Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/5724 E. 2024/3704 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5724
Karar No
2024/3704
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/343 E., 2021/358 K. DAVA TARİHİ : 11.02.2016, 22.02.2016 KARAR : Davanın kabulü Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen el atmanın önlenmesi, kal, ecrimisil; savunma yoluyla temliken tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda; Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleştirilen davaların kabulüne, temliken tescil isteminin reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı duruşma talepli olarak birleştirilen davada davalı ... vekili ve asıl davada davalı ... vekili tarafından duruşmasız temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 10.09.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davacı- birleştirilen davada davacı ... vekili Av. ... ... geldi. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl ve birleştirilen davalarda davacı vekili; müvekkiline ait 448 ada 30 parsel sayılı taşınmaza komşu 448 ada 40 parsel sayılı taşınmaz üzerinde inşa edilen yapının bir bölümünün müvekkilinin taşınmazına taşkın olduğunu, müvekkilinin bu kullanıma rızasının bulunmadığını belirterek davalıların davacıya ait taşınmaza müdahalelerinin önlenmesi ile taşkın yapının kal’ine, davalıların müvekkiline ait taşınmazı haksız kullanımları sebebiyle geriye doğru beş yıllık ecrimisilin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Asıl davada davalı ... vekili yargılama aşamasında; davanın reddini savunmuştur. 2. Asıl davada davalı ... yargılama aşamasında; davanın reddini savunmuştur. 3. Asıl davada davalı ... yargılama aşamasında; davanın reddini savunmuştur. 4. Dahili davalı ... yargılama aşamasında; davanın reddini savunmuştur. 5.Birleştirilen davada davalı ... vekili; müvekkili tarafından 448 ada 40 parsel sayılı taşınmazın 13/10/2011 tarihinde satın alındığını, taşınmazın 1980 yılında temelinin atıldığını, daireyi satın alırken komşu binaya taşkın olup olmadığını bilebilmesinin mümkün olmadığını, kadastro müdürlüğünden verilen ebatlı krokide imar durumuna bakıldığında taşkın olduğu iddia olunan kısmın müvekkiline ait parsel içerisinde görüldüğünü, davacının taşınmazındaki binanın davalılara ait binanın yapımından daha önce yapıldığını, aradan 36 sene geçtikten sonra davacının dava açmasının iyi niyetli olmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur. Davalı vekili ikinci cevap dilekçesinde ise davacıya ait taşınmaza taşan kısımda, müvekkilinin dairesine ait arsa payına isabet edecek kısmın uygun bir bedel karşılığında müvekkili adına irtifak hakkı kurulmasına veya temliken tescile karar verilmesini talep etmiştir. 6. Birleştirilen davada davalı ... yargılama aşamasında; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 13/11/2018 tarihli ve 2018/409 Esas, 2018/555 Karar sayılı kararıyla; asıl ve birleştirilen davanın kabulüne; temliken tescil isteminin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleştirilen davada davalı ... vekili ile davalılar ..., ... ve ... istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 14.02.2019 tarihli ve 2019/302 Esas, 2019/366 Karar sayılı kararıyla; istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleştirilen davada davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 13.04.2021 tarihli ve 2019/2485 Esas, 2021/2713 Karar sayılı ilamında belirtilen; “...asıl ve birleştirilen davada elatmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil istemlerinin kabulüne; temliken tescil isteminin reddine karar verilmişse de; hükümde elatılan taşınmaz ile kal’ine karar verilen yapının bulunduğu taşınmazın tapu kayıt bilgileri gösterilmemiştir. Bununla birlikte, davacı taşınmazının hangi ve ne kadarlık kısmına elatmanın önlenmesine; davalıların taşınmazındaki yapının ise ne kadarının ve neresinin kal’ine karar verildiği de hükümde belirtilmemiştir. Bu durum karşısında, hüküm fıkrasının açık ve infazının mümkün olmadığı ve yukarıda açıklanan unsurlar yönünden eksik olduğu anlaşıldığından kararın bozulması gerekmiştir...” