Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/5490 E. 2024/4896 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5490
- Karar No
- 2024/4896
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1261 E., 2023/1521 K. ASIL DAVADA DAVACILAR ...Yapı Malzeme A.Ş. vd. vekili Avukat ... vd. DAVALILAR : ... mirasçıları ... vd. BİRLEŞTİRİLEN DAVADA DAVALILAR : ... mirasçıları vd. DAVA TARİHİ : 12.12.1993 KARAR : Esastan ret TEMYİZ EDENLER : Asıl davada davacı vekili ile asıl ve birleştirilen davada bir kısım davalılar vekili İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziosmanpaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2007/521 E., 2022/313 K. BİRLEŞTİRİLEN DAVA : Gaziosmanpaşa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2010/800 Esas Taraflar arasındaki asıl ve birleştirilen davada satış vaadi sözleşmesinden kaynaklı tapu iptali ve tescil, tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın asıl davada davacı vekili ile asıl ve birleştirilen davada bir kısım davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacı vekili ile asıl ve birleştirilen davada bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalıların murisi ...'a vekaleten ... arasında düzenlenen Bakırköy 4. Noterliğinin 44022, 44023 ve 44024 yevmiye numaralı, 19.10.1984 tarihli satış vaadi sözleşmeleri ile ...'un İstanbul, Gaziosmanpaşa, Cebeci Mahallesi, 16 pafta 787, 788, 789, 790, 791, 792, 793 ve 794 parsellerdeki 104/5760 hissesinin tamamının davacı şirkete satıldığını, bedelinin davacı tarafça tamamen ödendiğini belirterek davaya konu taşınmazlardaki hisselerin davacı adına tescilini talep etmiştir. 2. Birleştirilen davada davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalılar adına vekil sıfatıyla...arasında düzenlenen Gaziosmanpaşa 4. Noterliğinin 16.02.2006 tarihli ve 5592 yevmiye numaralı satış vaadi sözleşmesi ile Gaziosmanpaşa ilçesi, Cebeci Mahallesi, Uzuncaova Mevkii, 171, 172, 173 ve 174 parsel yine Cebeci Mahallesi, 788, 977, 793, 985, 986 ve 50. Yıl Mahallesi, 3101 ada 1 parsel sayılı taşınmazlardaki murisleri ...'a ait hisselerinin davacıya satıldığını, bedelinin davacı tarafından ödendiğini, tescil işleminin gerçekleşmediğini belirterek davalılar adına kayıtlı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 3. Birleştirilen davada talep edilen taşınmazların bir kısmı yönünden tefrik kararının verildiği, yargılamanın İstanbul ili, Gaziosmanpaşa ilçesi, Cebeci Mahallesi, 16 pafta 792 ve 793 parseller yönünden devam ettiği anlaşılmıştır. II. CEVAP 1. Davalı ... cevap dilekçesinde; satış vaadi sözleşmelerinin iptali için dava açıldığını, asıl davada dayanak vekaletin kardeşi Yurdakul tarafından hileli bir şekilde alındığını, murisin şeker hastası olup akli melekelerinin yerinde olmadığını, parsellerin ifraz edildiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir. 2. Davalılardan ... 11.05.2006 tarihli duruşmada, davayı kabul ettiğini, taşınmazların satış vaadi sözleşmeleri ile satıldığını beyan etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın konusunu oluşturan önceki tarihli satış vaadine öncelik verilerek asıl dosya davacısının tescil talebi karşılandıktan sonra birleştirilen dosya davacısının tescil talebi uyarınca değerlendirme yapıldığı, her iki davada da tescili yapılamayan hisseler yönünden dava tarihlerine göre hisse değeri belirlenerek davacılar yararına tazminata hükmedildiği, davanın açılmasından sonra, dava konusu taşınmazların imar ve ifrazı sonucunda çok sayıda yeni parselin oluşturulduğu, bu parsellerin son olarak düzenlenen 13.12.2021 tarihli fen bilirkişisi raporunda tespit edildiği, tescil kararı yönünden 13.12.2021 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alındığı, belediyeden gelen yazı cevabında ifrazın mümkün olmadığı belirtilmişse de, pay tesciline engel bir husus bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı vekili, asıl ve birleştirilen davada davalılar ... mirasçıları vekili, davalılar ... ve diğerleri vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. B. İstinaf Sebepleri 1. Asıl davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ıslah dilekçelerinde belirtilen değerler dikkate alınmadan eksik tazminata hükmedildiğini, yine tescil yönünden değerlemenin eksik hesaplandığını, talep gibi tescile karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. 