Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2022/6973 E. 2024/160 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/6973
Karar No
2024/160
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2008/13 E., 2008/130 K. KARAR : Davanın reddi Taraflar arasındaki satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı dava dilekçesinde, davalının, murisi ... 'den intikal eden dava konusu 67 ada 8 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki tüm hak ve hissesini noterde düzenlenen 02.09.2002 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile ...'e satmayı vaad ettiğini, kendisinin de Tarsus 1. Noterliğinin 04.10.2007 tarih ve 6699 yevmiye No.lu satış vaadi devir temlik sözleşmesi ile satışı vaad edilen hisseyi Galip Şahin’den temlik aldığını belirterek, dava konusu taşınmazda davalıya düşecek hissenin kendi adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı 24.03.2008 tarihli celsedeki beyanında, kendi adına kayıtlı olan hissenin davacı adına devrini kabul ettiğini belirtmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, kayıt sahibinin mirasçısı olduğu iddia edilen ...’den taşınmazı satış vaadi sözleşmesi ile alan ve bir süre sonra davacıya yine satış vaadi sözleşmesi ile satan üçüncü kişinin işleminin ifa olanağı bulunmadığı, satış silsilesi takip edildiğinde satış vaadine hak ve yetkisi olup olmadığı anlaşılamayan davalı ve davalıdan alarak davacıya satış vaadinde bulunan ... tarafından yapılan satış vaadi sözleşmelerinin geçerliliğinin de anlaşılamadığı, davanın yasal şartlarının oluşmadığı belirtilerek reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı temyizinde, mahkemece eksik araştırma ve inceleme yapıldığını, iştirak halinde mülkiyetin müşterek mülkiyete dönüştürüldüğünü ve davalı payının intikalinin yapıldığını, mahkemenin sözleşmenin ifa edilemeceğine ilişkin gerekçesinin yerinde olmadığını, davalının kabul beyanı da bulunduğuna göre davanın kabul edilmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2. Satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan davaların kabulüne karar verebilmek için sözleşmenin ifa olanağı bulunmalıdır. Elbirliği mülkiyetine (TMK md.701) konu bir taşınmazda elbirliği (iştirak halinde) ortaklarından birinin, ortaklık dışı bir kişiye satım vaadinde bulunması halinde, sözleşme bir taahhüt muamelesi olarak geçerli olmakla birlikte elbirliği ortaklığı çözülünceye kadar sözleşmenin ifa olanağının varlığından söz edilemez. 4721 sayılı Kanunun “Elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi” başlıklı 644 üncü maddesinin ilk ve ikinci fıkralarında yer alan “Bir mirasçı, terekeye dahil malların tamamı veya bir kısmı üzerindeki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi isteminde bulunduğu takdirde sulh hakimi, diğer mirasçılara çağrıda bulunarak belirleyeceği süre içinde varsa itirazlarını bildirmeye davet eder. Elbirliği mülkiyetinin devamını haklı kılacak bir itiraz ileri sürülmediği veya mirasçılardan biri belirlenen süre içinde paylaşma davası açmadığı takdirde istem konusu mal üzerindeki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesine karar verilir” hükmü uyarınca elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi ya tüm mirasçıların katılacağı bir sözleşme ile tapu sicil müdürlüğü önünde veya bir mirasçının diğer mirasçılar aleyhine açacağı dava sonucu ve herhalde kanundaki şartların gerçekleşmesi halinde hâkim hükmü ile mümkündür. Elbirliği mülkiyeti paylı mülkiyete dönüştürülmediği sürece paydaşlardan bir veya birkaçının yaptığı satış vaadi sözleşmesinin bu aşamada ifa olanağı yoktur. Bu kapsamda mirasçı olmayan davacının bu dönüştürmeyi talep etme hakkı da yoktur. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Davanın açıldığı tarihte taşınmaz satış vaadi sözleşmesine konu edilen pay tapuda elbirliği mülkiyeti şeklinde kayıtlı olduğundan sözleşmenin ifa olanağı yok ise de, taşınmazın tapu kaydının UYAP sisteminden yapılan incelemesinde, paylı mülkiyete dönüştüğü anlaşılmaktadır. Hüküm henüz kesinleşmeden sözleşmenin ifa olanağı doğduğundan, mahkemece taşınmazın güncel tapu kayıtları getirtilerek taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tescil talebi hakkında bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/6973, K. 2024/160, T. 15.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2022-6973-e-2024-160-k-f4ecfa251ea7