Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/5331 E. 2024/4165 K. – Mirasın Hükmen
Konu: Mirasın Hükmen Reddi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5331
- Karar No
- 2024/4165
- Karar Tarihi
- Konu
- Mirasın Hükmen Reddi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1599 E., 2023/982 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/275 E., 2020/679 K. Taraflar arasındaki mirasın hükmen reddi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; yasal mirasçısı olduğu oğlu ...'in Nisan 2016 tarihinde Diyarbakır'da vefat ettiğini, 27 yaşında vefat eden oğlunun akıl sağlının yerinde olmadığını, oğlunun hayattayken akıl sağlığı nedeniyle okuyamadığını, herhangi bir işte çalışmadığını, uzun yıllar kendisi ile birlikte yardıma ve bakıma muhtaç şekilde hayatını devam ettirdiğini, ölüm tarihinde ve öncesinde kendisine borç altına sokabilecek ehliyette olmayan oğlunun adına şirket kurulduğunu ve kendisinin borçlandırılmış olduğunu oğlunun vefatından sonra öğrendiğini, oğlunun adına sahte belgelerle kurulduğunu düşündüğü şirkete ilişkin defter ve belgeleri vergi dairesine ibraz etmediği için hakkında Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçundan İstanbul 38. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/593 Esas sayılı dosyası ile kamu davası açıldığını, yine ... Varlık Yönetim A.Ş. vekili tarafından adresine gönderilen sulhe davet çağrısıyla miras bırakan oğlunun borcunun devralındığının bildirildiğini, bu borcun neye ilişkin olduğunu bilmediğini borcun varlığından ... Varlık A.Ş.'nin yazısından sonra haberdar olduğunu, miras bırakan oğlunun hiçbir mal varlığı bulunmayıp terekesinin borca batık olduğunu belirterek muris ...'in terekesinin ölüm tarihinde borca batık olduğunun tespiti ile mirasın şahsı açısından hükmen reddedildiğine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... Varlık vekili cevap dilekçesinde; davanın TMK'nın 606 ve devamı maddelerinde öngörülen 3 aylık yasal süresi içinde açılmadığını, davacıların mirası kabule yönelik herhangi bir işlem yapıp yapmadığının detaylı bir şekilde mahkemece araştırılmasını, terekenin borca batıklığının murisin vefat tarihi olan 2016 yılı itibarıyla tespit edilmesini, murisin ölümünden uzun bir süre sonra dava açan ve bu süreçte mal kaçırma ihtimali bulunan davacının öncelikle süresi içinde açmadığı davasının usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde davanın niteliği gereği davalı müvekkil tarafından iş bu davanın açılmasına sebep olacak kusurlu eylemi bulunmadığından davacılar lehine vekalet ücreti takdirine karar verilmemesinin doğru olacağını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; miras bırakanın 09.08.2019 tarihi itibarıyla toplam 1.054.431,37 TL vergi borcu bulunduğunu, söz konusu borcun kamu alacağı olduğunu, murisin borca batıklığına hükmedilmesi halinde iş bu kamu alacağının tahsil imkanını ortadan kalkacağını, davanın açılmasına idare sebebiyet vermediğinden yargılama gideri ve vekalet ücretinin taraflarına yükletilmemesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı kararı ile "murisin vergi borcu miktarı ile davacının mağduriyeti birlikte değerlendirildiğinde; davacının murisinin terekesinin pasifinin aktifinden fazla olduğu, buna göre; davanın hukuki dayanağını oluşturan TMK' nın 605/2 maddesinde öngörülen koşulların sağlandığı" gerekçesiyle davanın kabulüne muris ...'in terekesinin borca batık olduğunun tespiti ile mirasın hükmen reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; terekenin aktif ve pasifinin belirlenmesi için yeterli araştırma yapılmadığını, davacı beyanları ile karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müteveffanın 09.08.2019 tarihi itibarıyla toplam 1.054.431,37 TL vergi borcu bulunduğunu, borcun kamu alacağı olup terekenin borca batıklığına hükmedilmesi halinde işbu kamu alacağının tahsil imkanının ortadan kalkacağını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge adliye mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "müteveffa ...'in 14.04.2016 tarihinde bekar ve çocuksuz olarak vefat ettiği, davacı-annesinin mirasçılarından olduğu, terekenin aktif ve pasifinin ölüm tarihi itibariyle araştırıldığı, pasifinin fazla bulunduğunun belirlendiği, davacı mirasçının terekeyi benimseyici işlemi bulunduğu tespit edilemediği toplanan delillere ve dosya kapsamına göre, yerel mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge adliye mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarlayarak kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, mirasın hükmen reddi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 605 inci ve 610 uncu maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı Kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.09.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.