Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/4207 E. 2024/4267 K. – Vasiyetnamenin

Konu: Vasiyetnamenin İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4207
Karar No
2024/4267
Karar Tarihi
Konu
Vasiyetnamenin İptali

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1134 E., 2023/524 K. ASIL DAVADA DAVACILAR : ... vd. vekili Avukat ... BİRLEŞTİRİLEN DAVADA DAVACILAR : ... vd. ASIL VE BİRLEŞTİRİLEN DAVADA DAVA TARİHİ: 20.06.2016 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/251 E., 2020/422 K. Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davaların ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. Kararın asıl davada davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 11.11.2015 tarihinde ölen muris ...'a ait ... 9. Noterliğinin 25.08.2015 tarihli vasiyetnamesinin ehliyetsizlik, irade sakatlığı ve şekle aykırılık nedeniyle iptaline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Birleştirilen davada davacı; asıl dava ile aynı sebeplerle ...9. Noterliğinin 25.08.2015 tarihli vasiyetnamenin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili asıl ve birleştirilen davaya cevap dilekçesinde özetle; iddiaların gerçeğe aykırı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; vasiyetnamenin düzenlendiği tarih itibari ile murisin fiil ehliyetine haiz olduğunun Adli Tıp Kurumu raporu ile tespit edildiği, vasiyetnamenin şekle uygun olduğu, irade sakatlığının ispat edilemediği gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde asıl davada davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Asıl davada davacılar vekili; murisin spastik olduğunu, rahatsızlığı sebebi ile üçüncü kişilere bağımlı yaşayan ve kendi gündelik işlerini göremeyen bir kişi olduğunu, bu sebeple yanında bulunan kişiye derinden bağlanarak etkisi altına girdiğini, murisin davalı bakıcısının eline düştüğünü, bakıcının kendisine bakması için tavizler vermeye başladığını, vasiyetnameyi korku ve baskıyla düzenlediğini, son bakıcısı olan davalının müteveffayı çevresinden uzaklaştırdığını, kimseyle görüştürmediğini, davalının sürekli eve erkek arkadaşını çağırarak müteveffayı yönettiklerini, müteveffanın akrabaları olan davacılar arasında dedikodu ve küslük yaratıp bundan yararlandıklarını, davalının müteveffanın ölümünü öğrenir öğrenmez mallarına tedbir koymaya çalıştığını, davalının sürekli avukatlarla görüştüğünü, noterde şahit olan iki kişinin aile eşrafından olmadığını, vasiyet düzenlenmesindeki gerçek iradenin hiç irdelenmediğini ileri sürerek istinaf isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde asıl davada davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Asıl davada davacılar vekili; istinaf başvurusundaki itirazlarını tekrar ederek temyiz isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369, 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 557 nci maddesi, 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.10.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/4207, K. 2024/4267, T. 03.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2023-4207-e-2024-4267-k-b6d3c93717b4