Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/2654 E. 2024/4338 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2654
Karar No
2024/4338
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/930 E., 2023/633 K. DAVALILAR : ... vd. vekili Avukat ... vd. DAVA TARİHİ : 27.10.2009 KARAR : Davanın kabulü Taraflar arasındaki mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesinin verilmesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde özetle; muris ...’ün eşi ...'ün muristen sonra çocuksuz olarak öldüğünü, muris ... adına alınan Manisa 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/225 Esas, 2008/1592 Karar sayılı mirasçılık belgesinde, eşi ...'ün mirasçısı bulunmadığından miras payının ...’ne aidiyetine karar verilmesi gerekirken bu payın verilmediğini ileri sürerek, dava konusu mirasçılık belgesinin iptali ile yeni mirasçılık belgesinin verilmesini talep etmiştir. 2. Asli müdahil ... vekili müdahale dilekçesinde özetle; muris ...'ün eşi olan ...’ün müvekkilinin halası olduğunu, müvekkilinin mirasçı sıfatıyla mirasılık belgesinde yer alması gerektiğini, Bosna Hersek Cumhuriyeti ... Nüfus Müdürlüğü’nden verilen 22.12.2010 tarihli uluslararası belgeyi dosyaya sunduklarını, müvekkilinin davacı yanında davaya katılmak istediğini belirtmiştir. II. CEVAP Davalılar davaya cevap vermemişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemenin 18.04.2014 tarihli ve 2009/1556 Esas, 2022/1135 Karar sayılı kararıyla; "...... tarafından açılan davanın reddine; asli müdahilin talebinin kabulü ile dava konusu mirasçılık belgesinin iptaline, yeni mirasçılık belgesi düzenlenmesine..." karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 17.02.2022 tarihli ve 2021/8035 Esas, 2022/1135 Karar sayılı ilamı ile "...asli müdahilin Bosna Hersek Cumhuriyeti vatandaşı olduğu, terekenin miras bırakanın ölüm günü itibariyle açıldığı tarihte taşınmazların iktisabı yönünden karşılıklılık aranacağı, 12.08.2006 tarihinde Türkiye ile Bosna Hersek Cumhuriyeti arasında taşınmazların miras yoluyla intikaline ilişkin olarak hukuki veya fiili karşılıklılık mevcut olup olmadığı konusunda Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü aracılığıyla Dışişleri Bakanlığından sorulması, gelecek yazı cevabına göre dosyadaki diğer deliller de birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği..." gerekçesiyle, hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 14.03.2023 tarihli ve 2022/930 Esas, 2023/633 Karar sayılı kararı ile "...... vekilince sunulan Bosna Hersek Cumhuriyetine ait nüfus kayıtlarının tercüme ettirildiği, bu belgelere göre ...'in ...'ün kardeşi Mehmet Cehic'in oğlu olduğu, TMK'nın mirasçılık hükümlerine göre asli müdahilin ...'e mirasçı olacağı..." gerekçesiyle "...... tarafından açılan davanın reddine; asli müdahilin talebinin kabulü ile dava konusu mirasçılık belgesinin iptaline, yeni mirasçılık belgesi düzenlenmesine...13440 toplam miras payında 6720 payın murisin kendisinden sonra ölen eşi ...’ün kardeşi Mehmet Cehic’in oğlu Bosna Ersek Cumhuriyeti Vatandaşı asli müdahil Asm Cehic'e isabet ve aidiyetine..." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda (IV.B) numaralı bendinde yer alan kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece Saraybosna Büyükelçiliğinden asli müdahilin mirasçısı olduğunu iddia ettiği ... ve asli müdahil ...'e ait nüfus kayıtlarının temin edildiğini, bu belgeye göre asli müdahilin mirasçı olduğuna karar verilmesine karşın, muris eşi ...'ün 15.05.1926 doğumlu olduğunu, Hazine'nin mirasçılığı iddia edilen ve muris ... eşi olan ...'ün ise 01.07.1926 doğumlu olduğunu, ayrıca 12.05.2011 tarihli celsede dinlenen tanık Sait Kokoz'un ifadesinde "...'ün kardeşinin adının...olduğunun" beyan edildiğini, asli müdahilin baba adının Mehmet olduğunu, tüm bu hususlar dahilinde asli müdahilin murisi ile Hazine'nin mirasçısı olduğu şahsın aynı kişi olmadığını, mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek, mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesinin verilmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6100 sayılı HMK'nın 190 ıncı maddesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6 ncı maddesi. 