Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/4972 E. 2024/4175 K.
Konu: Muazaranın Giderilmesi Ve Tespit
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4972
- Karar No
- 2024/4175
- Karar Tarihi
- Konu
- Muazaranın Giderilmesi Ve Tespit
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1692 E., 2023/987 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 20. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/157 E., 2019/23 K.
Taraflar arasındaki muazaranın giderilmesi ve tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; "Ataşehir ... Mahallesi, ... Bölgesi ... Caddesi Numara:3" adresinde bulunan gecekondu vasıflı taşınmaz ve arsasının, davalının murisi ... adına kayıtlı iken 20.09.1994 tarihli Satış Senedi ile 300 metrekaresinin ... Mahallesi Muhtarı ve şahitler huzurunda müvekkiline satıldığını, takip eden yıllarda taşınmazın emlak vergilerinin müvekkili tarafından ödendiğini, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede Ataşehir Belediyesince başlatılan Kentsel Dönüşüm çalışmaları kapsamında alınan 04.10.2012 tarih ve 2012/1255 sayılı Encümen Kararı noter çekilişiyle belirlenecek dairelerden birinin yapım maliyetinden gecekondu için belirlenen enkaz bedeli düşüldükten sonra kalan bedelin ödenmesi koşuluyla hak sahibi ... adına tesciline karar verildiğini, müvekkilinin dava konusu gecekondu ve arsasının 1/2 hissesini satın aldığına ilişkin yaptığı itiraz üzerine 09.12.2014 tarih ve 2014/1433 sayılı Encümen Kararı ile itirazının kabul edildiğini, 04.10.2012 tarih ve 2012/1255 sayılı Encümen Kararında 1/2 payın ..., 1/2 payın ... adına olduğunun düzeltildiği; ancak bu durumun taraflar arasında ibra edildiğine dair belgenin dosyaya sunulmadığı takdirde uyuşmazlığın mahkemeler nezdinde çözüme kavuşması gerektiğine karar verildiğini, ibra niteliğindeki belgenin düzenlenebilmesi için hak sahibi ...' in mirasçısı ...'e ... 3. Noterliğinin 16.02.2015 tarih ve 2036 yevmiye sayılı bildiriminin tebliğ edildiğini, davalının süresi içinde cevap vermediğini belirterek dava konusu taşınmaz üzerindeki muarazanın giderilmesi ve taşınmazın 1/2 hissesinin davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın zaman aşımına uğradığını, müvekkilinin dava konusu edilen arsa ile üzerinde bulunan evin maliki olduğunu, dava konusu taşınmazın müvekkiline yaklaşık kırk yıldır malik gibi zilyet olan murisi ...'den intikal ettiğini, davalının senetle satın aldığından bahsettiği yerin ise müvekkilinin evinin arka tarafında bulunan üzerinde herhangi bir yapı bulunmayan arsa olduğunu, belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "her ne kadar davacı taraf muarazanın giderilerek adına tespit istemekte ise de, dava konusu edilen taşınmazla tarafların ilgisinin bulunmadığı, taşınmazın dava dışı ...’ne ait olduğu, tarafların tapusunun veya tapu tahsis belgesinin bulunmadığı, davacının bahse konu edilen yeri hiç kullanmadığı, davasına dayanak yaptığı 20.09.1994 tarihli sözleşmenin de nereyi kapsadığı belli olmadığı, genel ve dayanaksız davanın ispat edilemediği" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarlayarak, müvekkili ile davalının murisi arasında düzenlenen 20.09.1994 tarihli satış senedinin hak sahipliğinin devrine olanak veren belge niteliğinde olduğunu, müvekkilinin dava konusu taşınmaz üzerinde 1/2 pay oranında hak sahibi olduğunu, taşınmazın 1/2 payının sözleşme ile devrinin gerçekleştiğini, 20.09.1994 tarihli satış senedinin geçerli olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "mahallinde yapılan keşif ve inceleme sonucu, dava konusu arsa üzerindeki gecekondunun yıkılmış olduğu, üzerinde kentsel dönüşüm kapsamında davalı belediyece çok katlı bloklar inşaa edildiği, nizalı taşınmazın taraflar adına kayıtlı olmadığı, davacının dayandığı 20/09/1994 tarihli satış senedi başlıklı belgede zilyetliğin devrine ilişkin beyan bulunmadığı, zilyetliğin devrinin de davacı tarafça ispat edilemediği, üzerindeki gecekondu nedeniyle hak sahipliği tespit edilen ... lehine bedeli mukabili bağımsız bölüm verilmesine dair encümen kararı verildiği, davacının hak sahipliğinin yarısını devir ve zilyetliğin tarafınca devralındığı hususundaki iddiasını kanıtlayamadığı" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarlayarak kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, şahsi hakka dayalı muarazanın giderilmesi ve tespit istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.09.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.