Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/1803 E. 2024/3754 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1803
- Karar No
- 2024/3754
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/399 E., 2024/136 K. DAVA TARİHİ : 16.04.2014 KARAR : Davanın kabulü Taraflar arasında görülen taşınmaz satış vaadi sözleşmesinden kaynaklı tapu iptal ve tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılar ile yapılan 23.07.2013, 29.07.2013 ve 09.04.2014 tarihli satış vaadi sözleşmeleri uyarınca davalılar tarafından Eskişehir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 5719 ada 1 ve 2 No.lu parsel sayılı, ... Köyü, ... Mevkii, 73 No.lu parsel sayılı, ... Mahallesi, 10337 ada 2 No.lu parsel, 10344 ada 1 No.lu parsel, 10510 ada 1 No.lu parsel, 6305 ada 1 No.lu parsel, Şirintepe Mahallesi, 8872 ada 1 No.lu parsel,... Mahallesi, 7360 ada 1 No.lu parsel sayılı taşınmazlardaki hisselerinin davacıya satışının vaat edildiğini, taşınmazların satış bedellerinin davalılara ödendiğini belirterek dava konusu taşınmazların davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalılar vekili Av. ... 26.06.2014 tarihli dilekçesi ile davayı kabul ettiklerini beyan etmiştir. III. MAHKEME KARARI: Mahkemenin 17.05.2016 tarihli ve 2014/334 Esas, 2016/199 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 17.05.2016 tarihli kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 21.05.2018 tarihli ve 2016/16450 Esas, 2018/3925 Karar sayılı ilamında; 23.07.2013 tarihli satış vaadi sözleşmesinin iptali için dava açıldığı, verilecek hükmün davanın esası bakımından etkili sonuç doğuracağı, ilgili dava dosyasının sonucunun HMK'nın 165 inci maddesi gereğince bekletici mesele yapılarak sonucuna göre işin esası hakkında karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulması gerekmiştir. B.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalılar tarafından paylı malik oldukları dava konusu taşınmazların davacıya devrinin vaadedildiği, davalılar vekili tarafından ilk celse öncesinde açılan davanın kabul edildiği, davalılarca açılan irade fesadına yönelik davanın reddine karar verildiği, dolayısıyla taşınmaz satış vaat sözleşmesinin ve davayı kabul beyanının hukuken geçerli olduğu gerekçeleriyle kabul nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Bir kısım davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; satış bedelinin davacı tarafından ödenmediğini, davacı tarafından sözleşmedeki yükümlülüklerin yerine getirilmediğini, sözleşmelerin gerçek iradelerini yansıtmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taşınmaz satış vaadinden kaynaklı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası. 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 706 ve 716 inci maddeleri, 3. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 29 ve 237 inci maddeleri. 4.1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 89 uncu maddesi. 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelerin yerinde olduğunun anlaşılmasına göre bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 6100 sayılı HMK’nın 297 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince; hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Kamu düzeninden olan doğru sicil oluşturma ilkesi gereğince hâkimin infazı kabil karar verme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu biçim, yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hâl, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir. 3.Somut olayda, dava konusu taşınmazlara ait tapu kayıtlarının 3402 sayılı Kadastro Kanunu ek birinci madde uyarınca gereğince yenileme çalışmaları nedeniyle pasif hale geldiği, sicil kayıtlarının kapatıldığı anlaşılmıştır. Bu nedenle üzerinde işlem yapma olanağı kalmayan tapu kayıtları ile kurulan hükmün infaza elverişli olmadığı açık olup mahkemece güncel tapu kayıtlarına göre hüküm tesis edilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerler; Yukarıda V.C.3.1 inci paragrafında açıklanan nedenlerle bir kısım davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, Yukarıda V.C.3.(2.) ve devamındaki bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.