Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2022/12175 E. 2023/4015 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/12175
Karar No
2023/4015
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/980 E., 2022/1481 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. İcra Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/18 E., 2022/121 K. Taraflar arasındaki ödeme emrinin iptali ve imzaya/ borca itirazdan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince itirazın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı borçlu vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı borçlu vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Borçlu vekili dilekçesinde; ... 8. İcra Müdürlüğü'nün 2019/188098 Esas sayılı dosyasında müvekkili aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinde banka hesap numarasının yazılı olmaması sebebiyle iptali gerektiğini ayrıca takip konusu senet üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin senetten kaynaklı borcu bulunmadığını ileri sürerek takibin iptalini ve alacaklının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Alacaklı vekili cevap dilekçesinde; iddiaların asılsız olduğunu, imzanın şirket yetkililerinin eli ürünü olduğunu beyan ederek talebin reddini ve %20'den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile borçlu aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takipte ödeme emrinin 08.01.2020 tarihinde borçluya tebliğ edildiği borçlunun itirazlarını ve şikayetini süresinde mahkemede ileri sürdüğü, borçlu vekili ödeme emrinde banka hesap bilgisinin bulunmadığını ileri sürmüşse de banka hesap bilgisinin ödeme emrinde bulunduğu, hükme esas alınan iki ayrı bilirkişi raporuna göre takibe konu bonodaki keşideci imzasının davacı/borçlu şirket yetkilileri ... ve ...'ye ait olduğu tespit edildiğinden borçlunun imzaya itirazının yerinde olmadığı, borca itiraz yönünden ise, İİK'nın 169/a maddesine göre, borcun olmadığı, itfa veya imhal edildiği resmî veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispatlanması gerektiği, borçlu tarafından anılan belgelerle borcun olmadığı ispatlanamadığı gibi alacaklı tarafından da borcun kabul edilmediği, talep edilen alacağın hukuka uygun olduğu, takibin durdurulmasına karar verilmediği içinde aleyhe tazminata hükmedilmediği gerekçesiyle davanın reddine, yasal koşulların oluşmaması sebebiyle davacı aleyhine tazminata hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuran İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Müvekkilinin takibe konu edilen şekilde borcu bulunmadığını, temerrüt hali oluşmadığı içinde faizin istenilemeyeceğini, takip konusu senet üzerindeki imza ile mukayeseye esas imzalar arasında uygunluk ve benzerliğin neden kaynaklandığının anlaşılmadığı, bilirkişi raporunun eksik olduğunu, hüküm kurmaya elverişli olmadığını beyan ederek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile borçlu aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan icra takibinde, borçlunun süresinde mahkemeye başvurduğu, senedin keşide tarihi itibariyle borçlu şirketin müşterek imza ile temsil edildiği, mahkemece, davacı şirket yetkililerinin ilgili yerlerden tatbike medar imza örnekleri asılları getirtilerek dosya bilirkişi incelemesi yaptırılmak üzere bilirkişiye tevdi edildiği, İstanbul Jandarma Kriminal Laboratuvarının 07.01.2021 tarihli raporunda senetteki imzanın genel şekli ve işleklik derecesi, başlangıç hareketlerinin yapılışı, el hareketlerinin yapılışı ve diğer özellikleri itibari ile davacı ...'nin yetkilisi ...'nin eli ürünü olduğu, diğer şirket yetkilisi ...'nın eli ürünü olmasının kuvvetle muhtemel olduğunun belirtildiği, alacaklının borçlu şirket yetkilisi ... için yeniden rapor alınması talebi üzerine Adli Tıp Kurumunun 23.09.2021 tarihli raporunda senetteki imzanın tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar ve diğer özellikleri itibari ile ...'nın eli ürünü olduğu kanaaatine varıldığı, anılan raporların kesin kanaat içeren denetime elverişli rapor olması sebebiyle hükme esas alınarak davacının imza itirazının reddine karar verilmesinin isabetli olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Bilirkişi raporunun eksik inceleme ve değerlendirme ile hazırlandığını, mukayeseye esas imzalar ile senetteki imza arasındaki uygunluk ve benzerliğin neler olduğunun belirtilmediğini beyan ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takipte imzaya itiraza ilişkindir. 2. İlgili Hukuk İİK'nın 169/a ve 170. maddeleri 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı borçlu vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 Sayılı Kanun ile değişik İİK'nin 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 Sayılı HMK'nin 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.06.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/12175, K. 2023/4015, T. 06.06.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-hukuk-dairesi-2022-12175-e-2023-4015-k-4af09fc5b058