öldüğü ve geride çocukları olan davacıların kaldığı anlaşılmıştır. Türk Medeni Kanunu'nda evlatlık ve alt soyunun yasal mirasçılığı sınırlıdır. Bunlar sadece evlat edinene yasal mirasçı olur. Evlat edinenin hısımlarına yasal mirasçı olamazlar. Dolayısıyla evlatlık ve alt soyunun kendilerinden önce ölmüş olan evlat edinenin yerine geçip (halefiyet ilkesinden yararlanarak) onun hısımlarından miras almaları söz konusu değildir. Kök muris ... 04.10.2017 tarihinde vefat ettiğinden, mirasçısı olan ve evlat edinen ... 1975 yılında, evlatlık ise, evlat edinenden önce 1974 yılında öldüğünden, evlatlığın çocukları olan davacıların kök muris ...'e mirasçı olmaları, pay almaları mümkün değildir. Her ne kadar davacılar vekili temyiz itirazlarında evlatlık ...'in, evlat edinen ...'nin eşi olan ...'nın öz çocuğu olduğunu bu nedenle davacıların miras hakkı bulunduğunu ileri sürmüş ise de; açıklanan nedenlerle bu temyiz itirazları doğru görülmemiştir. Bu itibarla; muris ...'in ölümü ile yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda Hazinenin mirasçı olarak gösterilmesi ve kendisine pay verilmesi doğru ise de; davacılara pay verilen Turgutlu Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/1170 Esas, 2019/123 Karar sayılı mirasçılık belgesinin iptali, hak sahibi olan Hazine tarafından talep edilmemiş, başka bir sebeple, gerçekte miras payı verilmemesi gereken davacılar tarafından huzurdaki dava açılmış olduğundan, verilen hüküm, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26. maddesi 1. fıkrasındaki "Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir" şeklindeki düzenlemeye aykırı olmuştur. O halde; yukarıda açıklanan ilkeler gözetilmek suretiyle davacıların, Turgutlu Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/1170 Esas, 2019/123 Karar sayılı mirasçılık belgesinin iptaline dair davalarının reddine karar verilmesi gerekirken, talep olmadığı halde yeni mirasçılık belgesi verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.