2. Davalılar ... ve diğerleri vekili istinaf dilekçesinde özetle; vekilleri olarak hareket eden Av....tarafından satış vaadi sözleşmesi yapıldığından ve ilgili davada sulh protokolünün imzalandığından haberdar olmadıklarını, yapılan işlemlere muvafakat etmediklerini, yine asıl dosyada murisleri tarafından yapılan sözleşmenin geçersiz olduğunu, 1984 yılında yapılan sözleşmeler uyarınca taleplerin zamanaşımına uğradığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir. 3. Davalılar ... ve diğerleri vekili istinaf dilekçesinde; asıl davada murisleri tarafından yapılan sözleşmenin geçersiz olduğunu, murisin bilgisi dışında yapıldığını, vekilleri olarak hareket eden Av....tarafından yapılan sözleşmeye rızalarının bulunmadığını, bölünmesi mümkün olmayan taşınmaz alanlarıyla ilgili kurulu hükmün kabul edilemeyeceğini, birleştirilen dosyada keşif yapılmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazların bir kısmında vaat borçlusu ...n hiç payının bulunmadığı, alınan bilirkişi raporlarından mirasçıların satış vaadine konu parseller yönünden muristen gelen paylarının belirlendiği, hükme esas alınan 13.12.2021 tarihli bilirkişi raporunda satışı vaat edilen hisselerin ifraz yoluyla oluşan parsellere uyarlandığı, yöntemine uygun hesaplama yapıldığı ve davalı paylarının belirlendiği, ifa imkanının ortadan kalktığı tarihler asıl dava tarihinden önce, birleştirilen dava tarihinden sonra olmakla birlikte bedel yönünden itirazların davacı tarafından ileri sürüldüğü, davalıların bu yönde itirazının bulunmadığını, davalıların itirazlarının mülkiyetin nakline ilişkin olduğu görüldüğü gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı vekili, asıl ve birleştirilen davada davalılar ... mirasçıları vekili, davalılar ... ve diğerleri vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri 1. Asıl davada davacı ile asıl ve birleştirilen davada davalılar ... mirasçıları vekili istinaf dilekçelerinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuşlardır. 2. Asıl ve birleştirilen davada davalılar ... ve diğerleri vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplere ek olarak kamulaştırma işlemlerinin raporlarda ve yargılamada dikkate alınmadığını, ayrıca mahkemece kısmen kabulüne karar verilmesine rağmen lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini ileri sürerek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl ve birleştirilen davada taşınmaz satış vaadinden kaynaklı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 297, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 706 ve 716 ncı maddeleri, 3. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 29 ve 237 inci maddeleri. 4. 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 89 uncu maddesi. 3. Değerlendirme 1. 6100 sayılı HMK’nın 297 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince; hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Kamu düzeninden olan doğru sicil oluşturma ilkesi gereğince hâkimin infazı kabil karar verme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu biçim, yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hâl, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir. 2. Dosyanın incelenmesi neticesinde, davaya konu 20134 ada 4, 8, 9 ve 10 parsel sayılı taşınmazların 792 ve 793 sayılı parsellerin ifrazı sonucu oluştuğu, hükme esas alınan 13.12.2021 tarihli ek rapor ekinde yer alan tabloda 792 parselden gelen 20134 ada 4, 8, 9 ve 10 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin elbirliği numarası ve paylarının açıkça belirtildiği ne var ki evveliyatı 793 sayılı taşınmaz olan 20134 ada 4, 8, 9 ve 10 parsel sayılı taşınmazlar yönünden ilgili tabloda davalıların iştirak paylarına ve elbirliği numaralarına yer verilmediği görülmüştür. 3. Bu nedenlerle mahkemece 20134 ada 4, 8, 9 ve 10 parsel sayılı taşınmazlar yönünden kurulan tescil hükmünün 6100 sayılı HMK'nın 297 nci maddesindeki ilkelere uygun tesis edilmediği ve infazda tereddüt uyandırdığı açıktır. 4. O halde mahkemece, gerekiyorsa ek rapor alınmak suretiyle 793 parselden gelen 20134 ada 4, 8, 9 ve 10 parsel sayılı taşınmazlar yönünden ayırıcı vasıfların (örneğin, elbirliği numarası, iştirak payları gibi) hükümde teker teker yazılarak infazdaki tereddütün ortadan kaldırılması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu gerekçelerle bozulmasına karar verilmiştir. 5. Bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. 6. İlk Derece Mahkemesince değinilen hususlar gözetilmeden yazılı şekilde karar verildiğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Yukarıda V.C.3. ve devamındaki bentlerde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.11.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.