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar vermiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; davacının kayden malik olduğu dava konusu 448 ada 30 parsel sayılı taşınmaza komşu 448 ada 40 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki yapının 47,46 m² tecavüzlü olduğu, taşınmazların imarlı ve çapa bağlı bulunduğu, depo edilmesi kararlaştırılan arsa bedelinin bir kısım davalılar tarafından yatırılmadığı, temliken tescil koşullarının oluşmadığı, bozma ilamı doğrultusunda hükmün infaza elverişli şekilde kurulduğu gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davaların kabulüne; temliken tescil isteminin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı ... vekili ile birleştirilen davada davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Asıl davada davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile sonuca gidildiğini, dava dosyasına sunulan 14.04.2017 tarihli bilirkişi raporunda ''...tecavüzlü kısım yıkıldığı taktirde, binanın kalan kısmının statik dengesinin bozulacağı, bu nedenle tecavüzün önlenmesi için binanın bütününün yıkılmasının gerektiği, binanın bütününün yıkıldığı takdirte ulusal ekonomiye aşırı zarar getireceği..." kanaatine varılmasına rağmen yıkım kararı verildiğini, kal’ine karar verilen binanın proje ve ruhsata uygun şekilde inşa edildiğini, ecrimisil yönünden verilen kararın açıkça hukuka aykırılık teşkil ettiğini, davalının iyiniyetli olduğunu ve dava konusu binanın 3 No.lu bağımsız bölümünü inşaatın yapımında çok sonra satın aldığını ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur. 2.Birleştirilen davada davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile sonuca gidildiğini, 14.04.2017 tarihli bilirkişi raporunda vurgulanan bilimsel gerçeklerin göz ardı edildiğini, ilgili bilirkişi raporunda ''...tecavüzlü kısım yıkıldığı taktirde, binanın kalan kısmının statik dengesinin bozulacağı, bu nedenle tecavüzün önlenmesi için binanın bütününün yıkılmasının gerektiği, binanın bütününün yıkıldığı takdirde ulusal ekonomiye aşırı zarar getireceği..." kanaatine varılmasına rağmen yıkım kararı verildiğini, söz konusu kararın davalılara ait binanın tümden yıkılmasına sebebiyet vereceğini, dava konusu binanın proje ve ruhsata uygun şekilde inşa edildiğini, buna ilişkin sunulan belgelerin dikkate alınmadığını, kadastro yetkililerince verilen ebatlı krokide tecavüzlü olduğu iddia edilen taşınmaz parçasının resmen 40 numaralı parsel sayılı taşınmaz içinde gösterildiğini, onaylanan projeye göre ruhsat verildiğini, binanın yapımında hukuki prosedürlerin takip edildiğini, dava konusu yerin daha önce 448 ada 40 parsel sayılı taşınmazın parçası iken 13.01.1958 tarihinde ifraz gördüğünü, 20.02.1958 tarihinde de tescil edilerek 448 ada 30 parsele dahil edildiğini, 1980 yılında inşaat başlarken ebatlı krokiyi düzenleyen kadastro görevlilerinin 13.01.1958 tarihinde yapılan ifrazı dikkate almadığını, davalının iyiniyetli olduğunu, dava konusu binanın 5 No.lu bağımsız bölümünü inşaatın yapımında çok sonra satın aldığını, el atmanın önlenmesi ve ecrimisilden sorumlu tutulamayacaklarını, TMK’nın 725 inci maddesinde öngörülen hak düşürücü sürenin geçtiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, temliken tescil şartlarının oluştuğunu, vekil edeninin payına düşen bedeli depo ettiğini, davacının TMK’nın 2 nci maddesi kapsamında hakkını kötüye kullandığını ve kendi taşınmazı üzerindeki binanın davalılara ait binadan sonra inşa edildiğini ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl ve birleştirilen dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil; savunma yoluyla 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 725 inci maddesine dayalı irtifak hakkı kurulması veya temliken tescil isteğine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 683, 995 ve 725 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Asıl davada davalı ... vekili ile birleştirilen davada davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, 17.100,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin birleştirilen davada davalı ...’tan alınarak asıl ve birleştirilen davada davacı ...’na verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.09.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/5724, K. 2024/3704, T. 10.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2023-5724-e-2024-3704-k-3453b30e2f4a