Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/2316 E. 2024/2241 K.

Konu: Muhdesatın Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2316
Karar No
2024/2241
Karar Tarihi
Konu
Muhdesatın Tespiti

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2703 E., 2023/16 K. DAVA TARİHİ : 17.04.2018 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Çerkezköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/321 E., 2022/169 K. Taraflar arasındaki muhdesatın tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin 495 ada 7 ve 8 parsel üzerindeki muhdesatı 25 yıl önce kendi emeği ile yapmış olduğunu, .... Belediyesinin ilçede esnaf ve sanayicilere belediyeye ait alanda sanayi sitesi kurmalarına izin verdiğini, karşılığında arazinin kullanımı için ecrimisil aldığını, müvekkilinin de dava konusu taşınmaz üzerindeki muhdesatı yaparak burada faaliyet gösterdiğini belirterek, 495 ada 7 ve 8 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde yer alan muhdesatın müvekkili tarafından yapıldığının tespitini ve müvekkili adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı yasal süresi içinde davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 28.04.2022 tarihli ve 2018/321 Esas, 2022/169 Karar sayılı kararıyla; muhdesatın aidiyeti davasının dinlenebilmesi için güncel bir hukuki yararın bulunması gerektiği, mevcut davada davacı yanın güncel hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf başvurusunda, dava tarihi itibarıyla muhdesatın yerinde olduğunu, dava devam ederken yıkıldığını, bu bağlamda açılacak eda davasının alacak davası niteliğinde olacağını, güncel hukuki yararın dava tarihi itibarıyla söz konusu olması gerektiğini, muhdesatın aidiyeti davasında davacının kooperatif üyesi olarak dükkanı inşâ ettiğini, kooperatif bireyselleştirme yapıp mülkiyeti vermediğinden tapuda kayıt maliki görünmesinin mümkün olmadığını, tespit istemedeki amacın muhdesatın tespitine mümkünse tescili istemine yönelik olduğunu, tescil mümkün olmadığı hallerde muhdesatın değerinin davalıdan isteneceğini, Mahkemece derhal keşif kararı verilmediğini, keşif yapılmamış olmasının davacının kusuru olmadığını ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı, dava tarihinde taşınmazın maliki olmayıp taşınmazlar üzerinde bulunan dükkan için muhdesat aidiyetinin tespiti davası açmakta hukukî yararı bulunmadığı gibi, tescil istemi yönünden ise, kayıt malikine yöneltilen dava olmadığı, davanın finansal kiralama şirketine yöneltildiği, davalı şirketin tescil istemine yönelik pasif husumeti bulunmadığı anlaşılmakla, yerel Mahkemece yazılı şekilde verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı belirtilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf başvurusunda ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek, kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, muhdesatın tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/2316, K. 2024/2241, T. 29.04.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2023-2316-e-2024-2241-k-20ea461dce8b