Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/1744 E. 2024/4706 K.

Konu: El Atmanın Önlenmesi Ve Ecrimisil

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1744
Karar No
2024/4706
Karar Tarihi
Konu
El Atmanın Önlenmesi Ve Ecrimisil

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2672 E., 2024/156 K. DAVACILAR : ... vd. vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 18.08.2021 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/302 E., 2022/373 K. Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin Adana ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 110 ada 9 parsel numaralı taşınmazın tamamının hissedarı olduğunu, davalının dava konusu taşınmazın yaklaşık 8 dönümüne denk gelen kısımını haksız şekilde işgal ettiğini ve bu işgalini halen sürdürdüğünü belirterek, dava konusu taşınmaz üzerinde davalının haksız işgalinin sonlandırılması ile fazlaya ilişkin talep ve dava haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik her iki taşınmaz için geriye dönük beş yıl için toplam 1.000,00 TL ecrimisil bedelinin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde özetle; aleyhine açılmış olan davadan köydeki evinin kapısının altından atılan tebligatla haberdar olduğunu, Adana'da ikamet etmesi sebebiyle tebligatın tarafına yapılmadığını ve usulsüz olduğunu, taşınmazda işgalci olmadığını, kendi hissesine denk gelen yeri kullandığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 28.09.2022 tarihli ve 2021/302 Esas, 2022/373 Karar sayılı kararında "...bilirkişi raporlarına göre davalının ...110 ada 9 parsel sayılı taşınmazın 9.088,00 m²'lik kısmına davalının müdahalesinin bulunduğunun sabit olduğu, tapu kayıtları incelendiğinde davalının söz konusu taşınmaz üzerinde daha evvel hissesinin olduğu, 26.02.2021 tarihli toplulaştırma işlemi neticesinde davalı hissesinin terkin edildiği... davacıların davalıdan ancak bu tarihten sonra ecrimisil talep edebileceği..." gerekçeleriyle "...davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine... dava konusu taşınmaza 26.05.2022 tarihli fen bilirkişi raporunda "A" harfi ile gösterilen ve kırmızı ile boyanan yere davalı tarafından yapılan el atmanın önlenmesine...davacıların ecrimisil talebinin kısmen kabulü ile 4.475,38 TL ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara hisseleri oranında verilmesine..." karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde, dava dilekçesindeki nedenleri tekrar ederek; müvekkilinin iyi niyetli olduğunu, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, toplulaştırma işleminin iptali için açtıkları davanın Adana 1. İdare Mahkemesinin 2022/1325 Esas sayılı dosyasında görüldüğünü, bu dava sonucunun eldeki davanın neticesini etkileyeceğini, telafisi imkansız zararların doğmaması için idare mahkemesi kararının sonucunun beklenmesi gerektiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 06.02.2024 tarihli ve 2023/2672 Esas, 2024/156 Karar sayılı kararı ile "... toplulaştırma işlemindeki usul ve ilan süreçleri ile taşınmazın davalı tarafından kullanılması dikkate alındığında, davalının toplulaştırma işleminden haberdar olmadığının kabul edilmesinin mümkün olmadığı, el atmanın önlenmesine ilişkin davanın mülkiyetin nakline ilişkin dava olmaması ve kal talebinin de bulunmaması nedeniyle toplulaştırma işleminin iptaline ilişkin davanın sonucunun beklenmesine gerek olmadığı, mahkemece hükmedilen ecrimisil yönünden ise davalı aleyhine hükmedilen ecrimisil miktarının kesinlik sınırında kaldığının anlaşıldığı..." gerekçesiyle "...davalı vekilinin yaptığı istinaf başvurusunun esastan reddine..." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda (IV.C) bendinde belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlere dayanarak Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, mülkiyete dayalı el atmanın önlemesi ve ecrimisil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet Hakkının İçeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “Mülkiyet İlişkisi” başlıklı 722 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin yerinde olmayan tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.10.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/1744, K. 2024/4706, T. 21.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2024-1744-e-2024-4706-k-0e24bdc33245