Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi 2021/1251 E. 2024/1707 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1251
Karar No
2024/1707
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO:2021/1251 KARAR NO:2024/1707 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ:13/10/2020 NUMARASI:2018/1164 (E) - 2020/654 (K) DAVANIN KONUSU:Maddi Tazminat KARAR TARİHİ:27/11/2024 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı, dava dışı ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile seyir halinde iken kusurlu biçimde yaya müvekkiline çarpması sonucu müvekkilinin yaralandığını belirterek, 200 TL geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işletilcek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş; 30/09/2020 tarihli bedel artırım dilekçesiyle talep ettiği tutarı 1.694,42 TL'ye yükseltmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkillerinin adresinin İstanbul olup kazanın Eskişehir'de meydana geldiğini, yetkili mahkeme İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olmakla mahkemenin yetkisine itiraz etmiştir.İlk derece mahkemesince; davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin maluliyet ve kusur oranı göz önünde bulundurularak hesaplanmasını talep ettikleri aktüerya hesabı, aktüerya bilirkişilik eğitim sertifikası olan davacı vekilince kaza tarihinin 28/10/2010 tarihi olması sebebiyle... tablosu, geçici iş göremezliğin 9 ay, davalının %30 kusurlu olduğu ve asgari gelir ücreti hesabı göz önünde bulundurularak aktüerya hesabı yapılarak 30/09/2020 tarihli rapor ile mahkemeye sunulmuş olup usul ekonomisi gereği müvekkilinin hak kaybına uğramaması ve ekonomik durumu göz önünde bulundurulduğunda gider avansı yatırılmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.HMK'nin 341/2. maddesine göre miktar veya değeri üçbin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Aynı kanunun 341/4. maddesinde de "alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü üçbin Türk Lirasını geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz." düzenlemesi mevcuttur. Ayrıca HMK'nin ek 1. maddesinin 1. fıkrasında: "HMK'nin 341. maddesindeki parasal sınırın her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 04/01/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların on Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz." hükmünün yanı sıra, aynı maddenin 2. fıkrasında: "HMK'nin 341. maddesindeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktarın esas alınacağı" düzenlenmiş bulunmaktadır.Yeniden değerleme oranındaki artış sonucu yerel mahkeme hükmünün verildiği 2020 yılı için HMK'nin 341/2. maddesindeki kesinlik sınırı 5.390,00 TL'dir.Dava, HMK 107. maddesine dayalı olarak açılan maddi tazminat istemine ilişkin olup, davacı vekili 30/09/2020 tarihli dilekçesi ile dava değerini 1.694,42 TL'ye artırmıştır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.Bu halde, dava değeri kararın verildiği tarih itibarı ile 2020 yılı için öngörülen kesinlik sınırının altında kaldığından, HMK'nın 341/4. maddesi hükmüne göre, İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması olanaklı değildir. Yerel mahkemece, kanun yolunun açık olduğunun belirtilmesi de sonuca etkili değildir. Bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 352/1-b maddesi gereğince reddine karar verilmiştir. KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına yönelik istinaf dilekçesinin, HMK'nin 352/1-b maddesi gereğince reddine, 2-İstinaf incelemesi esastan yapılmadığından, istinaf başvurusu sırasında yatırılan istinaf karar harcının istek halinde mahkemesince yatırana iadesine,3-İstinaf aşamasında yapılan masrafların istinaf eden üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının İlk Derece Mahkemesince istinaf talebinde bulunana iadesine,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 27/11/2024

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2021/1251, K. 2024/1707, T. 27.11.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-40-hukuk-dairesi-2021-1251-e-2024-1707-k-028e5b7b4442