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 598. maddesinde başvurusu üzerine yasal mirasçı oldukları belirlenenlere, Sulh Mahkemesince mirasçılık sıfatlarını gösteren bir belge verileceği açıklanmıştır. Mirasçılık belgesi, mirasçıların miras bırakanla irs ilişkisini ve miras paylarını gösteren bir belgedir. Bu açık hüküm karşısında her bir mirasçının diğerlerinden bağımsız olarak mirasçılık belgesi verilmesi istemiyle dava açma hakkının bulunduğu, mahkemelerce yetki verilmesi koşuluyla bu tür davaların mirasçı sıfatı bulunmayan kişilerince de açılabileceği kuşkusuzdur. Bu tür davaların kural olarak hasımsız açılması ve çekişmesiz yargı yolu ile görülüp sonuçlandırılması gerekir. Bu olgunun sonucu olarak bu tür davalar sonucunda verilen hükümler kesin hüküm oluşturmadığı gibi, hatalı oldukları öne sürülerek her zaman için iptalleri de istenebilir. Daha önce başkaları tarafından mirasçılık belgesinin alınmış olması, diğer mirasçılar veya mahkemelerce yetki verilen kişilerin bu istemle dava açmalarına engel bir neden de değildir. Mirasçılık belgesi verilmesi davalarında çekişmeli yargıya tabi davaların aksine resen araştırma prensibi hakim olduğundan mirasçılar tarafından açılan bu tür davalarda davacı taraf sadece mirasbırakanın var olduğunu ve öldüğünü, kendisinin soybağı, evlilik veya evlat edinme nedeniyle mirasbırakanın mirasçısı olduğunu ve dava dilekçesindeki diğer iddialarını kanıtlamak zorundadır. Davanın mahkemelerce yetki verilen ve mirasçı sıfatı bulunmayan kişilerce açılması durumunda davacı tarafın sadece mirasbırakanın var olduğunu ve öldüğünü kanıtlamakla yükümlü olacağı, her iki halde de nüfus aile kayıtlarının getirtilerek mirasbırakanın davacı taraf dışında başka mirasçısı olup olmadığını tespit etmenin ve miras paylarını belirlemenin hakimin görevi olduğu kuşkusuzdur. Öte yandan hukuki yarar bulunması koşuluyla bu tür davaların uyuşmazlık çıkaran kişiler hasım gösterilmek suretiyle hasımlı olarak açılması ve çekişmeli yargı yolu ile görülüp sonuçlandırılması da mümkün bulunmaktadır. 3. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 29. maddesi hükmünde; bir kimsenin sağ veya ölü olduğunu veya belirli bir zamanda ya da başka bir kimsenin ölümünde sağ bulunduğunu ileri süren kimsenin iddiasını ispat etmek zorunda olduğu; Kanunun 30. maddesi hükmüne göre de nüfus kütüklerinde kayıt bulunmaması halinde doğum, ölüm gibi olayların tanık dahil her türlü delille kanıtlanması mümkündür. Bu olgu gözetildiğinde mirasbırakanın nüfusa kayıtlı olmaması başlı başına irs ilişkisinin kurulmadığını göstermez ve davanın reddini gerektirmez. Davanın reddine karar verilebilmesi için ispat yükü üzerinde olan davacının gösterdiği tüm delillerin eksiksiz toplanması varsa tanıklarının dinlenmesi nüfus kayıtlarının getirtilmesi, daha sonra hüküm verilmesi gerekir. 3. Değerlendirme Dosya içeriği ve toplanan delillerden; muris ... ile eşi ...'ün göçmen müracaat belgeleri ve nüfus kayıtlarına göre Hazinenin mirasçılık iddiasında bulunduğu...'ün Köprülü-01.07.1926 doğumlu olduğu, asli müdahil tarafından murisi olduğu belirtilen ...nin ise 15.05.1926 tarihinde ... (...)'da doğduğu, asli müdahil tarafından ...nin kardeşi ...e ait doğum kaydı kütüğünün dosyaya ibraz edilmediği, ayrıca davacı Hazine'nin mirasçılık iddiasında bulunduğu ...eşi...nin baba adının ..., ana adının... olmasına karşın, asli müdahil tarafından sunulan kayıtta ...eşi...nin ...olarak yer aldığı görülmektedir. Öte yandan iptale konu mirasçılık belgesine ait yargılamanın 21.04.2008 tarihli celsesinde dinlenen tanıkların Hazine'nin mirasçılık iddiasında bulunduğu ...nin,...isimli bir ağabeyinin bulunduğunu, Türkiye'ye ...yi ziyarete geldiğinde tanıştıklarını, muris...nin ise ..., ..., ... ve ... isimli kardeşlerinin olduğunu beyan ettikleri, tanık beyanlarında geçen muris ...ardeşlerinin, iptali istenen mirasçılık belgesinde nüfus kayıtları ile muris ... ile bağlantısının sağlandığı, ...miras payının muris ...ardeşlerine dağıtıldığı, eldeki dosyanın 12.05.2011 tarihli celsede dinlenen tanık...tarafından yine Hazine'nin mirasçılık iddiasında bulunduğu ...nin,...isimli bir ağabeyinin bulunduğunu beyan edildiği anlaşılmaktadır. 2. Mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesi davalarında asli müdahil de kendisinin miras bırakanın mirasçısı olduğunu ve dilekçesindeki diğer iddialarını kanıtlamak zorundadır. Asli müdahil ile muris ... eşi... arasında geçerli irs ilişkisinin ispatlanmadığı, davalının dayandığı belgelerle Hazine tarafından mirasçılığı iddia edilen muris... bağlantısı sağlanmadığından, asli müdahilin davasının reddi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 07.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/2654, K. 2024/4338, T. 07.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2024-2654-e-2024-4338-k-0df15e63abc5