Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/5675 E. 2024/4752 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5675
- Karar No
- 2024/4752
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1295 E., 2023/1644 K. İHBAR OLUNAN : ... DAVA TARİHİ : 14.11.2021 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/334 E., 2023/128 K. Taraflar arasındaki mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile ...'ın dava konusu 6004 ada 28 parsel sayılı taşınmazda 1/2'şer oranda hissedar olduklarını, davalının taşınmazı hissedarlarından sözlü olarak 2007-2016 yılları arasında kiralayıp kullandığını, davalının taşınmazı daha düşük bir bedelle kiralamak istemesi üzerine müvekkilinin kabul etmeyerek ortaklığın giderilmesi davasını açtığını, Konya 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2015/910 E. 2016/1490 K. Sayılı kararıyla 01.09.2016 tarihli ifraz krokisinde A ve B harfiyle gösterilen bölümden A harfiyle gösterilen bölümün 1/2 hissesine karşılık davacı adına tesciline karar verildiğini, müvekkilinin davalıya kendisine ait kısmı ekmemesi gerektiğini söylediğini fakat davalının müvekkiline ait A ile gösterilen kısım ve B ile gösterilen kısmın yarısını kullandığını ileri sürerek, davalının taşınmaza yaptığı haksız müdahalenin menine ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL ecrimisilin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili 03.03.2023 tarihinde harcını yatırdığı ıslah dilekçesinde; 64.754,00 TL ecrimisilin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu taşınmazda 2016 yılına kadar kiracı olduğunu, ortaklığın giderilmesi davasından sonra davacıya tahsis edilen yeri kullanmadığını, diğer hissedara tahsis edilen yeri kullandığını, tapuda müşterek mülkiyet durumunun devam ettiğini, müvekkili yönünden kararın sonuçlarının ancak tescille doğacağını, davanın kiraya verene yöneltilmesi gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkiline ihtar gönderilmediğini ve müvekkilinin iyiniyetli olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalının davacıya ait kısma müdahale ettiği ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; 1.Davalı tarafın Jandarma Komutanlığınca alınan ifadesinde taksimin kendisine bildirildiğini bizzat ikrar ettiğini, 2.Davacı tanığın beyanında da davalının ortaklığın giderilmesi davasından haberdar olduğunun belirtildiğini fakat mahkemenin tanığın beyanını dikkate almadığını, 3.Savcılığın soruşturma dosyasında hatalı araştırma ve inceleme yaparak KYOK kararı verdiğini, 4.Uydu görüntülerinde davalının 26.08.2009-13.02.2021 tarihleri arasında arsayı hiçbir değişiklik yapmadan kullandığı, davalı Jandarma tarafından alınan ifadesinde açıkça 2019-2020 Eylül aylarında taksimden haberinin olduğunu beyan ettiğini, davalının kötüniyetli olduğunu, 5.Uydu kayıtlarından davalı tanığı ...'in yalan beyanda bulunduğunun anlaşılacağını, 6.İnfaz yapılmadığı gerekçede belirtilse dahi müvekkil hissedar olduğundan taşınmazın her zerresinde hakkının olduğunu, kira sözleşmesinin müvekkilini bağlamadığını, pay ve paydaş çoğunluğunun gerektiğini, yani infaz yapılsa da yapılmasa da fiili kullanımın dosya kapsamında sabit olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre aynen taksim sonucu taşınmazda davacıya bırakılan yeri davalının haksız kullanımı ispatlanamadığından ilk derece mahkemesince davanın reddine dair verilen karar doğru bulunmuş, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki itirazlarını aynen tekrar ederek, kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasında, davalının davacı taşınmazına haksız müdahalesinin bulunup bulunmadığı ile ecrimisil koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, ''İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen kararda, davacının maliki olduğu çekişme konusu taşınmaza davalının haksız olarak el attığı ve ecrimisil istenen dönem itibariyle taşınmazın haklı ve geçerli bir neden olmaksızın davalı tarafından işgal edildiği ispatlanamadığından, verilen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz dilekçesindeki itirazlarının reddi ile, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.10.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.