Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/17 E. 2023/1351 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/17
- Karar No
- 2023/1351
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı adına kayıtlı 1981 parsel sayılı taşınmazda işgal ettiği alana yönelik müvekkiline 30.09.1987 tarihli tapu tahsis belgesi verildiğini, imar uygulaması ile taşınmazın 253 ada 5 parsel sayılı taşınmaz olduğunu belirterek, düzenleme ortaklık payı düşüldükten sonra kalan tahsisli taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II.CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; idari yargının görevli olduğunu belirterek, usul ve esas yönünden davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 12.06.2015 tarihli ve 2011/109 Esas, 2015/267 Karar sayılı kararıyla ; tapu tahsis belgesine dayalı olarak açılan davalara bakma görevinin idari yargıda olduğu gerekçesi ile dava dilekçesinin yargı yolu nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 11.12.2019 tarihli ve 2016/14404 Esas, 2019/8592 Karar sayılı ilamıyla; tapu iptali ve tescil isteminin dayanağı olan belgeye yönelik idari işlemin yerindelik denetimi idari yargının görev alanına girmekte ise de, tapu iptali ve tescil isteminin ancak adli yargıda görülebileceği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; sözlü yargılama tebligatı yapılmadan yokluklarında hüküm kurulduğunu ve tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil isteme koşullarının oluşmadığını beyan ederek ve re'sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; yargılama giderleri ve vekalet ücretine re'sen hükmedilmesi gerektiğini beyan ederek ve re'sen gözetilecek sebeplerle kararın düzeltilerek onanmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme 1.Dava, tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2.Uyuşmazlık, İlk Derece Mahkemesince sözlü yargılama için tayin edilen günün davalı tarafa tebliğ edilmemesine ilişkin usul hatasının hukuki dinlenilme hakkına aykırılık teşkil edip etmediği noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 1.Ülkemizin de taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 6 ıncı maddesinde adil yargılanma hakkı ayrıntılı yer almış olup, gerek Anayasa gerekse AİHS düzenlemelerine koşut olarak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 27 inci maddesinde de hukuki dinlenilme hakkı düzenlenmiştir. 2.2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak Arama Hürriyeti” başlıklı 36 ıncı maddesi; "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz." hükmünü içermektedir. 3.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun); a) "Hukuki dinlenilme hakkı" kenar başlıklı 27 inci maddesi: "(1) Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. (2) Bu hak; a) Yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, b) Açıklama ve ispat hakkını, c) Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini, içerir." b)"Tarafların duruşmaya daveti" kenar başlıklı 147 inci maddesi; "(1) Taraflar, ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra tahkikat ve sözlü yargılama için duruşmaya davet edilir. (2) Taraflara gönderilecek davetiyede, belirlenen gün ve saatte geçerli bir özrü olmadan mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde, duruşmaya yokluklarında devam edileceği ve yapılan işlemlere itiraz edemeyecekleri, tahkikatın sona erdiği duruşmada sözlü yargılamaya geçileceği, sözlü yargılama için duruşmanın ertelenmesi hâlinde taraflara ayrıca davetiye gönderilmeyeceği ve 150 nci madde hükmü saklı kalmak kaydıyla, yokluklarında hüküm verileceği bildirilir." c)"Sözlü yargılama" kenar başlıklı 186 ıncı maddesi; "- (1) (Değişik:22/7/2020-7251/20 md.) Mahkeme, tahkikatın bittiğini tefhim ettikten sonra aynı duruşmada sözlü yargılama aşamasına geçer. Bu durumda taraflardan birinin talebi üzerine duruşma iki haftadan az olmamak üzere ertelenir. Hazır bulunsun veya bulunmasın sözlü yargılama için taraflara ayrıca davetiye gönderilmez. (2) Sözlü yargılamada mahkeme, taraflara son sözlerini sorar ve hükmünü verir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/20 md.) Şu kadar ki, 150 nci madde hükmü saklıdır." d)"Yargılama giderlerine hükmedilmesi" kenar başlıklı 332 inci maddesinin birinci fıkrası ise; "(1) Yargılama giderlerine, mahkemece resen hükmedilir." şeklinde düzenlenmiştir. 3. Değerlendirme 1.6100 sayılı Kanun'un 147 inci maddesi ile ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra, tarafların sadece tahkikat aşaması için değil sözlü yargılama aşaması için de duruşmaya davet edileceği, tahkikatın sona erdiği duruşmada kural olarak sözlü yargılamaya geçileceği, ancak hukukî dinlenilme hakkının zedelenmemesi için sözlü yargılama için duruşmanın ertelenmesi hâlinde usulüne uygun ihtarat yapılmış olması koşuluyla ayrıca taraflara davetiye gönderilmeyeceği, tarafların sözlü yargılama için belirlenen duruşmaya gelmemesi hâlinde yokluklarında hüküm verileceği hususlarının davetiyede ihtar edileceği hususu belirtilmiştir.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 19.10.2022 tarihli ve 2020/1-333 Esas.,2022/1342 Karar sayılı kararı) 2.Görüldüğü gibi Kanun koyucu 6100 sayılı Kanun'un 27 inci maddesinde yer alan hukukî dinlenilme hakkının zedelenemeyeceğini özellikle vurgulamış ve bu yönde düzenlemeler yapmıştır. Buna göre; tarafların sözlü yargılama aşamasına geçildiğinde yokluklarında karar verilebileceği hususunda haberdar edilmeleri zorunludur. 3.Yukarıda anılan yasal düzenlemeler ve açıklanan ilkeler dosya içeriği ile birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekilinin hazır olduğu 01.03.2022 tarihli duruşmada, davalı Hazine vekilinin yokluğunda, tahkikat aşaması bitirilerek sözlü yargılama aşamasına geçilmesine, 6100 sayılı Kanun'un 186 ıncı maddesi uyarınca da duruşmada hazır bulunmayan taraflara sözlü yargılama ve hüküm duruşması için belirlenen gün ve saatte mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde yokluklarında yapılacak işlemlere itiraz edemeyeceklerinin ve yokluklarında hüküm verileceğinin ihtaratını içerir meşruhatlı davetiye tebliğine yönelik ara karar kurularak duruşmanın 22.03.2022 tarihine bırakılmasına karar verilmiş ise de; dosya içerisinde, davalı vekiline söz konusu ara karar doğrultusunda yapılmış tebligata rastlanamadığı gibi, davalı vekiline yargılama sırasında sözlü yargılama duruşmasına katılmaması halinde yokluğunda karar verilebileceği ihtarını içeren tebligat da bulunmadığından, davalı vekilinin yokluğundan verilen hükmün, 6100 sayılı Kanun'un 27 inci maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme hakkına aykırı olması nedeniyle bozulması gerekmiştir. 4. Kabule göre de; Mahkemece, 6100 sayılı Kanun'un 332 inci maddesi gereğince yargılama giderlerine re'sen hükmedilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle davacı tarafından yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi olmadığı gerekçesiyle bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi de doğru olmamıştır. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin yatırılan harcın istek halinde davacıya iadesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 07.03.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.