Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/5690 E. 2024/4416 K. – Vasiyetnamenin
Konu: Vasiyetnamenin İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5690
- Karar No
- 2024/4416
- Karar Tarihi
- Konu
- Vasiyetnamenin İptali
MAHKEMESİ: Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1010 E., 2023/1309 K. DAVACILAR: ... vd. vekili Avukat ... DAVA TARİHİ: 16.05.2022 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Trabzon 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/156 E., 2023/190 K. Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın, davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; murisin vefat etmeden evvel 01.06.2010 tarihli vasiyetnamesini usul ve yasaya aykırı olarak düzenlemiş olduğunu, murisin mal kaçırma amacı güttüğünü, vasiyetnamenin şekil şartlarına aykırı olarak düzenlendiğini, kanun hükmü uyarınca vasiyetname tanıklarının vasiyetnameye konu beyanın kendi önlerinde yapıldığını ve murisi tasarrufa ehil gördüklerini vasiyetnameye yazarak altını imzalamalarının gerekmesine rağmen bunu gerçekleştirmediklerini, ayrıca tanıkların muris ile hısımlık durumlarının da araştırılmasının gerektiğini, vasiyetnamenin murisin gerçek iradesini yansıtmadığını ve vasiyetnamenin murise zorla düzenlettirildiğini ileri sürerek vasiyetnamenin iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacılardan ...’in taraf ehliyetinin bulunmadığını, adı geçenin muris ...’in mirasçısı olmadığını, açılan davanın kötü niyetli olduğunu, iddiaların yersiz olduğunu, vasiyetnamenin murisin hür iradesiyle düzenlendiğini, murisin çocuğu olmadığından müvekkilini çocuğu yerine koyduğunu ve müvekkilinin vasiyetnamenin tenfizine yönelik dava açtığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Trabzon 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 31.03.2023 tarihli ve 2022/156 Esas, 2023/190 Karar sayılı kararıyla "...01.06.2010 tarihli düzenleme şeklinde vasiyetnamenin incelenmesinde; vasiyetnamenin okuma yazma bilenlerin düzenleme koşullarına göre tanzim edildiği, murisin iradesini notere bildirdiği, noterin murisin iradesini yazarak vasiyetnameyi okuması için vasiyet edene verdiği, vasiyet edenin vasiyetnameyi okuduktan ve son ve gerçek isteklerinin tam olarak yazıldığını söyledikten sonra vasiyet edenin adının altına okudum yazarak imzaladığı, daha sonra vasiyetnameyi okuduğu, son ve gerçek isteklerini tam olarak kapsadığını noter önünde ve tanıklar huzurunda beyan ettiği, vasiyet edenin tanıkların huzurda vasiyetnameyi okumasından sonra tanıkların vasiyetin vasiyet edenin iradesine uygun olduğunu ve vasiyet edeni bu işlemi yapmaya yeterli tasarrufa ehil gördüklerini bildirip beyanlarının altını imzaladıkları, tanıkların imzasından sonra vasiyet eden ve tanıkların imzasının yeniden alındığı, buna göre vasiyetnamenin TMK'nın 533 ve 534 üncü maddelerinde belirtilen şekil koşullarına uygun olduğu, ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimli Sağlık Kurulu Başkanlığı psikiyatri uzmanı tarafından düzenlenen 01.06.2010 tarihli ve 3140 sayılı raporu ile murisin psikiyatri polikliniğinde yapılan muayenesi sonucu temyiz ve hukuki ehliyeti olduğunun anlaşıldığı, ayrıca murisin akli dengesinin yerinde olduğunun davacı tanığı ... ve davalı tanıklarının beyanları ile de doğrulandığı, davacılar tarafından ileri sürülen bir diğer iptal nedeni olan murisin vasiyetnameyi korku, baskı ve aldatma ile yaptığına ilişkin iddialarının ise davacı tanıklarının görgüye dayalı olmayan soyut beyanlarından öteye geçmediği..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Noterde tanzim edilen vasiyetnamenin murisin hür iradesine dayanmadığını, 2. Murisin iradesinin davalı ve ailesi tarafından sakata uğratıldığını, 3. Davalı ve ailesi tarafından korkutularak murisin vasiyetinden dönmesinin engellendiğini, 4. Davalının kendi iddialarını ispat edemediğini, 5. Davalı tanıklarının beyanlarının çelişkili olduğunu ve hayatın olağan akışına aykırılık teşkil ettiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 31.10.2023 tarihli ve 2023/1010 Esas, 2023/1309 Karar sayılı kararıyla "...dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, İlk Derece Mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, dosyada vasiyetnamenin iptalini gerektiren bir durumun bulunmadığı, bu nedenle inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Noterde tanzim edilen vasiyetnamenin murisin hür iradesine dayanmadığını, 2. Murisin iradesinin davalı ve ailesi tarafından sakata uğratıldığını, 3. Davalı ve ailesi tarafından korkutularak murisin vasiyetinden dönmesinin engellendiğini, 4. Davalının kendi iddialarını ispat edemediğini, 5. Davalı tanıklarının beyanlarının çelişkili olduğunu ve hayatın olağan akışına aykırılık teşkil ettiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 557 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. TMK'nın 557 nci maddesi, "Aşağıdaki sebeplerle ölüme bağlı bir tasarrufun iptali için dava açılabilir: -Tasarruf mirasbırakanın tasarruf ehliyeti bulunmadığı bir sırada yapılmışsa, -Tasarruf yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama sonucunda yapılmışsa, -Tasarrufun içeriği, bağlandığı koşullar veya yüklemeler hukuka veya ahlâka aykırı ise, -Tasarruf kanunda öngörülen şekillere uyulmadan yapılmışsa." şeklinde düzenlenmiştir. Hükümden de anlaşılabileceği üzere ölüme bağlı tasarrufların iptali, Kanunda sınırlı sayıda düzenlenmiştir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.10.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.