Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/5495 E. 2024/4732 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5495
Karar No
2024/4732
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1425 E., 2023/2363 K. DAVALILAR : ... vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 28.01.2020 KARAR : Davanın Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/38 E., 2021/89 K. Taraflar arasındaki ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin 23145 ada 1 parselde paydaş olduğunu, dava dışı önceki paydaş Ziraat Bankası AŞ'nin 15/04/2019 tarihinde taşınmaz üzerindeki 7000/279137 payını davalı ...'ne, 7000/279137 payını davalı ...'ne, 7000/279137 payını ise ...'ne sattığını, her bir satışın 158.333,33 TL bedel üzerinden yapıldığını, yapılan satışların müvekkiline bildirilmediğini belirterek; ön alım hakkı nedeniyle davalılar adına kayıtlı payların tapu iptali ile müvekkili adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılardan ...' vekili, dava konusu taşınmaz üzerinde fiili taksim bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından dava konusu taşınmazda fiili taksim bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili; taşınmazda fiili taksim yapılmadığını, müvekkilinin taşınmaz üzerinde kullandığı bir alanın bulunmadığını, tanıklar tarafından, müvekkilinin kullandığı bir alan belirtilmediği gibi, bilirkişi raporunda da bu yönde bir tespit yapılmadığını, Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere, fiili taksim olgusunun varlığı için taşınmazda davacının ve davalıya pay satan önceki paydaşların fiilen kullandığı yer bulunması gerektiğini, müvekkilinin taşınmazda fiilen kullandığı bir alan mevcut olmadığından fiili taksim olgusunun varlığından söz edilemeyeceğini, müvekkili ile davalılara payları satan dava dışı Ziraat Bankası A.Ş. arasında fiili taksim olmadığının sabit olduğunu, müvekkili dışındaki pay sahiplerinin fiili kullanımlarının müvekkilinin ön alım hakkından vazgeçtiği şeklinde yorumlanamayacağını, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 733 üncü maddesinin 3 üncü fıkrası. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.10.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/5495, K. 2024/4732, T. 22.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2023-5495-e-2024-4732-k-9b3be7931920