Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/331 E. 2024/5333 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/331
Karar No
2024/5333
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :...Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1631 E., 2023/2388 K. İHBAR OLUNAN : ... DAVA TARİHİ : 04.03.2022 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ :...1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/157 E., 2023/279 K. Taraflar arasındaki ön alım hakkına dayalı tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın trampa işleminin muvazaalı olduğuna dair ispat yükü yerine getirilemediğinden reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait...İli... İlçesi... Mahallesi, 22700 ada 2 parsel sayılı 618,64 m² yüzölçümlü arsanın 691/2400 hisse oranında 178,12 m² hissesi bulunmakta olduğunu, bu hisseyi 04.12.2018 tarihinde iktisap ettiğini, aynı arsada Meram Belediyesine ait 261,41 m² hisse olduğunu, diğer kalan 178,12 m² hissenin 31.05.2016 tarihinde..., ......, ...., ... ve ... isimli hissedarlara eş ve babaları olan...an intikal ettiğini, bu hisseye ait maliklerden 31.12.2021 tarihinde ... (... kızı) adına birleştirilmek suretiyle davalı... Mühendislik Mimarlık İnş. Otomotiv San. Tic. Ltd. Şti.'ne 04.01.2022 tarihinde, şirket adına kayıtlı olan ...Mahallesi 37657 ada 5 parsel sayılı taşınmazdaki zemin kat 17 No.lu bağımsız bölüm vasfındaki dükkân ile 75.000,00 TL bedelle trampa usulüyle devir işlemi yapıldığını, davaya konu birleştirilmiş hisseler ile trampa yapılan dükkân değerinin aynı olduğu, aralarında parasal miktarın dengeli olduğuna ilişkin somut bir bilgi olmadığını, bu hususun trampanın muvazaalı olduğunun bir göstergesi olduğunu, müvekkilinin şufa hakkını kullanmasını ortadan kaldırmak için yapıldığını ileri sürerek, muvazaalı olarak devredilen hissenin aynı bedelle alma hakkı olan müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın trampa yoluyla devredilmiş olduğunu, trampa yoluyla devredilen taşınmaz payına yönelik ön alım hakkının kullanılamayacağını, trampaya konu taşınmazların arasında değer farkı bulunduğu ve trampanın muvazaalı olduğu iddiasını kabul etmediklerini, davacı tarafından emsal olarak belirtilen kararların iş bu dava açısından emsal teşkil etmediğini, davacı tarafından taşınmazın değerinin depo edilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının hissedar olduğu ve dava dışı ... ile davalı... Mühendislik Mimarlık İnşaat San. Tic. Ltd. Şti. arasında yapılan trampa işlemi tarihi itibarıyla 37657 ada 5 parsel 17 bağımsız bölüm numaralı taşınmazın değerinin 215.865,00 TL olduğu, trampaya konu diğer taşınmaz olan 22700 ada 2 parsel sayılı taşınmazdaki 691/2400 hissenin ise 311.710,00 TL olduğu, taşınmaz değerleri arasındaki farkın fahiş nitelikte olmadığı, dinlenilen davacı tanıklarının davalı şirket ile dava dışı ihbar olunan ... arasındaki trampa işleminin muvazaalı olduğuna dair görgüye dayalı bilgilerinin de bulunmadığı gözetilerek trampa işleminin muvazaalı olduğuna dair ispat yükünün yerine getirilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; tanık beyanları ve bilirkişi raporu sonucu davaya konu birleştirilmiş hisseler ile trampa yapılan dükkan değerinin aynı olmadığını, fahiş olduğu ve yapılan trampa işleminin ön alım hakkını bertaraf etmek amacıyla yapılan bir işlem olduğunu, diğer hissedarlardan olan müvekkilinin ön alım hakkını bertaraf etmeye yönelik yapılan trampa usulünün muvazaalı bir işlem olduğunu, müvekkilinin şufa hakkını kullanmasını ortadan kaldırmak için yapıldığını ileri sürerek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile satış dışındaki temliklerde ön alım hakkının kullanılmasının mümkün olmadığı, davacının tapuda trampa şeklinde yapılan temlikin aslında satış olduğunu iddia ederek muvazaa iddiasında bulunarak tanık dahil delillerini gösterdiği, İlk Derece Mahkemesi de mahallinde keşif yaparak taşınmazların işlem tarihindeki değerlerini tespit ettirdiği, tanıkları dinlediği, bilirkişi raporunda her iki taşınmaz arasında bir kat değer farkı olduğu belirtilmiş ise de, keşif neticesinde alınan bilirkişi raporu tek başına muvazaanın ispatında yeterli olmadığı, davacı tanıklarının muvazaaya ilişkin somut bir bilgilerinin bulunmadığı gibi taşınmazların trampa yapıldığını duyduklarını beyan ettikleri, muvazaa iddiasının davacı tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davası istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 732, 733,734 üncü maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.11.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/331, K. 2024/5333, T. 28.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2024-331-e-2024-5333-k-74bf7a92ea9c