Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/4198 E. 2024/3775 K. – Vasiyetnamenin
Konu: Vasiyetnamenin İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4198
- Karar No
- 2024/3775
- Karar Tarihi
- Konu
- Vasiyetnamenin İptali
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1638 E., 2023/1486 K. DAVA TARİHİ : 27.05.2016 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/417 E., 2021/88 K. Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; murisi ...'ın 05.04.2016 tarihinde öldüğünü, tek mirasçısının kendisi olduğunu, ... Noterliğinin 02.12.2010 tarih ve 10482 yevmiye sayılı vasiyetnamesinin resmi vasiyete ilişkin şekil ve şartları taşımadığını, vasiyetnamenin tanziminde alınan raporun usul ve yasaya aykırı olarak düzenlendiğini, raporun bir kurul tarafından verilmesi gerektiğini, oysa raporun tek hekim tarafından imzalı olduğunu, işlem sırasında murisin tasarruf ehliyetinin bulunmadığını, murisin iradesinin yanılma, aldatma, korkutma ve zorlama ile sakatlandığını, davalının murisin yeğeni olduğunu, murisin kendisini mirastan mahrum bırakarak 9 adet taşınmazdaki hak ve hisselerinin tamamını davalıya vasiyet ettiğini iddia ederek vasiyetnamenin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iddiaların gerçeğe aykırı olduğunu, muris ile davacının annesinin boşanmasından sonra davacının bir daha babası olan murisi arayıp sormadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; murisin işlem sırasında fiil ehliyetinin bulunduğunun Adli Tıp Kurumu raporu ile sabit olduğu, ölüme bağlı tasarrufun şekil şartlarını taşıdığı, murisin iradesinin sakatlandığı iddiasının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri ve İstinaf Aşamasındaki Süreç Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; murisin davacıyı miras hakkından mahrum etmek için vasiyetname düzenlediğini, muris ile davacının annesinin davacı doğmadan boşandığını, murisin davacıya olan babalık vazifesini yerine getirmediğini, vasiyetnamenin muvazaalı olduğunu, gerçekte ölünceye kadar bakım sözleşmesi yapıldığını, işlem tanığının beyanının da bu yönde olduğunu ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde bildirdiği sebeplerle hükmün bozulmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, noterde düzenleme şeklinde yapılan vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 557 ve devamı maddeleri. 557 nci maddede "1. Tasarruf miras bırakanın tasarruf ehliyeti bulunmadığı bir sırada yapılmışsa, 2. Tasarruf yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama sonucunda yapılmışsa, 3. Tasarrufun içeriği, bağlandığı koşullar veya yüklemeler hukuka veya ahlâka aykırı ise, 4. Tasarruf kanunda öngörülen şekillere uyulmadan yapılmışsa" bu sebeplerle ölüme bağlı bir tasarrufun iptali için dava açılabileceği düzenlemesi yer almaktadır. 3. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 558 nci maddesinde; " İptal davası, tasarrufun iptal edilmesinde menfaati bulunan mirasçı veya vasiyet alacaklısı tarafından açılabilir. Dava, ölüme bağlı tasarrufun tamamının veya bir kısmının iptaline ilişkin olabilir. İptal davası, ölüme bağlı tasarrufla kendilerine, eşlerine veya hısımlarına kazandırma yapılanların tasarrufun düzenlenmesine katılmalarının yol açtığı sakatlığa dayandığı takdirde tasarrufun tamamı değil, yalnız bu kazandırmalar iptal edilir." denilmiştir. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup özellikle Bölge Adliye Mahkemesince kanunun somut olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği anlaşıldığından, istinaf başvurusunun reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmamıştır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370'inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.09.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.