Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/4208 E. 2023/5512 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4208
- Karar No
- 2023/5512
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/18 E., 2023/164 K. ASIL DAVADA DAVACI : ... vekili Avukat ... ASIL DAVADA DAVALI-BİRLEŞEN DAVADA BİRLEŞEN DAVADA DAVALI : ... DAVA TARİHİ : KARAR : Asıl ve birleşen davaların ve savunma yolu ile getirilen temliken tescil istemlerinin ayrı ayrı reddine, davalılar lehine irtifak hakkı tesisine Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi, ecrimisil ve savunma yolu ile temliken tescil istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davalarda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleştirilen davaların ve savunma yolu ile getirilen temliken tescil istemlerinin ayrı ayrı reddine, 8370 parsel sayılı taşınmazda bilirkişi raporunda A harfi ve ile gösterilen 3,56 m² bölümde davalı ... lehine irtifak hakkı tesisine, 5218 parsel sayılı taşınmazda bilirkişi raporunda C harfi ile gösterilen 16,85 m² bölümde davalı ... lehine irtifak hakkı tesisine karar verilmiştir. Mahkeme kararı asıl davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacı vekili; müvekkilinin 2841 parsel (yargılama sırasında tevhit işlemi ile 8370 parsel) sayılı taşınmazın maliki olduğunu, 2842 parsel sayılı komşu taşınmaz maliki olan davalının bu taşınmazı üzerinde bulunan 2 katlı binasının davacının taşınmazına tecavüzlü olduğunu ileri sürerek, davalı tarafça yapılan müdahalenin önlenmesini, tecavüzlü kısmın yıkılmasını ve 20.000.000 TL ecrimisilin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Birleştirilen davada davacı vekili; davacının 5218 parsel sayılı taşınmazın maliki olup, komşu 5219 parsel sayılı taşınmaz maliki olan davalının binasının davacının taşınmazına tecavüzlü olduğundan bahisle, davalı tarafça yapılan müdahalenin önlenmesi ve tecavüzlü kısmın yıkılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Asıl davada davalı vekili; davalının iyiniyetli olarak binayı yaptığını; davacının babası ile müvekkilinin dava konusu taşınmazları 1973 tarihinde belediyeden ihale ile satın aldıklarını, davalının ölçüm yaptırarak binasını inşa ettiğini, taraflar arasında ... süre niza yaşanmadığını, davacı taşınmazına tecavüzlü olan kısım var ise yanlış ölçüm ve yer göstermeden kaynaklanmış olabileceğini, temliken tescil istemleri olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. 2. Birleştirilen davada davalı; davacı ile kardeş olduklarını, 5218 ve 5219 parsel sayılı taşınmazların öncesinde ... parsel numarası ile tapuya kayıtlı olduğunu ve bu taşınmazı davacı ile satın aldıklarını, 1981 yılında kendisince açılan dava sonucu taşınmazın ifraz görerek 5218 ve 5219 parsel numaraları ile tapuya tescil edildiğini, herkesin kendi taşınmazı üzerine evini inşa ettirdiğini beyan ederek, davanın reddini savunmuş; ancak, yapılacak ölçüm sonucu tecavüz bulunması halinde bu kısmın bedelini davacıya ödenmesi karşılığında kendi adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 05.02.2015 tarihli ve 2004/108 Esas ve 2015/113 Karar sayılı kararıyla, davacının müdahalenin önlenmesi ve yıkım talebinin kabulüne, davalının temliken tescil talebi ve davacının ecrimisil talebinin reddine; birleştirilen dava bakımından ise, müdahalenin önlenmesi ve yıkım talebinin kabulüne, davalının temliken tescil talebinin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalı-birleştirilen davada davacı vekili ve birleştirilen davada davalı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. 2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 06.02.2018 tarihli ve 2015/7114 Esas, 2018/822 Karar sayılı kararıyla; 5219 ve 5218 parsel sayılı taşınmazların eski 2842 parselin hükmen ifrazı sonucu oluştuğu, dava konusu ... binanın ifraz parsellerinin oluşmasından önce mi sonra mı yapıldığının tespit edilmesi gerektiği, ayrıca dosya içerisinde birden fazla bilirkişi raporu bulunmakla bu raporların birbiri ile çelişkili olduğu, mahkemece bu çelişki giderilmeksizin ve bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığı düşünülmeksizin eksik inceleme ile karar verilmesinin hatalı olduğu belirtilerek karar bozulmuştur. 3. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, asıl dava yönünden davacının müdahalenin men'i ve yıkım davasının kabulü ile davalı ...'ın 8370 parsel sayılı taşınmazda 25.03.2019 tarihli raporda A harfi ile gösterilen 3,56 m²'lik müdahalesinin önlenmesi ile ... yapının kaline, davalının temliken tescil talebinin reddine, davacının ecrimisil talebinin reddine; birleştirilen dava yönünden; davacı ...'