Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/3824 E. 2024/221 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/3824
- Karar No
- 2024/221
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1540 E., 2022/1968 K. KARAR : Davanın kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Marmaris 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/84 E., 2018/16 K. Taraflar arasında görülen ve istinaf incelemesinden geçen el atmanın önlenmesi ve kâl davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince Bölge Adliye Mahkemesinin temyiz dilekçesinin reddine dair ek kararının kaldırılmasına, Bölge Adliye Mahkemesinin 16.01.2018 tarihli kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 16.01.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde temyiz eden davalı vekili Avukat ... geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, vekil edenin malik olduğu dava konusu 132 ada 4 parsel sayılı taşınmaza komşu 132 ada 5 parsel sahibi davalı tarafından yapı yapılmak suretiyle müdahale edildiğini, her iki parsel yönünden kadastro çalışmalarının 1992 yılında kesinleştiğini, işgalin 2017 yılı başında yapılan ölçüm sonucu öğrenildiğini belirterek el atmanın önlenmesine ve tecavüzlü kısımların yıkılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, davalının 132 ada 5 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, otel inşaatından evvel harita mühendisine aplikasyon yaptırdığını, yapıyı kendi hudutları içerisine inşâ ettirdiğini, komşu araziye taşmayı düşünmediğini, var ise taşkınlığın iyi niyetli yapılmış olduğunu ve TMK'nın 724 üncü maddesi gereğince dava açma haklarını saklı tuttuklarını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 16.01.2018 tarihli ve 2017/84 Esas, 2018/16 Karar sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 25.05.2018 tarihli ve 2018/602 Esas, 2018/834 Karar sayılı kararıyla; davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacı tarafından davalı aleyhine açılan el atmanın önlenmesi ve kâl davasının kabulüne karar verilmiştir. C. Temyiz Yoluna Başvuran 1. Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Bölge Adliye Mahkemesinin 04.07.2018 tarihli ek kararıyla kararın kesin olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararına karşı süresi içerisinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 03.03.2021 tarihli ve 2018/14981 Esas, 2021/1840 Karar sayılı ilâmıyla özetle; 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 04.07.2018 tarihli ek kararın kaldırılmasına, 2. Hüküm kurmaya elverişli rapor alınması gerekirken yetersiz bilirkişi raporlarına dayanılarak eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde Bölge Adliye Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 1. Talimat mahkemesince mahallinde keşif yapılarak bilirkişi raporu alındığı, 2. Davalı vekilinin beyanında geçen Harita Mühendisi ...'ya aplikasyon yaptırdığı iddiası dışında dosyaya ibraz edilmiş ölçümü gösterir herhangi bir belge bulunmadığından bu konuda bilirkişilerce inceleme yapılamadığı, 3. Bilirkişi raporu ile ... kısımların yıkılması durumunda yapının taşıyıcı sistem elemanları olan temel, perde, kolon ve kirişlerin tüm yapı statiğini ve taşıma sistemini etkileyeceğini, tüm yapıya zarar vereceğinin tespit edildiği, 4. Fen bilirkişi raporunda T2 ile gösterilen 0,20 m²'lik taşkınlığın yanılma sınırları içerisinde kaldığı ve T1 ile gösterilen 2,58 m²'lik kısma ise el atıldığı, 5. Davalı taşınmazının davacı parseline tecavüzlü olup tecavüzün binanın kâl'i suretiyle giderileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu 132 ada 4 parsel numaralı davacı ... (öncesinde ...)'a ait taşınmaza aynı yer 132 ada 5 parsel numaralı taşınmaz maliki ... tarafından kadastro bilirkişisi ... ve harita bilirkişisi ... tarafından düzenlenen rapor ekindeki krokide T1 ile gösterilen 2,58 m²'lik bina yapmak suretiyle yapılan el atmanın önlenmesine ve krokide T1 ile gösterilen kısımdaki binanın kâl’ine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 1. El atmanın maddi hata ile gerçekleştiğini, 2. Dava konusu yapı için 7143 sayılı Yasa'nın 16 ncı maddesi uyarınca yapı kayıt belgesi alındığını, 3. Hassas aletler ile 2,58 m²’lik taşkınlık olduğu kadar (ondan daha büyük bir alan olan) 3,46 m²’lik alanın da boş bırakıldığını, 4. Vekil edeninin bilerek ... inşaat yapmayıp iyi niyetli olduğunu, 5. Son mahkeme kararına kadar ... yapı olup olmadığının netleşmediğini, 6. Müdahale talebinin kabul edilmesi nedeniyle TMK’nın 724 ve 725 inci maddeleri uyarınca temliken tescil talebinde bulunduklarını, 7. Dava değerinin hatalı hesaplandığını ileri sürerek temyiz başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, mülkiyete dayalı el atmanın önlenmesi ve kâl istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 683, 725, 779 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Tüm dosya içeriği ve toplanan delillerden, çekişme konusu 132 ada 4 parsel sayılı taşınmazın davacıya, buna komşu olan 132 ada 5 No.lu parselin ise davalıya ait olduğu anlaşılmaktadır. 2. Davalının taşınmazına yapmış olduğu (niteliği bilirkişi raporunda açıklanan) binanın davacıya ait taşınmaza ... bulunduğu saptanmak suretiyle davalının el atmasının önlenmesine ve kâl’e karar verilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik yoktur. 3. Nevar ki, Türk Medeni Kanunu'nun 725 inci maddesinde öngörülen temliken tescil koşullarının gerçekleşmesi hâlinde taşınmazın diğer koşullar yanında ifrazının da mümkün olması durumunda davalı yararına temliken tescile karar verileceğinde kuşku yoktur. 4. Somut olayda; davalı, savunma yoluyla yapılanmada iyi niyetli olduğunu getirdiğine göre bu savunmanın aynı zamanda temliken tescil isteğini de içereceği tartışmasızdır. 5. O hâlde, yukarıda değinilen ilkeler ve olgular gözetilmek suretiyle telafisi imkânsız bir zararın doğmasına sebebiyet vermemek açısından, davalıdan temliken tescil isteğinin bulunup bulunmadığının sorulması, varlığının anlaşılması hâlide Türk Medeni Kanunu'nun 725 inci maddesinde öngörülen koşulların değerlendirilmesi ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Yargıtay duruşma vekâlet ücreti 17.100,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.01.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.