Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/5022 E. 2024/3749 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5022
Karar No
2024/3749
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1261 E., 2023/1442 K. DAVA TARİHİ : 03.10.2022 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/326 E., 2023/116 K. Taraflar arasındaki tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın, davalılardan Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılardan Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; dava konusu 976 ada 37 parsel sayılı taşınmazın imar uygulaması sonucunda 4615 ada 1 parsel sayılı taşınmaz olduğunu, taşınmazın tapu tahsis belgesi ile davacıların murisi ...’e verildiğini, müvekillerinin taşınmazda zilyet olduklarını ve tapuya tapu tahsis belgesinin şerh edildiğini ileri sürerek taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacılar adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalılardan ... Belediyesi vekili cevap dilekçesinde; davanın idari yargı yerinde çözülmesi gerektiğini, tapu malikinin Hazine olduğunu ve davanın müvekkiline karşı yöneltilmemesi gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının talep ettiği kısmın ifrazının mümkün olmadığını, taşınmazın mera vasfında olduğunu, tapu tahsis belgesinden yararlanılamayacağını ve tapu tahsis belgesinin yok hükmünde olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. 2. Davalılardan Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.03.2023 tarihli ve 2022/326 Esas, 2023/116 Karar sayılı kararında belirtilen"... davacıların murisi olan ...'ın davalı ... Belediyesi'nden tapu tahsis belgesi aldığı, arsa bedelini ödediği, taşınmazın uygulama imar planında konut alanında kaldığı, ıslah imar planlarının yapıldığı, dava konusu yer ile tahsise konu yerin aynı olduğu, yukarıda açıklanan şartların gerçekleştiği, taşınmazın mera vasfından çıkartıldığı, mera vasfının değiştirilerek arsa vasfıyla davalı adına tescil edilen taşınmazın evveliyatının mera olmasının davacının tapu tahsis belgesine dayalı olarak hak sahibi olmasına engel bir durum olarak değerlendirilemeyeceği, tahsis işleminin belediye tarafından yapılması sebebi ile ... Belediye Başkanlığının yasal hasım olduğu ve tahsise dayalı davalarda hak düşürücü sürenin söz konusu olmadığı..." gerekçesiyle davanın kabulü ile; "... ili, Merkez ilçesi, ... Mahallesi, 4615 ada 1 parselde kayıtlı taşınmazın Maliye Hazinesi adına olan hissesinin 468/1008 payının tapu kaydının iptali ile 260/1008 payının ...'in Ortaköy Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/151 E., 2014157 K. sayılı veraset ilamındaki payları oranında davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline, kalan hissenin Maliye Hazinesi üzerinde bırakılmasına" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Kararın yeterli inceleme yapılmadan usul ve yasaya aykırı olarak verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 11.09.2023 tarihli ve 2023/1261 Esas, 2023/1442 Karar sayılı kararında belirtilen; "...İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, 2. Yeterince inceleme yapılmadan karar verildiğini, 3. Tapu tahsis belgesinin mülkiyet hakkı vermeyeceğini, 4. Tüm bu nedenle, davanın kabulünün hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 04.12.1996 tarihli ve 1996/14-763-864 sayılı Kararı. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Tapu tahsis belgesinin tek başına varlığı, mülkiyet hakkını göstermemekte sadece fiili kullanmaya işaret ederek ilgilisine şahsi bir hak sağlamaktadır. Bu doğrultuda; birtakım şartların kümülatif olarak bulunması, tahsise konu taşınmazın bu belgenin sahibi adına tescil edilebilmesini mümkün kılabilmektedir. 3. Söz konusu şartlar Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 04.12.1996 tarihli ve 1996/14-763-864 sayılı Kararında; "-Hukuki yönden geçerliliğini koruyan bir tapu tahsis belgesinin bulunması, -Tahsise konu yerde 3194 sayılı Yasanın 18. maddesi uyarınca imar planı veya 3290 sayılı Yasa ile değişik 2981 sayılı Yasa uyarınca ıslah-imar planlarının yapılmış olması, -İlgilisine, tapu tahsis belgesi gereğince bir başka yerden tahsis yapılmamış olması, -Tahsise konu yerin kamu hizmetine ayrılmamış ve imar planına göre konut alanında kalmış olması, -Tahsise konu yer ile tescili istenilen taşınmazın aynı yer olup olmadığı ve taşınmazın niteliklerinin belirlenmesi amacıyla mahallinde uzman bilirkişiler aracılığı ile keşif yapılması, -Tahsise konu arsa bedelinin ödenmiş olması, ödenmemiş ise taşınmazın dava tarihindeki rayiç değerinin uzman bilirkişiler aracılığı ile saptanarak hükümden önce mahkeme veznesine veya belirlenecek tevdi mahalline depo edilmiş olması. -İmar parsellerinin oluşturulması sırasında, şuyulandırmaya tabi tutulan parselden 3290 sayılı Yasa ile değişik 2981 sayılı Yasanın 18/b-c maddesi uyarınca düzenleme ortaklık payı kesilip kesilmediğinin, kesilmiş ise uygulanan oranın saptanması, -Mahkemece; yukarıda belirtilen koşullar doğrultusunda yapılacak inceleme sonucunda, tescil isteğinin kabulü için yasal koşulların oluştuğu kabul edildiği takdirde 3290 sayılı Yasa ile değişik 2981 sayılı Yasanın 10/C-2 maddesi gereğince tahsise konu yerde uygulanan düzenleme ortaklık payının davacıyı da bağlayıcı nitelikte olduğu dikkate alınarak tahsis miktarından bu oranda yapılacak indirimin yapılması" şeklinde belirtilmiştir. 4. Dosyada bulunan 31.05.1988 tarihli tapu tahsis belgesine göre bu belgenin sahibi ... olup, bu kişiye ait dosyada bulunan mirasçılık belgesine göre davacıların adı geçenin mirasçısı olduğu anlaşılmaktadır. ... adına şahsi hak bahşeden bu belgedeki hakkın, mirasçılarına külli halefiyet yoluyla geçtiği ve bu nedenle mirasçıların eldeki davayı açabileceği konusunda herhangi bir şüphe bulunmamaktadır. Tapu tahsis belgesine konu olan taşınmaz 976 ada 37 parsel sayılı taşınmaz olsa da bu taşınmazın imar uygulaması sonucunda dava konusu 4615 ada 1 parsel sayılı taşınmaz olduğu görülmektedir. Dosya içeriğine ve alınan bilirkişi raporuna göre yukarıdaki paragrafta sayılan şartların eldeki davada tek tek mevcut olduğu sonucuna varılmıştır. 5. Tüm bu nedenlerle temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılardan Hazine vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.09.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/5022, K. 2024/3749, T. 11.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2023-5022-e-2024-3749-k-d9f243f4100a