Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/26 E. 2024/1991 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/26
Karar No
2024/1991
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2334 E., 2022/1712 K. BİRLEŞTİRİLEN DAVADA ASIL VE BİRLEŞTİRİLEN DAVA TARİHİ : 27.11.2014 - 16.12.2014 KARAR : İstinaf başvurusunun kabulüyle İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılarak yeniden hüküm tesisi ile asıl ve birleştirilen davaların reddine SAYISI : 2014/294 E., 2021/114 K. Taraflar arasındaki asıl ve birleştirilen davalarda tenkis istenmesinden dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir. Kararın asıl ve birleştirilen davalarda davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulüyle İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılarak yeniden hüküm tesisi ile asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin murisi ...' in 27.01.2014 tarihinde öldüğünü, murisin 45, 47, 228, 353, 400, 437, 448, 805 ve 910 parsel sayılı taşınmazlarını oğlu ... ... eşi davalı ...'e 18.12.2012 tarihinde bağış yoluyla devrettiğini, devrin mal kaçırmak amacıyla yapıldığını, müvekkillerinin saklı paylarının tenkisini ve tenkis bedeline dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasını talep etmiştir. II. CEVAP Asıl ve birleştirilen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; murise ait anne ve babasından gelen taşınmazlar olduğunu, müvekkilinin murisin gelini olduğunu, murisin kredi kullanımı nedeniyle borçlandığını, yaklaşık 10 yıl boyunca oğlu üzerinden kredi kullandığını, borcunu borçla ödediğini, bir süre sonra oğlu da kredi kullanamayınca davalı gelini adına taşınmazları bağışlayıp onun üzerinden kredi kullandığını, muris ve oğlu ...’in sicilleri bozuk olduğundan kredi kullanmalarının mümkün olmadığını, davalının taşınmazları teminat olarak gösterdiğini ve kredi bedelini murise verdiğini, 448 parsel sayılı taşınmazın...isimli şahsa ait olduğunu, 45 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki binaların ise eşi tarafından yapıldığını, davalının halen murisin kredi borçlarını ödediğini, borçların ödenmesi için davalıya bağış yapıldığını, bağış işlemine karşılık davalının murise ait borçları ödediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı mirasçıların saklı pay mirasçısı olduğu, murisin davalı ...'e 18.12.2012 tarihinde bağış yolu ile yapmış olduğu sağlar arası kazandırma ile tasarruf nisabını aştığı ve tenkise tabi olması gerektiği gerekçesiyle asıl ve birleştirilen tenkis davalarının kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davalarda davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Murisin kendi anne ve babasından gelen taşınmazlarının olduğunu, bunların tereke hesabına dahil edilmediğini, Mahkemenin davacılara harç tamamlamaları için kesin süre verdiği ancak harç tamamlama işlemi yapılmadığını, 45 No.lu parseldeki yapıların davalının eşine ait olduğunu, bunun için dava açtıklarını, Mahkemenin bu davayı bekletici mesele yapmadığını, tenkis hesabında murisin borçlarının dikkate alınmadığını, 47 No.lu parselin murisin borçları yüzünden satıldığını, bunun da tenkis hesabına dahil edildiğini, 448 No.lu parselin üçüncü kişiye ait olduğunu, tenkis hesabına dahlinin mümkün olmadığını, taşınmazların değerinin tercih haklarının kullanıldığı 19.08.2020 tarihi itibarıyla değerlendirilmediğini, tanıklarının dinlenmediğini, bağış işleminin murisin borçları yüzünden yapıldığını, müvekkilin halen borç ödediğini, Mahkeme kararının kaldırılmasının gerektiğini bildirmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yapılan bağış işleminde murisin iradesinin kendisi banka kredisi kullanamadığı için davalı gelini üzerinden banka kredisi kullanıp borçlarını ödemek olduğu, murisin bağış yoluyla gelinine yaptığı devirlerin mirasçıların saklı pay kurallarını ihlal etmek için yapılmadığı, bu yönde davacıların bir ispatının da bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm tesisine, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, murisin asıl amacının diğer mirasçıları mirasından mahrum etmek olduğunu, saklı payı ihlal kastı ile devir yaptığını, dinlettikleri tanıkların da açıkça bu durumu belirttiğini, yine murisin tüm malvarlığını devretmesinin de saklı payı ihlal kastını gösterdiğini, asıl kredi borçlusunun davalının eşi ... olduğunu, aşırı derecede borçlandığını, murisin de kendisine kefil olduğunu, davalı ve eşi tarafından çekilip murise verilen hiçbir kredi olmadığını, murisin ölümünden sonra borçlarının davacılar tarafından ödendiğini, ödeme belgelerini sunduklarını, murisin işlem tarihindeki tüm malvarlığı ile devredilenlerin mukayesesini yaparak ve tanık beyanlarını da dikkate alarak saklı payı ihlal kastının bulunduğunu kabul etmek gerektiğini belirterek hükmün bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl ve birleştirilen davalarda tenkis istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 565 inci maddesinin dördüncü fıkrası. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleştirilen davada davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.04.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/26, K. 2024/1991, T. 04.04.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2023-26-e-2024-1991-k-5ced49c172bc