Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/720 E. 2024/2271 K. – İnançlı İşleme
Konu: İnançlı İşleme Dayalı Tapu İptali Ve Tescil
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/720
- Karar No
- 2024/2271
- Karar Tarihi
- Konu
- İnançlı İşleme Dayalı Tapu İptali Ve Tescil
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1286 E., 2023/1317 K. DAVA TARİHİ : 09.03.2018 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/108 E., 2021/385 K. Taraflar arasındaki inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince ... hakkındaki davanın husumetten reddine, davalı ... hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin malik olduğu 20929 ada 2 parsel sayılı taşınmazı kredi kullanmak isteyen kardeşi davalı ...’e geri verilmek üzere tapuda devrettiğini, taşınmaz maliki olan davalı ...’in taşınmaz üzerinde davalı ... yararına ipotek tesis ettirdiğini, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla Ankara 19. İcra Dairesinin 2017/722 sayılı dosyasında takip başlatıldığını, davalı ...’nün kötü niyetli olduğunu belirterek; taşınmazın davacı adına tescilini dava ve talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ...; taşınmazı cebri icra satışından edindiğini, ihalenin feshi için açılan davanın reddedildiğini, davacının taşınmazda tasarrufunun sürdüğünü, davacı ile davalı ... arasındaki ilişkinin tarafı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmaz maliki davalı ... olmakla davalı ...’e husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle ... hakkındaki davanın husumetten reddine; davalı ...’nün de kötü niyetli olduğu kanıtlanamadığı gerekçesiyle ... hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili; müvekkilinin dava konusu taşınmazın maliki olup kredi çekebilmesi için mülkiyeti davalı ...’e naklettiğini, ...’in ipotek tesis ettirdiğini belirterek, ayrıca Mahkemece re'sen gözetilecek sebeplerle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerle ve re'sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 05.02.1947 tarihli ve 1945/20 Esas, 1947/6 Karar sayılı kararı. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Somut olayda; gerek İlk Derece Mahkemesinin gerekse Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesinde belirtildiği üzere davacının, davalılar ile arasındaki inanç ilişkisini kanıtlayabilecek delilleri yargılamada sunamadığı anlaşılmaktadır. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.