Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/1748 E. 2024/3420 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1748
- Karar No
- 2024/3420
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/513 E., 2024/121 K. DAVA TARİHİ : 19.03.2012 KARAR : Davanın kabulü
Taraflar arasındaki ön alım hakkına dayalı tapu iptal ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalının Adana ili, ... ilçesi, ... Mah., 10513 ada 5 parselde paylı malik olduklarını, davalının 08.12.2010 tarihinde 20144 yevmiye sayılı işlemle 520 m²'ye tekabül eden hisseyi 260.000,00 TL, 15.12.2010 tarihinde 20852 yevmiye sayılı işlemle 128 m²'ye tekabül eden hisseyi 64.000,00 TL, 21.12.2010 tarihinde 21340 yevmiye sayılı işlemle 125 m²'ye tekabül eden hisseyi 58.000,00 TL bedelle satın aldığını, satışın müvekkiline bildirilmediğini belirterek; Adana ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 10513 ada 5 parselde kayıtlı taşınmazın davalı adına kayıtlı olan 773/3707 hissenin iptali ile müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, taşınmazda fiili taksim bulunduğunu ve bedelde muvazaa bulunduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 28.05.2015 tarihli ve 2014/243 Esas, 2015/232 Karar sayılı kararı ile, taşınmazda fiili taksim bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 28.05.2015 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 04.07.2017 tarihli ve 2015/14947 Esas, 2017/5602 Karar sayılı kararıyla, davalının pay satın aldığı eski paydaşların yer kullandığının tespit edildiğini, ancak davacının pay satın aldığı ..., ... ve murislerinin kullandıkları yer bulunup bulunmadığının açıkça tespit edilmesi gerektiğini belirterek, eksik araştırma sonucunda verilen hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalının pay satın aldığı eski paydaşların yer kullandığının tespit edildiği, ancak davacının pay satın aldığı ... ve ...’in ve murislerinin kullandıkları yerin bulunmadığının tüm dosya kapsamı ve dinlenen tanık beyanlarından anlaşıldığı ve ön alım bedelinin depo edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, Adana ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 10513 ada 5 parselde davalı adına kayıtlı 773/3707 payın iptali ile davacı ... oğlu ... adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının ikrarının bulunduğunu, ''taraflara hisse satan eski maliklerin binaları bulvar geçerken yıkıldı.'' dediğini,
2. Taşınmazda davacının kullanabileceği boş alanın bulunduğunu,
3. İmar planının idare mahkemesi tarafından iptal edildiğini, yeni yapılacak imar planında taraflardan birinin paydaşlık statüsünün değişme ihtimalinin bulunduğunu,
4. Aynı taşınmazla ilgili açılan iki farklı davada çelişkili kararlar verildiğini, 5. İçtihat değişikliğine ihtiyaç olduğunu, dava tarihi ile aradan geçen zamanda taşınmazın değerinin tamamen eridiğini, yeniden kıymet takdiri yaptırılıp şufa bedelinin tamamlattırılması gerektiğini,
6. Dosyanın eksik incelendiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, ön alım hakkına dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 732-734 üncü maddeleri,
3. Ön alım davasına konu olan payın ilişkin bulunduğu taşınmaz paydaşlarca özel olarak kendi aralarında taksim edilerek her bir paydaş belirli bir kısmı kullanırken bunlardan biri kendisinin kullandığı yerin ve bu yere tekabül eden payın bir üçüncü şahsa satarsa satıcı zamanında bu yerde hak iddia etmeyen davacının tapuda yapılan satış nedeniyle önalım hakkını kullanması TMK'nın 2 nci maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ile bağdaşmaz. Kötü niyet iddiası 14.02.1951 tarih ve 17/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca; davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemecede kendiliğinden nazara alınması gerekir. Bu gibi halde savunmanın genişletilmesi söz konusu değildir. Eylemli paylaşmanın varlığı halinde davanın reddi gerekir.
3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
12.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.