Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/539 E. 2024/4555 K.
Konu: El Atmanın Önlenmesi Ve Ecrimisil
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/539
- Karar No
- 2024/4555
- Karar Tarihi
- Konu
- El Atmanın Önlenmesi Ve Ecrimisil
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2710 E., 2023/1557 K. DAVACILAR : ... vd. vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 09.03.2022 KARAR : İstinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasının reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Kadirli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/41 E., 2023/105 K. Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince el atmanın önlenmesi davasının kabulüne, ecrimisil talebinin ise reddine karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasının reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların müşterek şekilde paydaş olduğu dava konusu 132 ada 1 parsel sayılı taşınmazın davalı tarafından haksız şekilde işgal edildiğini belirterek, el atmanın önlenmesine ve ecrimisile karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı asil cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; 1. Tarafların belirli hisselerle taşınmazda paylı şekilde malik oldukları, 2. Davalının payından fazla yer kullandığı, 3. Davacıların dava konusu taşınmazda kullanımı bulunmadığı, 4. Fen Bilirkişi raporunda “B” harfi ile gösterilen alanın tanık beyanlarına göre sadece (dava dışı)... tarafından kullanıldığı, 5....’nun kullanımın kendi nam ve hesabına olduğu, 6. Ecrimisil talebi yönünden intifadan men şartının sağlanmadığı gerekçesiyle el atmanın önlenmesi davasının kabulüne, ecrimisil isteminin ise reddine karar verildi. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin uzun süreli kullanıma ilişkin herhangi bir araştırma yapmadığını, taraflar arasında fiili paylaşımın söz konusu olduğunu, tanık Mutlu Keskin'in "...dava konusu yer dışında davalının başka yerlerde taşınmazı bulunmaktadır, bu taşınmazları da davacılar ve kardeşleri kullanmaktadır..." şeklinde beyanda bulunduğunu, davacıların istinaf dilekçesinde izah edilen taşınmazları haksız olarak kullandıklarını, karar ile birlikte daha önce anlaşılıp müvekkiline verilen kısmı da kullanmaya başlayacaklarını, mahalli bilirkişi beyanları doğrultusunda karar verildiğini, mahalli bilirkişi beyanlarının hükme esas alınamayacağını, zilyetlik hususunun tanıklardan sorulması gerektiğini, davacı tanıklarının beyanlarının duyuma dayalı olduğunu, kendi tanıkları ile savunmalarını ispat ettiklerini, davacıların davalarını ispat edemediklerini, davacılar lehine hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderinin hatalı olduğunu, vekalet ücretinin taşınmazın tamamının üzerinden hesaplandığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla sadece kullanımın bulunduğu kısmın değeri üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; 1. Mahalli bilirkişi beyanlarının hükme esas alınmayacağı, 2. Keşif sırasında davacı ...'nın taşınmazlardaki paylarını kiralama suretiyle en büyük abileri... Saygılı'nın kullandığını ve kendilerinin kira parası aldıklarına yönelik beyanda bulunduğu, 3. Tanık beyanların da davacı asilin beyanını desteklediği, 4. Davacıların hissedar oldukları taşınmazda kullandıkları yer olup ve bu halde kesin çözüm getiren ortaklığın da giderilmesi davası açılması gerektiğini, 5. Ecrimisil talebi yönünden intifadan men şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisi ile el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasının reddine karar verilmiştir . V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; 1. Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile sonuca gidildiğini, 2. Taraflar arasında taksim yapılmadığını, 3. Fen Bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen alanın davalı tarafından ve B harfi ile gösterilen yerin ise bizatihi dava dışı... tarafından kullanıldığını, 4. İlk Derece Mahkemesince mevcut delil durumuna, yerleşik Yargıtay kararlarına, tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarına, tapu kaydındaki hisse ve fiili kullanım durumuna göre hüküm kurulduğunu, 5. Bölge Adliye Mahkemesi kararının yerinde olmadığını, 6. Dava konusu taşınmazda beş malik bulunduğunu, gayrimenkulü davalı ve dava dışı kardeşleri...’nun kullandığını, 7. Tanık beyanlarına göre dava dışı Mahmut’un tapu içinde kalan ancak zamanla kullanılmadığı için çalılık olan kısmı temizleyerek ekilir dikilir hale getirdiğini, bu yerin ilgili kişi tarafından kendi adına tasarruf edildiğini, 8. Davalının dava konusu taşınmazdaki kullanımın dava tarihinden üç yıl öncesine dayandığını, taksim ve uzun süreli iddiasının gerçeği yansıtmadığını, 9. Yargıtay ilamında yer bulan dükkan, ev ihtiyacı ya da kargaşanın davamızla bir ilgisi bulunmadığını, 10. Tanık beyanlarına göre davalının babasının sağlığında davacılar tarafından yer talebi olduğunu, hatta babanın ölümünden sonra da eşi Gülfem Hanımdan yani davalının annesinden yer talebinde bulunulduğunu, 11. Davalı tanıklarının kesin yargıya varmayan beyanları doğrultusunda karar verildiğini, 12. Bölge Adliye Mahkemesince mahalli bilirkişi beyanlarına itibar edilmesinin doğru bulunmadığını, 13. El atmanın önlenmesi davalarında mahalli bilirkişilerin dinlenmesi gerektiğini, eldeki davada mahalli bilirkişilerin kolluk tarafından tespit edildiğini ve bilirkişi listesine davalı tarafından itiraz edilmediğini, 14. Mahalli bilirkişilerin İlk Derece Mahkemesince re’sen seçilmediğini, kolluk tarafından bildirilen yansız, tarafları tanıyan ve yaşları itibarıyla daha uygun kişilerin mahalli bilirkişi sıfatıyla dinlendiğini, 15. Davacı asilin beyanları bölünerek karar gerekçesi yapıldığını, 16. Dava konusu yer dışındaki (babadan kalan) taşınmazların kimi zaman dava dışı... tarafından kiraya verildiğini, 17. Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinin hakkaniyete uygun olmadığı gibi ikrarın bölünmezliği ilkesine de aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek temyiz başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, paydaşlar arası el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, 683 üncü ve 995 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.10.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.