Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/1260 E. 2024/7776 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1260
Karar No
2024/7776
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI: 2020/205 E., 2022/1815 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI: 2014/916 E., 2019/559 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili ve davalı ... ve ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Davacılar ihtiyari dava arkadaşı olup temyiz sınırı her bir dava arkadaşının davası için ayrı ayrı belirlenecektir. Dosya içeriğine göre dava destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemesince davacılardan ... yönünden hesaplama sonucu bulunan ve ıslah ile talep edilen 4.197,57 TL destekten yoksun kalma tazminatının kabulüne ve yine manevi tazminat talebi yönünden ise kısmen kabul ile 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiş, fazlaya ilişkin 40.000,00 TL manevi tazminat istemi reddedilmiştir. Bu halde davacı ... yönünden reddedilen ve temyize konu edilen miktar ve adı geçen davacıya yönelik olarak temyiz eden davalılar aleyhine hüküm altına alınan tazminat yönünden temyize konu edilen miktar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince karar tarihi itibariyla bölge adliye mahkemeleri tarafından verilen kararın kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmıştır. Davacı ... vekilinin ve davalılar ... ve ... vekilinin adı geçen davacıya ilişkin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı ... ile davalılar ... ve ... vekilinin adı geçen bu davacıya yönelik temyiz dilekçelerinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılmakla, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 20.10.2012 tarihinde davalıların sürücüsü, işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS)/ ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı (İMSS) olan aracın müvekkili ...'ün eşi, diğer müvekkilinin babası olan Hasan Aktaş'a çarpması nedeniyle Hasan Aktaş'ın vefat ettiğini, müvekkillerinin destekten yoksun kaldıklarını, manevi zarara uğradıklarını, davalı sigortacının ZMSS ve İMSS olarak maddi tazminattan sorumlu olduğunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 107 nci maddesi uyarınca artırılması kaydıyla 50.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı işleten ve sürücü yönünden olay tarihinden, davalı sigortacı yönünden(sigorta poliçelerindeki limitlerle sınırlı kalmak kaydıyla) temerrüt tarihinden işleyecek faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, her iki davacı yönünden 150.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte sigorta şirketi dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 29.04.2013 tarihli celsede talebini açıklayarak maddi tazminat talebinin her bir müvekkili için ayrı ayrı 25.000,00 TL olduğunu, manevi tazminat talebinin müvekkili ... için 100.000,00 TL, diğer müvekkili için 50.000,00 TL olduğunu belirtmiş, 05.09.2018 tarihli ıslah dilekçesiyle fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak davacı ... için maddi tazminat talebini toplam 49.130,81 TL'ye yükseltmiş, ayrıca davalı sigortanın kasko poliçesinde ihtiyari mali sorumluluk teminatı içinde manevi tazminat klozu da bulunduğunun davalı sigortanın aşamalardaki beyanından ve aktüerya raporundan anlaşılmakla dava dilekçesinin sonuç ve istem kısmının B bendinde yer alan manevi tazminatın 30.000,00 TL'ye kadarı yönünden sigorta şirketiyle birlikte diğer davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak üzere hüküm kurulmasını istemiştir. II. CEVAP Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde, ZMSS poliçesi yönünden müvekkilinin sigortalısının kusuru ve gerçek zarardan sorumlu olduğunu, tazminatın ZMSS limitini aşması halinde İMSS poliçesiyle sorumlu tutulabileceğini savunarak davanın reddini istemiş, ıslah dilekçesine karşı zamanaşımı definde bulunmuştur . Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde, müvekkillerinin ancak kusurları oranında tazminattan sorumlu tutulabileceğini, fahiş manevi tazminat talep edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, maddi tazminat talebi açısından davacı ... yönünden 49.130,81 TL, diğer davacı ... yönünden 4.197,57 TL olmak üzere toplam 53.328,38 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 20.10.2012 tarihinden ( davalı ... yönünden dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere) itibaren yasal faiz işletilerek davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ayrı ayrı verilmesine, manevi tazminat istemi açısından; davacı ... yönünden 20.000,00 TL, diğer davacı ... yönünden 10.000,00 TL olmak üzere toplam 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 20.10.2012 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, davalı ... yönünden manevi tazminat isteminin ise zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı ... ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; müvekkillerinin murisine % 75 kusur verilmesinin doğru olmadığını, davalı sürücünün kaza sonrasında olay yerinden kaçtığını, müteveffaya çarpmadığı izlenimi vermeye çalıştığını, müteveffanın ölüm olayında doğrudan etkili olduğunu, davalı sürücünün olay yerinden ayrılmasıyla hem yardım ve bildirim yükümlülüğünü yerine getirmediğini kazada asli kusurlu ... geldiğini, ceza mahkemesi kararında davalı sürücünün bilinçli taksirle hareket ettiği hususunun görmezden gelindiğini, bilirkişi heyeti raporunda olay yerinde fren izine rastlanmaması durumu sürücünün oldukça hızlı gitmekteyken çarpma anında hızını kesmediğini çarpmamak için hiçbir önlem almadığını gösterdiğini, Ankara heyet bilirkişi raporunda davalı sürücünün yolda dikkatsizce ve tedbirsizce hareket ettiği, yayayı çok geç farkettiği, kontrollü bir şekilde seyretmediği, fren tedbirine başvurmadığı hususunun açıklandığını, müteveffanın yola fırlama ya da yol kenarında araç trafiğini tehlikeye düşürmediğini, davlı sürücü tarafından da müteveffanın vücudunun büyük bir bölümünün toprak yol üzerinde olduğunun açıkça ifade edildiğini, kaza mahallinin taşıtların sıklıkla geçiş yaptığını, gerek bu taşıtların farlarıyla gerekse de yakındaki itfayenin ışıklandırma sistemi sayesinde yeterince aydınlatılmış halde bulunduğunu, maddi tazminatın az belirlendiğini, manevi tazminat talepleri yönünden de uzamış ceza zamanaşımının uygulanması gerektiğini, KTK'nın 90 ıncı maddesi ve İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 17 nci maddesi uyarınca manevi tazminat talepleri yönünden de ceza zamanaşımının uygulanacağını, mahkemenin gerekçesinin aksine davanın belirsiz alacak davası olduğunu, dava ilk açıldığnıda maddi ve manevi tazminat talebinde bulunulduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalı ... ve ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; hükmedilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, İstanbul Adli Tıp Kurumu (ATK) Trafik İhtisas Dairsinden alınan raporda sürücü ...'