Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/1137 E. 2024/5632 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1137
- Karar No
- 2024/5632
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1748 E., 2023/1243 K. DAVACILAR : ... vd. vekilleri Avukat ... vd. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kilis 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/288 E., 2023/163 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların murisi ...’ın düzenlediği vasiyetname ile tüm mal varlığını eşi davalıya bıraktığını, vasiyetnamenin kanunda düzenlenen şekil unsurlarını taşımadığını, ayrıca vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte murisin hukuki ehliyetinin bulunmadığını ileri sürerek, vasiyetnamenin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı iddialarının doğru olmadığını, vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte murisinin hukuki ehliyetinin bulunduğunu, murisin vasiyetnamenin düzenlendiği tarihten yaklaşık 3,5 yıl sonra 23.11.2020 tarihinde vefat ettiğini, vasiyetnamenin zorlama sonucu düzenlendiğinin kabulü halinde murisin bu süre içerisinde tasarruftan dönme olanağının mevcut olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Yargıtay 3.Hukuk Dairesi'nin 2019/4002 Esas, 2020/80 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere görüş değişikliğine gidilmiş ve mirasçılar tarafından vasiyetnamenin iptali istemiyle açılan davalarda, bir yıllık hak düşürücü sürenin, vasiyetnamenin 4271 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 595 ila 597 nci maddeleri uyarınca sulh hukuk mahkemesince açılıp okunmasına dair kararın kesinleştiği tarihte işlemeye başlayacağı görüşünden dönülerek, bir yıllık hak düşürücü sürenin, iptal davalarında; davacının vasiyetnameyi, iptal sebebini ve kendisinin hak sahibi olduğunu öğrendiği tarihten itibaren, tenkis davalarında ise saklı paylarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten başlayacağı görüşünün kabul edildiğini, eldeki davanın 14.02.2022 tarihinde açılmış olup davacıların vasiyetnameyi, iptal sebeplerini öğrenme tarihi ile dava tarihi arasında TMK’nın 559 uncu maddesinde öngörülen bir yıllık hak düşürücü sürenin dolmuş olduğu" gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların mirasbırakanın 23.11.2020 tarihinde ölümü ile mirasçı sıfatını kazandığı, vasiyetnamenin Kilis Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından davacılar ..., ... ve ...'a 07.01.2021 tarihinde, davacı ...'a 08.01.2021 tarihinde usulüne uygun tebliğ edildiği bu tarihler ile eldeki davanın açıldığı 14.02.2022 tarihi arasında TMK’nın 559. maddesinde öngörülen bir yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde: a. Vasiyetnamenin iptali için aranan 1 yıllık hak düşürücü sürenin vasiyetnamenin açılmasına dair kararın kesinleştiği andan itibaren başladığını, b. Davalının, murisin akıl sağlığının yerinde olmadığını bile bile vasiyetname düzenlediğini ve hak düşürücü süreye tabi olmadığını, c. 1 ay içerisinde muris tarafından 2 adet vasiyetname düzenlenip tekrar bu vasiyetnamelerden dönüldüğünü bunun da murisin baskı altında vasiyetname düzenlediğini gösterdiğini beyan etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Fazla alınan onama harcının davacılara iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.