Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/12 E. 2025/3599 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/12
Karar No
2025/3599
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3626 E., 2024/1675 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/250 E., 2022/205 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 09.05.2016 tarihinde ölen muris ...'ya ait ... Noterliğinin 23.05.2004 tarihli vasiyetnamesinin irade sakatlığı ve şekle aykırılık nedeniyle iptalini, olmadığı takdirde tenkisini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın öncelikle hak düşürücü süre ve zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını, vasiyetnamenin yasanın aradığı tüm şartalara uygun şekilde hazırlandığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ... Noterliğinin 23.08.2004 tarih ve ... sayılı vasiyetnamesi ile muris ...'nun taşınmazlarını, bankalardaki parasını, menkul mallarını, ev eşyalarını davalı ...'ya vasiyet ettiği, murisin 09.05.2016 tarihinde ölümü üzerine geriye mirasçısı olarak çocukları ..., ..., ..., ... ve ... 'i bıraktığı, Mersin ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 304 ada 7 parsel sayılı taşınmazın muris adına kayıtlı olduğu, murisin başkaca bir malvarlığının bulunmadığı, bir kısım mirasçılar tarafından mahkemenin 2016/403 Esas sayılı dosyasında davalıya karşı vasiyetnamenin iptali, ikinci kademe tenkis talepli dava açıldığı, vasiyetnamenin açılıp okunmasına ilişkin İzmir 12. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/930 Esas sayılı dosyasında mirasçı ... vekili Avukat ...'nın beyan dilekçesi ile "vasiyetnameye itiraz ettiklerini ve vasiyetnameyi kabul etmediklerini" belirttiği, sonrasında vasiyetnamenin açılıp okunduğunun tespitine karar verildiği; bu durumda davacının vasiyetnameden ve vasiyetnamenin iptali davasından İzmir 12. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/930 Esas sayılı dosyasına vekili aracılığıyla 20.10.2016 tarihi itibarıyla verdiği dilekçe ile haberdar olduğunun kabulü gerektiği belirtilerek davacı tarafça ölüme bağlı tasarrufun ve saklı payın ihlal edildiğinin 20.10.2016 tarihi itibarıyla öğrenilmiş olmasına rağmen bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde vasiyetnamenin iptali için dava açılmadığı gerekçesiyle hak düşürücü süre nedeniyle davanın ve terditli davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ... Noterliğinin 23.08.2004 tarih ve ... sayılı vasiyetnamesi ile muris ...'nun taşınmazlarını, bankalardaki parasını, menkul mallarını, ev eşyalarını davalı ...'ya vasiyet ettiği, İzmir 12. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/930 Esas sayılı dosyasında vasiyetname ile ilgili ihbar yapılması üzerine mirasçılarına tebligat çıkarıldığı, davacı ... vekilinin 20.10.2016 tarihli beyan dilekçesiyle "vasiyetnameye itiraz ettiklerini, vasiyetnameyi kabul etmediklerini, İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/403 Esas sayılı dosyasında vasiyetnamenin iptali ve tenkis davası açıldığını, bu dosyanın sonuçlanmasının beklenmesini talep ettiklerini" bildirdiği saptanarak vasiyetin iptali ve tenkis talebi yönünden davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacı ve vekilinin vasiyetnamenin açılmasına ilişkin İzmir 12. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/930 Esas sayılı dosyasında vasiyetname içeriğinden haberdar olmadığını, ilgili dosya kesinleşmeden hak düşürücü sürenin başlamayacağını, 2. Terditli dava ile ilgili inceleme yapılmadığını, 3. Murisin sağlık durumuna ilişkin inceleme yapılmadığını, 4. Vasiyetnamenin şekil şartlarına aykırı düzenlendiğini ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali ve tenkis istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davacı tarafın vasiyetnameden 20.10.2016 tarihinde haberdar olduğu, davanın ise 02.07.2021 tarihinde açıldığı gözetilerek verilen kararın usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/12, K. 2025/3599, T. 11.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-12-e-2025-3599-k-e7bf3cd108ad