Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/2207 E. 2023/6180 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/2207
- Karar No
- 2023/6180
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/147 E., 2023/353 K. KARAR : Davanın kısmen kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/2 E., 2020/98 K. Taraflar arasındaki satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil veya tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, Dairemizin bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 12.12.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davalı ... ve vekili Avukat ... geldiler. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, 29139 ada 1 parsel C2 Blok 5. kat 23 No.lu bağımsız bölüm ve aynı yerde 11. kat 47 No.lu bağımsız bölüme ilişkin davalı ile arasında 28.05.2014 tarihli satış vaadi sözleşmeleri bulunduğunu, sözleşmelerde belirtilen bedelleri ödediğini, taşınmazların kendisine devredilmediğini belirterek taşınmazların tapu kaydının iptali ile adına tescilini, bu olmazsa rayiç bedellerinin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsilini, bu da olmazsa taşınmazlar için ödenen toplam 200.000,00 TL'nin sözleşme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili, sözleşmeden haberi olmadığını, sözleşmeyi vekaleten dava dışı ...’nın yaptığını, dava konusu parseldeki 468 konutun inşaatını eşi ...’ın yaptırdığını, davacının bu projede temelden iki daire satın aldığını, bu şekilde eşi ile tanıştığını, bir ara eşinin cezaevinde olması nedeniyle inşaat işleriyle ... ve davacının ilgilendiğini, bu nedenle sözleşmenin geçersiz olduğunu, bu durumu davacının da bildiğini, iyi niyetli olmadığını, sözleşmelerde belirtilen bedelleri davacının ödemediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 18.02.2020 tarihli ve 2017/2 Esas, 2020/98 sayılı Kararıyla; davalının verdiği vekaletnamenin usüle uygun olduğu, sözleşme tarihi itibariyle vekilin azledilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 29139 ada 1 parsel, C2 Blok, 11. Kat, 47 bağımsız bölüm sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, aynı yer 23 bağımsız bölüm sayılı taşınmaza ilişkin tapu iptal ve tescil isteminin reddine, bu taşınmazla ilgili davacının diğer istemine ilişkin olarak 195.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 21.09.2020 tarihli ve 2020/360 Esas, 2020/472 sayılı Kararıyla; davacının ve dava dışı vekil ...'nın davalının eşine ait inşaatın işlerini birlikte yürüttükleri, bu nedenle vaat alacaklısı davacının vaat borçlusu davalının gerçek iradesinin bilinmesi gereken kişi olduğu, davalıya herhangi bir ödeme yapıldığının ispat edilemediği, taşınmazın gerçek değerinin yarısı değere satış vaadinin gerçekleştirildiği, vekil ...'nın bizzat beyanına göre satışın bedelsiz yapıldığı, vekaletnamede satış parasının inşaat işlerinde kullanılması için yetki verilse de satış vaadi sözleşmesinde yazılı satış parasının inşaat işlerinde kullanıldığı yönünde davacı tarafından herhangi bir delil sunulmadığı, sözleşmenin vekaletin kötüye kullanılması suretiyle gerçekleştiği, sözleşme davalı vaat borçlusunun gerçek iradesini yansıtmadığından davalıyı sözleşme ile bağlı saymak olanağının olmadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm tesisi ile davacı vekilinin istinaf talebinin reddine, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairemizin 01.11.2022 tarihli ve 2021/1793 Esas, 2022/6458 sayılı kararıyla tarafların usule uygun olan dilekçeleri ve geçerli deliller gözetildiğinde, davacının, sözleşmeyi gerçekleştiren vekil ile muvazaaya dayanan el ve işbirliği içerisinde hareket ettiğine dair geçerli ve yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamında açıklanan gerekçeyle ve dava konusu 23 numaralı bağımsız bölüm yönünden taşınmazın dava tarihinden önce üçüncü kişiye devri yapıldığından tapu iptal ve tescil isteminin reddine, ifanın imkansız hale geldiği üçüncü kişiye devir tarihindeki taşınmazın değeri 195.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne 29139 ada 1 parsel C2 blok 11. kat 47 numaralı bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, aynı yer 23 numaralı bağımsız bölüme ilişkin tapu iptal ve tescil isteminin reddine, bu taşınmazla ilgili davacının diğer istemine ilişkin olarak 195.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; bozma kararında müvekkilinin ek süre talebini içerir dilekçesinin dikkate alınmadığını, kaldı ki dava dilekçesinin müvekkiline usulen tebliğ edilmediğini, bu nedenle müvekkilinin cevap dilekçesini süresi içerisinde sunduğunun ve delillerini bildirdiğinin kabulü gerektiğini, toplanan deliller doğrultusunda da muvazaa iddiasının ispatlandığını beyan ederek ve re'sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil ikinci kademede tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Yargıtay duruşma vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.12.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.