Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/4114 E. 2024/4083 K. – Muhdesat Aidiyet

Konu: Muhdesat Aidiyetinin Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4114
Karar No
2024/4083
Karar Tarihi
Konu
Muhdesat Aidiyetinin Tespiti

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1194 E., 2023/659 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ardahan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/286 E., 2021/44 K.

Taraflar arasındaki muhdesat aidiyetinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 105 ada 393 parsel sayılı taşınmazda hisse sahibi olduğunu, taşınmaz üzerindeki 1 adet ahır ve 3 adet evi müvekkilinin inşa ettiğini, taşınmazın Ulaştırma Bakanlığı tarafından kamulaştırıldığını, Çıldır Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/63-99 E.-K. sayılı ve 16.12.2010 tarihli kararı ile taşınmazın mülkiyetinin Çıldır Kadastro Mahkemesinin 2007/279 Esas sayılı dosyasında ihtilaflı olduğundan kamulaştırma bedelinin ileride belirlenecek olan hak sahibine ödenmesi suretiyle bankaya yatırılmasına karar verildiğini ileri sürerek, taşınmaz üzerindeki 1 adet ahır ve 3 adet evin müvekkili tarafından inşa edildiğinin ve mülkiyetinin müvekkiline ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar ... ve ... cevap dilekçelerinde; halihazırda dava konusu taşınmazın kamulaştırıldığını, taşınmaz üzerinde davacının iddia ettiği herhangi bir muhdesatın bulunmadığını, güncel bir hukuki yararın bulunmadığını, evleri babalarının inşa ettiğini, belirterek davanın öncelikle usulden olmadığı takdirde esastan reddini istemişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, kamulaştırma davası 11.09.2012 tarihinde kesinleştiğinden derdest kamulaştırma işlemi bulunmadığı ve bu durumda güncel hukuki yararın bulunduğundan söz edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; 1. Çıldır Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2010/2 D. İş. sayılı dosyasında dava konusu muhdesatların tespit edildiğini ve ahırı 2002, evleri 2006 yılında inşa ettiğini, davalıların bunlar üzerinde hak sahibi olmadığını,

2. Yapıların Ulaştırma Bakanlığı tarafından kamulaştırma sonucunda yıkılmış olmasının bu davanın görülmesine engel olmadığını,

3. Davada kamulaştırma hukuki yararının bulunduğunu, kamulaştırma dosyasında davaya konu taşınmazların kim tarafından inşa edildiği tespit edilmeden bankaya yatırılan paranın hak sahiplerine ödenmesinin mümkün olmayacağına karar verildiğini,

4. 2021 tarihli ön inceleme duruşmasında mazeret dilekçesi sunduğu halde bu talep hakkında olumlu-olumsuz bir değerlendirme yapılmadan ön inceleme duruşmasının bitirildiğini, duruşmada herkes bulunmadığından ayrı bir duruşma günü verilerek tahkikat duruşmasının gününün taraflara tebliğ edilmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamulaştırma bedelinin tespiti dosyasında muhdesatların değerini de kapsayacak şekilde kamulaştırma bedelinin tespit edildiği, bu dosyada muhdesatları da kapsayacak şekilde kamulaştırma kararı verildiği ve davacının kadastro davasında muhdesata ilişkin taleplerinin sonuçlandırıldığı, güncel hukuki yararın bulunmadığı gerekçesiyle, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki itirazlarını aynen tekrar ederek, kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, muhdesat aidiyetinin tespiti davasında kesinleşen kamulaştırma kararı halinde güncel hukuki yararın yani dava şartının bulunup bulunmadığı ile ilgilidir.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2. Tespit davası, kendine özgü davalardan olup dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak da bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Bilindiği üzere, tespit davalarının görülebilmesi için güncel hukuki yararın bulunması (6100 s.lı HMK 106/2 m) ve dava sonuçlanıncaya kadar da güncelliğini kaybetmemesi gerekir. Tespit davaları eda davalarının öncüsüdür, bu nedenle eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmektedir. Hukuki yararın bulunması dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi, hakim tarafından da re'sen gözetilir. Hukuki yararın bulunmadığının tespiti halinde davanın, dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddine karar verilmelidir (HMK 114/1-h, 115 m.)

3. Öğretide ve Yargıtay'ın devamlılık gösteren uygulamalarında, taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davasının, kentsel dönüşüm uygulamasının ya da kamulaştırma işleminin bulunması gibi istisnai durumlarda muhdesatın tespiti davasının açılmasında güncel hukuki yararın bulunduğu kabul edilmektedir.

3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.09.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/4114, K. 2024/4083, T. 25.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2023-4114-e-2024-4083-k-d7849c3ef603