Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/3886 E. 2024/216 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3886
Karar No
2024/216
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/304 E., 2022/70 K. KARAR : Davanın kabulüne Taraflar arasında görülen ve istinaf incelemesinden geçen el atmanın önlenmesi, kâl ve ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 16.01.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davalılardan ... ile karşı taraftan davacı ... 'ın (ö) bir kısım mirasçılar vekili Av. ... geldiler. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkiline ait taşınmaza davalılar tarafından ... inşaat yapılmak suretiyle el atıldığını, daha önce davalılar tarafından davacıya karşı açılan el atmanın önlenmesi davasının kendileri tarafından 103,50 m²’lik yere elatıldığı gerekçesiyle reddedildiğini belirterek el atmanın önlenmesini, yapıların kâl’ini ve ecrimisil talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili, müvekkillerinin kötüniyetli olmadığını, bu nedenle ecrimisil talep edilemeyeceğini, davalılara herhangi bir ihtarname gönderilmediğini, parseller arasındaki duvarın davacı tarafından yapıldığını, davacıya ait yapıya ilişkin olarak yıkım kararı alındığını, bölgedeki yapılaşma sırasında parseller arasında kayma meydana geldiğini, aksine davacının yapısının vekil edenlerinin parseline tecavüzü bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 30.01.2018 tarihli ve 2016/25 Esas, 2018/17 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne, 1 parselde kayıtlı taşınmaza vaki müdahalenin men'i ile taşınmaz üzerindeki her biri 1,7 m² alanlı 4 adet balkon çıktısının kâl'ine, dava konusu taşınmaza davalıların haksız işgali nedeniyle 22.01.2011-21.01.2016 tarihleri için 23.626,98 TL ecrimisilin dönem sonlarından işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin 30.01.2018 tarihli kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 10.07.2018 tarihli ve 2018/889 Esas, 2018/1305 Karar sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 10/07/2018 tarihli kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 20.10.2020 tarihli ve 2018/14145 Esas 2020/6407 Karar sayılı ilamıyla dava konusu yerdeki imar çalışmasının İstanbul 4. İdare Mahkemesi’nin 17.2.2010 tarih, 2007/1168 Esas ve 2010/229 Karar sayılı kararı ile iptal edildiği, mahkeme kararının henüz kesinleşmediği, eldeki davada kal talebi bulunmakla, Mahkemece, 29.7.2003 tasdik tarihli imar planına göre 1 ve 6 parsel sayılı taşınmazların tecavüz durumunun belirlenmesi için ek rapor alınması, ek rapor ile tespit edilecek duruma göre, imar planının iptaline ilişkin mahkeme kararının sonucunun beklenilip beklenilmeyeceğine karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile hüküm tesis edilmesi doğru olmadığı, ayrıca tecavüzlü arsa bedelinin, kendisini amorti edebileceği yıl esasından hareketle yapılan ecrimisil hesabının yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğu, ecrimisil alacağının dönem sonlarından işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte, dönem sonlarının kararda açıkça belirtilmemiş olması infazda tereddüt oluşturacağından doğru olmadığı gerekçesiyle hüküm bozulmuş, davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilamı, yeniden yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne, davalıların 1551 ada 1 parselde kayıtlı taşınmaza vaki müdahalesinin men'i ile taşınmaz üzerindeki her biri 1,7 m² alanlı 4 adet balkon çıktısının kâl'ine; 22.01.2011-21,01.2012 dönemine ait ecrimisil bedeli 4.260,11 TL, 22.01.2012-21.01.2013 dönemine ait ecrimisil bedeli 4.340,12 TL, 22.01.2013-21.01.2014 dönemine ait ecrimisil bedeli 4.805,60 TL, 22.01.2014-21.01.2015 dönemine ait ecrimisil bedeli 4.963,09 TL, 22.01.2015-21.01.2016 dönemine ait ecrimisil bedeli 5.258,06 TL olmak üzere davacı hissesine düşen toplam 23.626,98 TL ecrimisil alacağının dönem sonlarından işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili duruşmalı olarak temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkillerinin kötüniyetli olmadığını, kendilerine herhangi bir ihtarda bulunulmadığını, dava konusu yerde kadastro çalışması sırasında kaymalar olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet İlişkisi” başlıklı 722 nci maddesi, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 17.100,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.01.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/3886, K. 2024/216, T. 16.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2023-3886-e-2024-216-k-8087bc6c76e9