Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/1794 E. 2025/2336 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1794
Karar No
2025/2336
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/156 E., 2024/362 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 9. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/701 E., 2022/393 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ...Mahallesinde bulunan 1632 parsel sayılı 8.686,20 m² yüzölçümlü taşınmazın hissedarlarından ........... kızı ..........'ye Bursa 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 18.03.2014 tarihli ve 2014/99 Esas, 2014/534 sayılı kararıyla ...a Defterdarının kayyım tayin edildiğini, kayım tayin edilen...kızı ...nin belirtilen taşınmaz dışında aynı mahallede bulunan sekiz taşınmazda da hissedar olduğunu, bu taşınmazların tapu kütüğünün beyanlar hanesine adı geçene Bursa Defterdarının kayyım tayin edildiğine dair şerh konulduğunu, ayrıca ...Mahallesi, 5366 ada 88 parsel sayılı taşınmazın da hissedarlarından olduğu tespit edilen ...'ye Bursa 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 22.02.2018 tarihli ve 2017/2152 Esas, 2018/440 sayılı kararı ile de Bursa Defterdarının kayyım tayin edildiğini, ancak davalı vekili tarafından Bursa Defterdarı aleyhine Bursa 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/555 Esas numarasında açılan dava ile kayyımlığın kaldırılmasının talep edildiğini, ancak ...'nin gaip kişi olması, mirasçılarının tanınmaması ve bilinmemesi nedeniyle kayyım tayini yapıldığını, davacıların soyunun dayandığı ...ile ...'nin aynı kişi olduğuna dair somut herhangi bir bilgi ve belge ve davalının mirasçı olduğuna dair herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanmadığını, Bursa 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/1775 Esas numarasında açılan veraset ilâmına ilişkin davanın Bursa Defterdarının kayyım atama tarihinden sonra açıldığını, kayyıma herhangi bir tebligatın yapılmadığının anlaşıldığını, ...'nin kardeşi olduğunu iddia eden...un ve ... ...'ın tapu maliki ... kızı...ile arasında mirasçılık ilişkisi, ilgi ve alakasının bulunmadığını,...'in ... kızı...olduğuna dair iddiaların mesnetsiz olduğunu bu nedenlerle davanın kabulü ile Bursa 5. Sulh Hukuk mahkemesi'nin 2018/1175 Esas sayılı dosyasında verilen mirasçılık belgesinin iptali ile Hazinenin mirasçılığına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılara usulüne uygun tebligatın yapıldığı ancak davaya karşı cevap vermedikleri anlaşılmıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; nüfus kayıtları, tapulama tutanakları hep birlikte değerlendirildiğinde, tapu kayıtlarında yer alan ... kızı ...ile ......in aynı kişi olduğu, tapuda yer alan diğer hissedarların ve ...mirasçılarının somut kişi olmaları ve taşınmaz kayıtları ile mezar yeri belirtmek suretiyle murisi açıkça tarif etmeleri, ... kızı ...ile ......in aynı kişi olduklarını teyit etmeleri, ... kızı ...olarak taşınmazlarda hak sahibi olan, ... ve ... kızı, başka bir ......e rastlanılmamış olması, ...'nin evlilikten kısa bir süre sonra vefatı nedeniyle, o dönemki nüfus kayıtlarında tam olarak yer almadığının anlaşılması nedeniyle iptali istenen veraset ilâmının, hukuka aykırı olduğu ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ... Hazinesi mirasçılık belgesinin iptali istemi ile açtığı bu davada ... ve ...in anneleri olan ...'nin mirasçılık belgesinde hata olduğunu öne sürmeyip, bu veraset ilâmındaki ...ile Bursa 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/152 Esas, 2018/440 Karar sayılı kararı ile kendisine kayyım tayin edilen ...Mahallesi, 1632 parselde paydaş olan ... kızı ...'nin aynı kişi olmadığını öne sürdüğü ve bu iddianın nüfus kayıtlarına göre doğru bir şekilde düzenlenmiş olan ... ve ......... ...in anneleri ...'nin mirasçılık belgesinin iptaline yönelik olarak açılan davada ileri sürülemeyeceği, mirasçılık belgesindeki ...ile kendisine kayyım tayin edilen ... kızı ...'nin aynı kişi olup olmadığının kayyımlığın kaldırılması istemi ile açılan Bursa 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/555 Esas sayılı dosyasında incelenmesi gereken