Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/5521 E. 2023/6536 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5521
- Karar No
- 2023/6536
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/490 E., 2023/91 K. KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkiline ait dava konusu taşınmazını bir süreliğine davalı tarafından kullanılmasına müsaade ettiğini, daha sonra teslim etmesini şifahen istediğini, ancak davalının teslim etmediğini belirterek el atmasının önlenmesini ve ecrimisil talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; müvekkilinin oturmakta olduğu dava konusu evi, borçları nedeniyle arkadaşı olan ve birlikte ortak iş yaptığı davacıya emaneten devrettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 31/01/2019 tarihli 2016/116 Esas ve 2019/29 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne, fen bilirkişi raporunda A1=947,96 m2 olarak gösterilen yere vaki davalının el atmasının önlenmesine ve taşınmazdan tahliyesine, 30.03.2011-17.03.2016 tarihleri için 49.030,00 TL ecrimisilin tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 12/12/2019 tarihli 2019/837 Esas ve 2019/1529 Karar sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 26.05.2021 tarihli ve 2020/799 Esas ve 2021/4411 Karar sayılı kararıyla, davalı vekilinin men’i müdahaleye ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmediği, ecrimisile yönelik temyiz itirazlarına gelince; dava dilekçesinde belirtildiği üzere, davacının, davalının dava konusu yeri kullanmasına izin verdiği sabit olduğuna göre, davalının bu rızanın geri alınmasına kadar kullanımının haksız işgal oluşturmayacağı, bu nedenle Mahkemece davacının yeri edindiği 30.03.2011 tarihinden itibaren belirlenen ecrimisile hükmedilmesinin doğru olmadığı, tanıkların dinlenerek, tüm delillerle birlikte davacının, davalının dava konusu yeri kullanmasına gösterdiği rızanın ne zaman geri alındığının tespit edilmesi gerektiği, rızanın geri alındığı tarihten dava tarihine kadar ecrimisile karar verilmesi gerektiği belirtilerek hüküm bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, bozma kararı doğrultusunda davacı tanıklarının dinlenilmesi hususunda tebligat çıkarılmış ise de tanık ... yönünden 27.10.2022 tarihli celsede, tanık ... yönünden ise 31.01.2023 tarihli celsede bildirilen adreslerinin hatalı olması nedeniyle 6100 sayılı HMK 240/3 hükmü uyarınca ilgili tanıkların dinlenilmesinden vazgeçilmiş sayılmasına karar verildiği, bozma ilamında belirtildiği üzere davacı tarafından rızanın geri alındığı tarihin belirlenmesine yönelik ispat yükü üzerinde olan davacı tarafından ispat yükünün yerine getirilmediği gerekçesiyle el atmanın önlenmesi talebinin kabulüne, davalının fen bilirkişi raporunda A1=947,96 m2 miktarındaki gösterilen yere vaki davalının el atmasının önlenmesine ve taşınmazdan tahliyesine, ecrimisil talebinin reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, müvekkilinin dava konusu taşınmazın asıl maliki olduğunu, inançlı işlem gereği arkadaşı olan davacıya devrettiğini, taşınmazı malik sıfatıyla iyi niyetle kullandığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet Hakkının İçeriği” başlıklı 683 üncü maddesi. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.12.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.