ın müdahalenin men'i ve yıkım davasının kabulü ile davalı ...'ın 5218 parsel sayılı taşınmazda 25.03.2019 tarihli raporda C harfi ile gösterilen 16,85 m²'lik kısmına müdahalesinin önlenmesi ile ... yapının kaline, davalının temliken tescil talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davalı - birleştirilen davada davacı vekili ile birleştirilen dosyada davalı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. 4. Dairemizin 13.12.2021 tarihli ve 2021/3275 Esas, 2021/3824 Karar sayılı kararı ile "asıl dava yönünden, ... binanın inşaatına 1975 yılında başlandığı, 1975 yılındaki ölçüm aletlerinin hassasiyet derecesi itibariyle davalıya ait yapının 8370 parsel sayılı taşınmaza yönelik 3,56 metrekarelik tecavüz miktarının kabul edilebilir bir miktar olduğu, tarafların taşınmazları o tarihten dava tarihine kadar nizasız şekilde kullandığı, buna göre 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 725/2 nci maddesindeki koşulların oluşup oluşmadığının mahkemece belirlenmesi, koşulların oluştuğu kanaatine varılması halinde hükme esas alınan ... bilirkişisi raporunda "A" harfi ile gösterilen 3,56 metrekarelik alanda davalı ... lehine irtifak hakkı kurulması gerektiği, birleştirilen dava yönünden ise, davanın taraflarının eski 2842 parsel sayılı taşınmazdaki yapılarının zemin ve 1. normal katlarının inşalarını ifraz tarihi olan 1981 yılından önce tamamlamış olduğu, buna göre davalının iyiniyetli olduğu, mahkemece 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 725/2 nci maddesindeki koşulların oluştuğu kabul edilerek, uygun bir bedel karşılığı davalı lehine irtifak hakkı tesisi gerektiği" belirtilerek karar bozulmuştur. 5. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, asıl dava yönünden; davacının müdahalenin men’i, yıkım ve ecrimisil davasının reddine, davalının temliken tescil talebinin kabulüne, birleştirilen dava yönünden, birleştirilen davalının kötüniyetli olduğunun söylenemeyeceği, iyiniyetli olduğu gerekçesiyle davacının müdahalenin men’i ve yıkım davasının reddine, davalının temliken tescil talebinin kabulüne karar verilmiş, karara karşı asıl davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 6. Dairemizin 25.01.2023 tarihli ve 2022/5857 Esas, 2023/500 Karar sayılı kararı ile "mahkemece bozmaya uyulduğu halde bozma gereklerinin yerine getirilmediği, önceki bozma ilamında temliken tescil talebinin kabulüne imkan bulunmadığının belirtildiği, mahkemece, asıl dava için 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 725/2 nci maddesindeki koşulların oluşup oluşmadığının belirlenmesi, birleştirilen dava için de davalının iyiniyetli olduğu ve 725/2 nci maddesindeki koşulların oluştuğu kabul edilerek uygun bir bedel karşılığı birleştirilen davalı lehine irtifak hakkı tesisi yönünde değerlendirme yapılması gerektiği" belirtilerek karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleşen davaların ve savunma yolu ile getirilen temliken tescil istemlerinin ayrı ayrı reddine, 8370 parsel sayılı taşınmazda bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen 3,56 m² bölümde davalı ... lehine irtifak hakkı tesisine, davalı-birleşen davada davacı tarafça mahkeme veznesine depo edilen 3.769,58 TL bedelin karar kesinleştiğinde davacı tarafa ödenmesine, 5218 parsel sayılı taşınmazda bilirkişi raporunda C harfi ile gösterilen 16,85 m² bölümde davalı ... lehine irtifak hakkı tesisine, davalı tarafça mahkeme veznesine depo edilen 14.371,95 TL bedelin karar kesinleştiğinde davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Asıl davada davacı temyiz dilekçesinde özetle; davasında haklı olduğunu ve ... binanın kaline karar verilmesi gerektiğini, irtifak bedeli olarak ödenmesine karar verilen bedelin yıllar önce tespit edilmiş olduğunu, mahkemece güncel değer tespit edilmeksizin depo edilen bedelin irtifak bedeli olarak ödenmesine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; asıl davada el atmanın önlenmesi, kal, ecrimisil ve savunma yolu ile temliken tescil, birleştirilen davada el atmanın önlenmesi, kal, savunma yolu ile temliken tescil istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “Mülkiyet İlişkisi” başlıklı 722 ... maddesi, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 ... maddesi 3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 ... maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Asıl davada davacının yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 ... içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 20.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.