Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/4138 E. 2024/3874 K. – İnançlı Temlike
Konu: İnançlı Temlike Dayalı Tapu İptali Ve Tescil
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4138
- Karar No
- 2024/3874
- Karar Tarihi
- Konu
- İnançlı Temlike Dayalı Tapu İptali Ve Tescil
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/462 E., 2023/692 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/113 E., 2020/214 K. Taraflar arasındaki inançlı temlike dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve feri müdahil vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşmalı ve feri müdahil vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, davacı vekilinin duruşma isteminin değerden reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; müvekkili olan davacı ile davalının boşandıklarını ve bu kararın kesinleştiğini, dava konusu 1548 ada 3 parsel sayılı taşınmazda yer alan C Blok, 3/10 numaralı bağımsız bölümün bu evlilik birliği içerisinde satın alındığını ancak o dönemde çevre ve ailenin etkisi ile taşınmazın davalı üzerine tapuya kayıt edildiğini, müvekkilinin bu bağımsız bölümde çocuğuyla oturmaya devam ettiğini, davalının anlaşmalı ve hileli icra takipleri yaparak taşınmazı müvekkilinden kaçırmaya çalıştığını belirterek, müvekkili tarafından bedeli ödenerek alınan dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu bağımsız bölüm ile ilgili olarak taraflar arasında daha evvel katılma alacağı istemli davanın açıldığını, Denizli 2. Aile Mahkemesinin 2010/567 Esas, 2013/1026 Karar sayılı dosyası ile görülen davada, taşınmazın satın alınmasında davacının kişisel malı ve taşınmazın alımındaki pay durumunun da tartışıldığını ve davacının dava konusu taşınmaz yönünden ve diğer katılım alacakları da dahil edilerek toplam 50.000,00 TL alacağının bulunduğuna hükmedildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. 2. Fer'i müdahil ... vekili müdahale dilekçesinde ise özetle; davadan haricen haberdar olduğunu, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan haciz şerhlerinde ve takip dosyalarında müvekkilinin alacaklı olarak yer aldığını, davacı ve onun eski eşi olan davalının alacaklı müvekkilinin icra takiplerini sonuçsuz bırakmak ve zarara uğratmak maksadıyla danışıklı olarak ve taşınmazın satışına az bir süre kala bu davanın açıldığını, taraflar arasındaki mal rejiminin, dava konusu ev de dahil olmak üzere katılım alacağı davası ile sonlandığını ileri sürerek, haksız ve yersiz açılmış davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 24.12.2020 tarihli ve 2020/123 Esas, 2020/214 Karar sayılı kararı ile "...davacı tarafından, kendisince bedeli ödenerek alınan ve davalı adına tescili yapılan bağımsız bölüm yönünden tapu kaydının iptali ile adına tescili talep edilmiş ise de davacının hali hazırda taşınmaz alınırken yaptığı katkıların Denizli 2. Aile Mahkemesinin 2010/567 Esas sayılı dosyasında değerlendirildiği ve bu doğrultuda bu taşınmaz yönünden yapılan hesaplama ile değer artış payı ve katılma alacağını davacının aldığı, hem bu bedelleri alıp hem de taşınmazın tapu kaydının iptalini ve üzerine tescilini talep etmesinde TMK'nın 2 gereğince iyi niyet bulunmadığı... 11.09.2018 tarihli celsede ara karar ile ... tarafından yapılan müdahale talebinin asli müdahil olarak kabulüne karar verilmiş ise de, HMK 66. maddede düzenlenen hükme göre ...'ın fer'i müdahil olduğu, bu suretle fer'i müdahil vekiline vekalet ücretine hükmedilmediği..." gerekçeleriyle "...davanın reddine..." karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile fer'i müdahil vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacılar istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki nedenleri tekrarla, mahkemece verilen kararın yerinde olmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. 2. Fer'i müdahil vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın reddi nedeniyle müvekkili lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini ileri sürerek, hükmün bu yönden düzeltilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 18.05.2023 tarihli ve 2023/462 Esas, 2023/692 arar sayılı kararı ile "... davanın inanç ilişkisinden kaynaklandığı, davacının davasını yazılı delil veya delil başlangıcı yoksa, inanç sözleşmesinin ikrarı, yemin gibi kesin delillerle ispat edilmesi gerektiği, davacının yemin deliline dayanmadığı....yasal düzenlemeler, tanımlar ve unsurlara göre, somut olaydaki müdahilliğin fer’i nitelikte olduğu; HMK'nın 66 ıncı vd. maddelerinde yer alan fer'i müdahilin, katıldığı tarafla birlikte hareket edeceğinin düzenlendiği, davalı tarafın istinaf isteminde bulunmaması nedeniyle, fer‘i müdahilin tek başına istinaf talep etme hakkının bulunmadığı..." gerekçeleriyle "...1- Fer'i müdahil vekili tarafından... karar ilamına karşı istinaf başvurusunun HMK'nın 352. maddesi gereğince reddine; 2- davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine..." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesin yukarıda (IV.C) bendinde belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile fer'i müdahil vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; önceki tüm beyanlarını tekrarla, davacının davalıdan boşandığı tarihten önce dava konusu bağımsız bölümün satın alındığını, o tarihte evli olan taraflar yönünden HMK'nın 203 üncü maddesinin senetle ispat kuralının istisnası olarak ele alınması gerektiğini, bağlı olarak davacının davasını yazılı delil veya delil başlangıcı, yemin gibi delillerle kanıtlanmasının gerekmediğini, katılım davasının tapu iptali ve tescil davasını ortadan kaldırmayacağını belirterek, duruşmalı yapılacak inceleme sonucu kararın ortadan kaldırılmasını ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. 2.Fer'i müdahil ... vekili temyiz dilekçesinde, müvekkilinin asli müdahil olarak değerlendirilmesi gerektiğini, müessesenin amacının gözetilmediğini, vekalet ücreti yönünden değerlendirmenin yerinde olmadığını, taşınmaz üzerine ivedilikle tedbir kararı konulması gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil davasıdır. 2. İlgili Hukuk 1. 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, 2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 65, 66 ıncı ve devamı maddeleri, 369 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ile fer'i müdahil vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin ve fer'i müdahil vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.09.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.