bir olgu olduğu anlaşıldığından davacının mirasçılık belgesinin iptalini talep etmekte hukuki yararının bulunmadığı göz önünde bulundurularak davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-h hükmü uyarınca hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik inceleme ve deliller değerlendirilmeden karar verildiğini, tanık beyanlarının dikkate alınmasının hatalı olduğunu, ... ilçesi, ............Mahallesinde bulunan taşınmazların hissedarlarından ... kızı ...'nin gaip kişi olduğunu, mirasçılarının tanınmadığını ve bilinmediğini, davacıların soyunun dayandığı ...... ile ... Kızı ...'nin aynı kişi olduğuna dair somut herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığını, Bursa 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/1775 Esas numarasında açılan veraset ilâmına ilişkin davanın Bursa Defterdarının kayyım atama tarihinden sonra açılmış olmasına rağmen taraf olarak kayyıma her hangi bir tebligatın yapılmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, mirasçılık belgesinin iptali istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 598. maddesine göre başvurusu üzerine yasal mirasçı oldukları belirlenenlere, sulh mahkemesince veya noterlikçe mirasçılık sıfatlarını gösteren bir belge verilir. Mirasçılık belgesi verilmesine ilişkin davada irs ilişkisi kural olarak nüfus kayıtları ile ispat olunur. Nüfus kayıtları belgeledikleri olguların doğruluğuna kanıt oluşturur. Bunların içeriğinin doğru olmadığının ispatı kanunlarda başka bir hüküm bulunmadıkça herhangi bir şekle tâbi değildir (4721 sayılı Kanun m.7). Hâkim çekismesiz yargıda re'sen araştırma ilkesi uyarınca, davanın ispatı için gerekli bütün delillere başvurabilir. Hukukumuzda çekişmeli yargıya tâbi davalarda taraflarca hazırlama ilkesi geçerli olup hakim tarafların talepleri ile bağlıdır. Hakim, talepte bulunan tarafların iddia ettiği olaylar ve ileri sürdüğü delillerle yetinerek karar vermek zorundadır. Çekişmesiz yargıya tâbi davalarda ise re'sen araştırma prensibi egemendir. Hasımsız açılan ve çekişmesiz yargıya tâbi olan davalarda verilen kararlar kesin hüküm teşkil etmediği gibi bu kararlar açılacak bir iptal davası sonucunda değiştirilebilir veya ortadan kaldırılabilir. Mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkin davalarda davacı, mirasçılık belgesi verilmesini isteyebilmek için murisin öldüğünü ve ölüm tarihini, muris ile kendisi arasındaki irs bağını kanıtlamak zorundadır. Bu tür davaların reddine karar verilebilmesi için murisin hiçbir şekilde yaşamadığının, böyle bir kişinin mevcut olmadığının belirlenmesi veya davacının murisin mirasçısı olmadığının tespiti gerekir. Diğer yandan, ister başkaları tarafından isterse kendisi tarafından hasımsız olarak açılan dava sonucunda mirasçılık belgesi alınmış olsa dâhi, önceki mirasçılık belgesinde mirasçıların ve miras paylarının belirlenmesinde hata yapıldığını veya eski tarihli mirasçılık belgesinde ölümler nedeniyle paylarda değişiklik olduğunu ve bu hâli ile eski tarihli mirasçılık belgesinin infazının hukuksal sorunlar oluşturacağını öne süren her mirasçının hasımsız olarak açacağı yeni bir dava ile mirasçılık belgesi verilmesini isteme veya önceki günlü mirasçılık belgesinde kendilerine pay verilen diğer mirasçıları hasım göstererek bu mirasçılık belgesinin iptali ile gerçeğe uygun yenisinin verilmesi istemiyle dava açma hakkı bulunduğu şüphesizdir. O hâlde; Mahkemece açıklanan bu olgular gözetilerek, davacı tarafından gösterilen ve gösterilecek tüm deliller toplanmalı, davalıların ......in mirasçısı olup olmadığı belirlenmeye çalışılmalı, bütün aramalara rağmen mirasçısı bulunamaz ise 4721 sayılı Kanun'un 501. maddesi gereğince son mirasçının Hazine olduğu düşünüldüğünde, davacının davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu kabul edilerek toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek muris ......in yasal mirasçıları ve payları belirlenmelidir. Mahkemece belirtilen hususlar üzerinde durulmadan eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/1794, K. 2025/2336, T. 30.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2024-1794-e-2025-2336-k-f57a802428ea