ın kusursuz, müteveffa % 100 oranında kusurlu bulunduğunu, daha sonra talimatla alınan bilirkişi raporunda sürücü ...'ın % 25, muris Hasan'ın % 75 oranında kusurlu olduğu, son alınan raporda müteveffa % 75 asli, sürücü ...'ın % 25 oranında kusurlu olduğunun belirtildiğini, müvekkilinin kusurunun düşük olduğu göz önüne bulundurulursa hükmedilen tazminat miktarının hak ve nesafet kurallarına aykırı olduğunu, maddi tazminat miktarının da kusur indirimi yapılmasına rağmen 53.328,38 TL belirlendiğini, manevi tazminatın ihtiyari mali sorumluluk sigortası kapsamında yer aldığını, KTK'nın 90 ıncı maddesinde maddi ve manevi tazminat ile ilgili TBK hükümlerinin uygulanacağının hükme bağlandığını, KTK'nın 109 uncu maddesinde ceza zamanaşımının uygulanacağının belirtildiğini, Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 17 nci maddesinde aynı düzenlemeye yer verildiğini, TBK'nın 72 nci maddesinde maddi ve manevi tazminat yönünden bir ayrım yapmadığını, davalı sigortanın manevi tazminattan sorumlu tutulması gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar vekili ve davalı ... ve ... vekilinin istinaf başvurularının kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak, davalı ... hakkındaki manevi tazminata ilişkin ıslah talebinin zamanaşımından reddine ilişkin mahkeme gerekçesi, ıslah yoluyla davaya taraf eklenemeyeceği için manevi tazminata ilişkin ıslah dilekçesinin reddine dair gerekçeyle değiştirilerek, ilk derece mahkemesi hükmünün diğer kısımları aynen tekrar edilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulduğu gerekçesiyle, davacılar vekili ve davalı ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 21.05.2019 tarih 2014/916 esas 2019/559 karar kararının Hukuk muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, maddi tazminat talebi açısından, davacı ... yönünden 49.130,81 TL diğer davacı ... yönünden 4.197,57 TL olmak üzere toplam 53.328,38 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 20.10.2012 tarihinden ( davalı ... yönünden dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere) itibaren yasal faiz işletilerek davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ayrı ayrı verilmesine, manevi tazminat istemi açısından; davacı ... yönünden 20.000,00 TL, diğer davacı ... yönünden 10.000,00 TL olmak üzere toplam 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 20.10.2012 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, davalı ... yönünden ilk kez ıslah yoluyla manevi tazminat istenmiş ise de ıslahla davaya taraf eklenemeyeceği için ıslah dilekçesinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili ile davalı ... ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. B. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; desteğin kazada kusurunun bulunmadığını, sigorta şirketinin de manevi tazminattan sorumlu olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesince yeniden hüküm kurulduğu halde vekalet ücretinin eksik takdir edildiğini, kararın bozulması gerektiğini belirtmiştir. Davalı ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde istinaf sebeblerini tekrarla davalı ... şirketinin de manevi tazminattan sorumlu olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalıların sürücüsü, işleteni ve zorunlu mali sorumluluk/ ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı olan aracın aracın karıştığı trafik kazasında ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi ,6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 ve 56 ncı üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar ... ve ... vekilinin tüm, davacı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Davacı ... vekilinin davacı lehine hükmedilen vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı ... ve davalılar ... ve ... vekili istinaf kanun yoluna başvurmuş Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurularının kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur. Ancak Bölge Adliye Mahkemesince kendisini vekil ile temsil ettiren davacı ... yönünden kabul edilen maddi ve manevi tazminatlar bakımından Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret tarifesi hükümleri dikkate alınmadan maddi tazminat bakımından 5.734,39 TL, manevi tazminat bakımından 2.725,00 TL vekalet ücretine hükmedilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihinde (06.12.2022) yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (AAÜT) 13 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre "Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir." düzenlemesine yer verilmiş olup karar tarihindeki tarife hükümleri dikkate alındığında davacı lehine eksik vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olmuştur. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 nci maddesi gereğince mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR 1.Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı ... vekilinin ve davalılar ... ve ... vekilinin adı geçen davacıya ilişkin temyiz dilekçelerinin kararın miktar yönünden kesin olması nedeniyle REDDİNE 2.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalılar ... ve ... vekilinin tüm, davacı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı ... vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 2. bendinin yedinci paragrafında yer alan "5.734,39 TL" ibaresi ile dokuzuncu paragrafında yer alan "2.725,00 TL" ibaresinin çıkartılarak yerlerine ayrı ayrı "9.200,00 TL" ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılar ... ve ...'a yükletilmesine,Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacılara iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/1260, K. 2024/7776, T. 17.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-1260-e-2024-7776-k-cd95ba8a2135