Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/4848 E. 2023/5475 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4848
Karar No
2023/5475
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/179 E., 2023/91 K. DAVACILAR : ... vekili Avukat ..., ... vekili Avukat ..., ... TEREKE TEMSİLCİ : ... vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : KARAR : Davanın kısmen kabulü TEMYİZ EDENLER : Davacı ... vekili ve davalı vekili Taraflar arasında görülen ayni haktan ve komşuluk hukukundan kaynaklanan el atmanın önlenmesi, kâl davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı ... vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya ait parsel ile müvekkiline ait parselin sınır komşusu olduğunu, Marmaris 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/198 Esas ve 2009/98 Karar sayılı dosyası ile müvekkili ve Hazine taşınmazından davalı lehine geçit hakkı tesis edildiğini; ancak davalının taşınmazın üzerinde tescil edilen geçit hakkı üzerine ... kapı yaptığını ve duvarı yükselttiğini beyan ederek, davalı tarafından yapılan müdahalenin önlenmesi ile yapıların kâl'ine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı tarafa müdahalesinin söz konusu olmadığını, geçit hakkının sadece kendi taşınmazına tesis edildiğini, kullanımında olan kapıyı güvenliğini sağlamak için yaptığını, davanın haksız ve yersiz olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemece, alınan bilirkişi raporuna göre mevcut duvarın eski yüksekliğinin bilinmediği bu nedenle yükseltilip yükseltilmediği hususunda inceleme yapılamayacağı, yine yaptırılan ... kapının 146 ada 122 parsele herhangi bir müdahalesinin bulunmadığı, alanın geçit hakkı sınırları içerisinde bulunduğu anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 02.06.2016 tarih ve 2014/145 Esas, 2016/442 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 15.10.2020 tarih ve 2016/17881 Esas, 2020/6288 Karar sayılı ilâmında; yola bağlantısı bulunmayan ve geçit ihtiyacı olan bir taşınmazın lehine geçit irtifakı tesis edilmesi hâlinde, aleyhine geçit irtifakı kurulan taşınmaz malikinin taşınmazını geçit amacına uygun olarak kullanma hakkı devam edeceği, taşınmazı lehine geçit irtifakı tesis edilen taşınmaz maliki de geçit hakkına sahip olmakla birlikte, aleyhine geçit irtifakı tesis edilen taşınmazda ... kullanımda bulunamayacağından geçit irtifakı olarak tesis edilen güzergah üzerinde davalı tarafından yapılan ... kapı nedeniyle el atmanın önlenmesine karar verilmesi gerektiği, davacı tarafından davalının taşınmazında bulunan duvarın yükseltilmesi ve üzerine çit yapılması iddiası nedeniyle de elatmanın önlenmesi ve kâl talebinde bulunulduğundan duvar ve çitin hoşgörü sınırları içerisinde olup olmadığı, duvarın yükseltilmesi ve çitin konulması sebebi ile davacı tarafın herhangi bir zararının bulunup bulunmadığı belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; yargılama sırasında taşınmazın üçüncü şahıs ...'e satıldığı tespit edilmekle, ... malik HMK'nın 125/2 nci maddesi gereğince davaya devam etmiş, geçit irtifakı olarak tesis edilen güzergah üzerinde davalı tarafından yapılan ... kapı nedeniyle bozma ilâmına uyulduğundan el atmanın önlenmesi talebinin kabulü gerekmiş, her ne kadar bilirkişi tarafından duvarın yükseltilmesi ve çite yönelik hususun hoşgörü sınırları içinde kaldığı, davacı taşınmazına zararının olmadığı belirtilmiş ise de, keşif sırasında çekilen fotoğraflardan da anlaşılacağı üzere çitlerin görüntü kirliliği yarattığı, hoşgörü sınırları içerisinde kalmadığı, davalının geçit hakkına konu alandan sadece geçme hakkı olmasına rağmen kendi mülkiyetinde bir ... hâline dönüştürdüğü dosya kapsamı ile ... olduğundan duvarın yükseltilmesinin kim tarafından yapıldığı kesin olarak ispatlanamamakla birlikte davalı tarafından yapılmış olsa dahi, davacının herhangi bir zararının bulunmadığı, görüntü kirliliği, ... akımının kesilmesine neden olma durumunun olmadığı dikkate alınarak davacının davasının kısmen kabulüne; davaya konu edilen Marmaris ilçesi, ... Mahallesi, 146 ada 122 parselde bulunan ve bilirkişiler ... ile ... ... tarafından düzenlenen 24.06.2021 havale tarihli bilirkişi raporunda kapı olarak gösterilen kısmın ve aynı krokide D ve E hattında bulunan çitin kaldırılmasına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A.Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili ve davalı ... İlteki vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Nedenleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; çit ve duvarın esas mahiyetinin sınır çizmek olduğu düşünülünce geçit hakkının maksadı ile bağdaşmayacağı için davanın tam kabul edilmesini, söz konusu müdahalelerin; herhangi bir zararı olup olmadığı ve hoşgörü sınırı içinde kalıp kalmadığının araştırılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı ... İlteki vekili temyiz dilekçesinde; kapı ve çitin ne şekilde davacı tarafa zarar verdiği ispatlanmadığından davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiğini, davaya konu olan ve geçit hakkı sağlanan gayrimenkulün aynının ihtilaflı olduğunu, bilirkişi raporuna karşı itirazlarının dikkate alınmadığını, ... kapının davacının taşınmazı üzerinde tesis edilmediğini, yol ve ... üzerinde olduğunu, geçit hakkının kullanılması davacı tarafından sürekli engellendiğinden kapı konulduğunu, çit yapıldığını, çitin hoşgörü sınırları içinde olup davacının mülkiyet hakkını kullanmasını engellemediğini, bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, geçit hakkı aynı zamanda Hazine aleyhine de kurulmuş olup davacı tarafın bu davayı ... başına açma hakkı olmadığını, kapının imar affı kapsamında kaldığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, komşuluk hukukuna dayalı el atmanın önlenmesi ve kâl istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk TMK'nın 683 maddesindeki "Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir” hükmü ile mülkiyet hakkının kanunla toplum yararına kısıtlanabileceği ... ilke olarak kabul edilmiştir. Aynı maddenin ikinci fıkrasında, mülkiyet hakkının nasıl korunacağı hükme bağlanmış, 730 ve 737 nci maddeleriyle de taşınmaz malikinin başkalarına zarar vermesinin önlenmesi hedeflenmiştir. Yapma, kaçınma, katlanma olarak özetlenebilecek bu sınırlamaların önemli bir bölümü TMK’nın "komşu hakkı" başlığı altında, 737 ile 750 nci maddelerinde düzenlenmiş, 751 ile 761 ... maddelerinde de yine malikin yapması ve katlanması gereken hususlar belirtilmiştir. TMK’nın 737 nci maddesi; “Herkes, taşınmaz mülkiyetinden ... yetkilerini kullanırken ve özellikle işletme faaliyetini sürdürürken, komşularını olumsuz şekilde etkileyecek taşkınlıktan kaçınmakla yükümlüdür. Özellikle; taşınmazın durumuna, niteliğine ve yerel âdete göre komşular arasında hoş görülebilecek dereceyi aşan ..., buğu, kurum, toz, koku çıkartarak, gürültü ve sarsıntı yaparak rahatsızlık vermek yasaktır. Yerel adete uygun ve kaçınılmaz taşkınlıklardan ... denkleştirmeye ilişkin haklar saklıdır” hükmünü içermektedir. El atmanın önlenmesi davası açılabilmesi için kural olarak zararın doğmuş olması gerekir. İleride zarar doğacağından bahisle dava açılamayacağından bu şekilde açılan davalar reddedilmelidir. Ancak, istisnai durumlarda, henüz zarar doğmadığı halde, yakın gelecekte zarar doğacağı pek muhtemel veya muhakkak ise, davacıya zarar tehlikesinin önlenmesi davasını açma hakkı tanınmalı, zararın doğması beklenmemelidir. Komşuluk hukukundan kaynaklanan el atmanın önlenmesi davalarında davalının kusurlu olması aranmaz. Davalının kusurlu olup olmaması, kasıtlı hareket ... etmemesi, el atmanın önlenmesi davasına etkili değildir. Yeter ki, davalının eylemi ile davacının zararı arasında illiyet bağı bulunsun. Davalının hiçbir kusuru olmasa dahi, el atmanın önlenmesine, eski hâle getirme ve tazminata hükmedilebilir. Kural olarak davacının zararının doğmaması için bir önlem almaması da el atmanın önlenmesi davasını etkilemez. Mahkemece yapılacak araştırmalarda somut olayın özelliği, komşu taşınmazların yerleri, nitelikleri, konumları, kullanma amaçları göz önünde tutularak, normal bir insanın hoşgörü ve tahammül sınırlarını aşan bir el atmanın bulunup bulunmadığı tespit edilmelidir. Davacının sübjektif ve aşırı duyarlılığı ile değil, objektif her normal insanın duyarlılığına göre el atmaya katlanıp katlanamayacağı araştırılmalı; sonuçta katlanılabilir, hoşgörü sınırlarını aşan bir zarar veya el atmanın varlığı tespit edildiği takdirde mülkiyet hakkının ... olarak kullanıldığı sonucuna varılmalıdır. ... kullanma belirlendiği takdirde takdirde el atmanın tamamen ortadan kaldırılması veya tahammül sınırları içerisine çekilebilmesi için ne gibi önlemlerin alınması gerektiği bilirkişiler aracılığı ile tespit edilerek, tarafların yarar ve çıkar dengelerini gözetilerek bunların en uygununa karar verilmelidir. Davacının zararının önlenmesi esas olmakla birlikte, davalıya da en az zarar verecek veya külfet yükleyecek önlem veya önlemler belirtilmelidir. 3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 ... maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen davada Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Mahkemece, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin bozma ilâmı doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılarak verilmiş olan karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı ... vekili ve davalı ... İlteki vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Onama harcı temyiz edenlerden peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, HUMK'un 440/III- 2 nci bendi gereğince ilâma karşı kararın tebliğinden itibaren 15 ... içinde karar düzeltme yolunun açık bulunduğuna, 09.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/4848, K. 2023/5475, T. 09.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2023-4848-e-2023-5475-k-0c7db510c4bc