Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/2072 E. 2024/2926 K. – Tapu İptali Ve

Konu: Tapu İptali Ve Tescil

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2072
Karar No
2024/2926
Karar Tarihi
Konu
Tapu İptali Ve Tescil

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/310 E., 2020/241 K. DAVA TARİHİ : 20.02.2012 KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; TMK'nın 713/2 nci fıkrasında açıklanan tapu kütüğünde maliki kim olduğu anlaşılamayan hukuki sebebine dayalı olarak dava konusu 166 parsel sayılı taşınmazın "...” adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 20/10/2015 tarihli ve 2012/150 Esas, 2015/330 Karar sayılı kararı ile; tapulama tutanağında tapu kaydı oluşturulurken ilgili parselin tapu veya vergi kaydının bulunmadığı, malikin ismi dışında herhangi bir nüfus bilgisine ulaşılamadığı, dava konusu parselin malikinin veya mirasçılarının tapu kütüğünden anlaşılamadığı, tanık beyanlarına göre dava konusu yerin 1990 senesinden bu yana nizasız ve fasılasız olarak davacı tarafından malik sıfatı ile kullanıldığı, kolluk marifetiyle yapılan araştırma neticesinde kayıt malikinin tanınmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 20.10.2015 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 26.11.2019 tarihli ve 2016/5674 Esas, 2019/10516 Karar sayılı kararıyla; dava konusu 166 parsel sayılı taşınmazın 1928 doğumlu ... adına 23.10.1975 tarihinde tapuya tescil edildiği, davacı tarafça sunulan 29.12.1990 tarihli harici satış senedine göre, taşınmazın 10 sene önce eski sahibi tapuda sadece adı yazılı olan ...'dan dava dışı ...tarafından satın alındığı, ... soyadı ve baba adı tapuda olmadığı için resmen satış yapılamadığı ve 29.12.1990 tarihinde iki şahit huzurunda davacı ...'a taşınmazın satıldığı, hal böyle olunca; tapu kaydı, tapulama tutanağı, harici satış senedi içeriğindeki açıklamalara göre kayıt malikinin kim olduğuna yarar bilgilerin mevcut olduğu, dolayısıyla bilinen kişi olup maddede yazılı koşulların gerçekleştiğini kabule olanak bulunmadığı, davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı belirtilerek hüküm bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilamı doğrultusunda dava konusu taşınmazda malik olarak gösterilen ...’ın bilinen kişi olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dosyada bilgi ve belgeler doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, TMK'nın 713/2 nci fıkrasında yer alan; “...maliki tapu kütüğünde kim olduğu anlaşılamayan...” hukuki sebebine dayalı olarak TMK'nın 713/1 ve 2 nci fıkraları gereğince açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası. 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun “Olağanüstü Zamanaışımı” başlıklı 713/1 ve 2 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanunun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı Kanununun 440 ıncı maddesinin 3 inci fıkrasının 1, 2, 3 ve 4 üncü bentleri gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 27.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/2072, K. 2024/2926, T. 27.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2024-2072-e-2024-2926-k-be8883cd0cd1