Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/4110 E. 2024/4028 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4110
Karar No
2024/4028
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/461 E., 2023/680 K. KARAR : Davanın kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Sivas 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/381 E., 2022/658 K.

Taraflar arasındaki muhdesatın tespiti isteminden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılardan Sivas Belediyesi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılardan Sivas Belediyesi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin paydaşı olduğu 1487 ada 81 parsel sayılı taşınmaza yönelik derdest ortaklığın giderilmesi davası bulunduğunu, taşınmaz üzerindeki dükkanı müvekkilinin meydana getirdiğini, Sivas 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/1146 Esas sayılı dosyasında alınan rapor ve eki krokide (C) harfi gösterildiğini, halihazırda cephe kaplama sistemleri üretimi yapılan atölye olarak kullanıldığını, müvekkilinin Sivas Belediye Başkanlığına başvurarak dükkana ilişkin 23.07.1996 tarihli yapı kullanma izin belgesini aldığını, dükkanın halen müvekkilinin kiracıları tarafından kullanıldığını ileri sürerek, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan ve Sivas 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/1146 Esas sayılı dosyasındaki 23.02.2021 tarihli raporda (C) harfi gösterilen dükkanın müvekkiline ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı ... Belediyesi vekili cevap dilekçesinde, davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, müvekkilinin taşınmaz üzerindeki muhdesatla bir ilgisi bulunmadığını, ortaklığın giderilmesi davasında da aksi bir iddiası ve talebi bulunmadığını, dava açılmasına sebebiyet vermediğini belirterek, davanın öncelikle husumetten, mahkeme aksi kanaatte olursa esastan reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosya kapsamından dava konusu muhdesatın davacı tarafından meydana getirildiğinin anlaşıldığı, davalı ... Belediyesinin ortaklığın giderilmesi davasında muhdesata ilişkin tasarrufunun bulunmadığını beyan ettiği ancak muhdesatın davacı tarafından meydana getirilmiş olduğunu açıkça kabul ettiğine yönelik beyanda bulunmadığı, davalının beyanı muhdesatın belediyeye ait olmadığını ifade etse de, taşınmazda başka paydaşlar da bulunması ve açıkça davacıya aidiyetinin kabulünü içermediği, bu hali ile uyuşmazlık çıkarmayacak mahiyette olmadığı, husumetin davalı belediyeye de yöneltilmesinin yerinde olduğu, davanın açılmasına sebebiyet verdiği için davalı ... aleyhine de yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 1487 ada 81 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan ve 30/05/2022 tarihli raporda C harfi ile gösterilen muhdesatın davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine, 363.346,43 TL dava değeri üzerinden hesaplanan yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı ... dışında kalan davalılara yükletilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Belediyesi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı ... Belediyesi vekili istinaf başvurusunda, eksik inceleme ile karar verildiğini, kararın emsal mahkeme kararlarına ve Yargıtay kararlarına aykırı olduğunu, ortaklığın giderilmesi dosyasında tespit edilen muhdesatlar üzerinde herhangi bir hak iddiası olmadığını, bu davanın açılmasına sebebiyet vermeyen kurum aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca yargılama giderlerinin davalılara müştereken ve müteselsilen yükletilmesinin de doğru olmadığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı belediyenin davanın kabulü anlamına gelen bir beyanı bulunmadığı, mahkemenin gerekçesi dosya kapsamına uygun olup, davalı ... vekilinin yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması gerektiğine yönelen istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı, ancak mahkemece dava konusu edilen pay değerinin hatalı tespit edildiği, kabul edilen dava değerinin 278.059,00 TL olduğunu, yargılama gideri ile vekalet ücretinin bu rakam üzerinden hesaplanması gerektiğini açıklayarak, istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden hüküm kurulmasına, davanın kabulü ile 1487 ada 81 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan ve 30/05/2022 tarihli raporda C harfi ile gösterilen muhdesatın davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine, 278.059,00 TL dava değeri üzerinden hesaplanan yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı ... dışında kalan davalılara yükletilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Belediyesi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı ... Belediyesi vekili temyizinde, istinaf başvurusunda belirttiği gerekçeleri tekrar ederek, kararın bozulmasını istemişlerdir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, muhdesatın tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 326 ncı, 312 nci maddeleri.

2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 684 üncü, 718 inci, 724 üncü, 728 inci, 729 uncu ve 1012 inci maddeleri.

3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.09.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/4110, K. 2024/4028, T. 23.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2023-4110-e-2024-4028-k-9b0f053f00c1