Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/2752 E. 2026/1877 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2752
Karar No
2026/1877
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2417 E., 2025/447 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2011/434 E., 2023/372 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; muris ... tarafından farklı tarihlerde noterde 2 adet vasiyetname düzenlendiğini, ancak murisin tanzim tarihinde hukuki ehliyetinin var olup olmadığına ilişkin heyet raporu alınmadığını, her iki vasiyetnamedeki sağlık raporunun aynı özel hastanenin psikiyatri doktorundan alındığını, vasi dosyasındaki sağlık raporları incelendiğinde bu rahatsızlıkların ani olmayıp geçmişe dayalı ve vasiyetnamelerin düzenleme tarihinde var olan rahatsızlıklar olduğunun anlaşılacağını, murisin aynı zamanda baskı altına alınarak hile ile iradesi fesada uğratılmak suretiyle zorla vasiyetnamelerin düzenletildiğini ileri sürerek vasiyetnamelerin iptali ile tasarruf nisabını aşan kısmın tenkisini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “dosyaya sunulan raporlar uyarınca murisin vasiyetname tanzim tarihleri itibariyle fiil ehliyetine haiz olduğu, iradesinin fesada uğratıldığı iddiasının ise ispat edilemediği gerekçesiyle vasiyetnamenin iptali talebinin reddine, vasiyete konu olduğu halde ölüm tarihi itibariyle tereke kapsamında bulunmayan malvarlığı yönünden tenkis talebinin reddine, diğer taşınmazlar yönünden ise tenkis talebinin kabulü ile her bir davacının saklı payına 995.490,61 TL el atıldığı tespit edildiğinden davalılardan tahsili ile davacılara ödenmesine” karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hükmün usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde: 1. Fiil ehliyetine ilişkin dava dilekçesindeki iddiaları tekrarlayarak murisin tasarruf ehliyetinin bulunup bulunmadığı hususunun net olmadığını, bu durumun başlıca iptal sebebi oluşturduğunu, 2009 tarihli raporda murise kognitif bozukluk ve sol kulakta orta derecede, sağ kulakta çok ileri derece sensörinöral işitme kaybı teşhisi konulduğunu, murisin kısa süre önceki bir tarih olan vasiyetname tarihinde sağlıklı olabileceği ve bu süreçte hukuki ehliyetinin var olduğu düşüncesinin gerçeklikten uzak olduğunu, bu husus dikkate alınmadan taleplerinin reddine karar verildiğini, 2. Murisin birlikte yaşadığı oğlu ... ile diğer oğlunun eşi olan iki gelini lehine vasiyette bulunduğunu, baskı altına alınarak, hile ile iradesi fesada uğratılmak suretiyle zorla vasiyetname hazırlatıldığını, vasiyetnamelerdeki tanıkların da aynı şahıslar olduğunu, 3. Bir kısım taşınmazlar bakımından usulden red kararı verilmesinin de hatalı olduğunu, dava dilekçesindeki taşınmaz listesinin vasiyetname içeriğindeki taşınmazların birebir aynısı olduğunu, murise ait olmamasının mümkün olmadığını, eksik değerlendirme yapıldığını belirterek temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali ile terdiden tenkis istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları, temyiz edenin sıfatı ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/2752, K. 2026/1877, T. 09.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-2752-e-2026-1877-k-31451dbbe6ef