Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/1828 E. 2024/1412 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1828
Karar No
2024/1412
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/626 E., 2023/278 K. HÜKÜM/KARAR : Davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine,

İLK DERECE MAHKEMESİ : Gölbaşı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/318 E., 2021/632 K.

Taraflar arasındaki ön alım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Ankara İli, Gölbaşı İlçesi, ... İmar Mevki, 118270 ada, 2 parselde kayıtlı bulunan 1984 m2 arsanın 443/1984 hissedarı olduğunu, davalının bu yerdeki ...'ye ait 411/1984 hisseyi 06.05.2021 tarihinde 160.000,00 TL'ye satın aldığını, tapuda yapılan bu satış işleminin davacının bilgisi dışında yapılmış olduğunu, dava konusu taşınmazın davacının önalım hakkını kullanmak istemesi nedeniyle tapu kayıt ve tescil işleminin iptalini, davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı yanın şufa hakkının olmadığını, parseldeki ortaklık yapısının imar mevzuatı gereğince tesis edilen birleştirme işlemine dayandığını, müvekkilinin toplam satış bedeli olarak 616.500,00 TL ödediğini, şufa bedelinin bu miktar üzerinden değerlendirilerek davacı yana tapu devir bedellerini depo etmesi yönünde karar kurulmasının gerekeceğini, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının dava konusu taşınmazda paydaş olduğu, satışın nakdi karşılıkla gerçekleştiği ve davanın Türk Medeni Kanunun 733/4 maddesinde yer alan süreler içerisinde açıldığı anlaşılmakla, davalı tarafın, ön alım bedelinin daha yüksek olduğu yönündeki savunması kabul edilmeyerek, satış senedinde yer alan bedel ve alıcı harcı üzerinden önalım bedeli tespit edilmiş, her ne kadar davalı tarafından, davacının imar işlemi ile paydaş olduğundan bahisle önalım hakkı olmadığı savunmasına dayanılmış ise de davacının imar öncesi de payının olması ve imar ile edindiği payın 04.10.2013 tarihinde; davalının satış ile edindiği payın ise 06.05.2021 tarihinde olması ve neticeten davalının pay edinme tarihi itibariyle davacının taşınmazda paydaş olması nedeniyle davacının önalım davası açma hakkı olduğundan davanın kabulüne; dava konusu taşınmazın davalı adına kayıtlı 411/1984 payına ilişkin tapu kaydının iptali ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 732 nci maddesi gereğince davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, karar kesinleştiğinde, Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. Ankara Gölbaşı Şubesine depo edilen 163.200,00 TL ön alım bedelinin, işleyecek faiziyle birlikte davalıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri ve İstinaf Aşamasındaki Süreç Davalı vekili istinaf dilekçesinde; muvazaalı işlemlerin geçersizliğinin üçüncü kişilere karşı ileri sürülmesini önleyici bir kural bulunmadığını, bedelin tapuda yüksek gösterilmesi halinde bedel tespiti yapılıp önalım hakkı sahibinin hakkını kullanmasına imkan tanınarak alıcının sebepsiz zenginleşmesine engel olunduğu gibi; taşınmazın satış bedelinin düşük gösterilmesi halinde de önalım hakkı sahibinin tapudaki düşük bedel üzerinden hakkını kullanıp sebepsiz zenginleşmesine engel olunmasının zaruri olduğunu, önalım hakkı sahibinin satılan payı gerçek değerinin çok altında alma girişiminin doğruluk ve güven kuralları ile bağdaşmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Türk Medeni Kanununun 732 nci maddesi kapsamında yapılan pay satışı nedeni ile davacının dava açma hakkı olduğu, davalının taşınmazın gerçek satış bedelinin 616.500,00 TL oluduğuna ilişkin bedelde muvazaa iddiası bulunsa da davalı resmi satış sözleşmesinin tarafı olduğundan resmi satış senedine karşı kendi muvazaasına dayanamayacağı, kaldı ki davalı tarafın ön alım davası açıldıktan sonra vergi dairesine pişmanlık dilekçesi ile başvurarak gerçek satış bedelini bildirmek suretiyle vergi dairesine gerçek satış bedeli üzerinden harcını yatırmasının da sonuca etkili olmayacağı anlaşıldığından önalım bedelinin tapuda gösterilen resmi satış bedeli ile, davalı tarafından ödenen harç ve masraflar toplamından ibaret olduğunun kabulü ve dava yasal hak düşürücü süresi içerisinde açıldığından yerel mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığından davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvuru isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde bildirdiği sebeplerle hükmün bozulmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava ön alım hakkından kaynaklanan tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 732, 733 ve 734 üncü maddeleri.

3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup özellikle Bölge Adliye Mahkemesince kanunun somut olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği anlaşıldığından, istinaf başvurusunun reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmamıştır.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370'inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.03.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/1828, K. 2024/1412, T. 07.03.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2023-1828-e-2024-1412-k-71c36eb889f1