Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2022/6615 E. 2023/6366 K.
Konu: Ortaklığın Giderilmesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/6615
- Karar No
- 2023/6366
- Karar Tarihi
- Konu
- Ortaklığın Giderilmesi
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2011/426 E., 2012/569 K. KARAR : Kısmen kabul, kısmen ret Taraflar arasındaki ortaklığın giderilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararın davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; miras bırakanları ... adına kayıtlı taşınmazları üzerindeki ortaklığın aynen taksim, mümkün olmaması halinde satış yoluyla giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar, davaya cevap vermemişlerdir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 2237 parsel sayılı taşınmaz yönünden gerekli keşif masrafı yatırılmadı gerekçesiyle davanın usulden reddine, 2948, 2030, 3199, 4010 parsel sayılı taşınmazlar ile 1091 parsel sayılı taşınmazda kayıtlı 2, 3, 4, 8, 10, 11, 12, 15 ve 16 numaralı bağımsız bölümler üzerindeki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davacının kendi kullanımında olan 2237 parsel sayılı taşınmaz yönünden keşif giderlerini yatırmayarak satış dışı kalmasını sağladığını, bu taşınmaz yönünden yeniden süre verilerek gerekli usuli eksiklerin tamamlanması gerektiğini beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 94 üncü maddesi, 3. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 698 inci ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre dava konusu 2948, 2030, 3199, 4010 parsel sayılı taşınmazlar ile 1091 parsel sayılı taşınmazda kayıtlı 2, 3, 4, 8, 10,11, 12, 15 ve 16 numaralı bağımsız bölümler yönünden davalı ...'ün temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir. 2. Dava konusu 2237 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; ortaklığın giderilmesi davaları nitelik olarak çift taraflı davalardır. Çift taraflı davalarda yine bir davacı ve davalı vardır; ancak bu roller sadece şekli bir anlam taşır. Çünkü bu davalarda her iki taraf, davacı ve davalıya ait özelliklere aynı anda sahip olur. Öyle ki bu davalarda davalı taraf da sanki aynı konuda bir dava açmış gibi değerlendirilir. Çift taraflı davaların iki temel özelliği vardır. Taraflar arasındaki hukukî ilişki, her iki tarafa da aynı şeyi talep edebilecekleri bir dava açma ... verir. Başka bir ifadeyle, taraflar bu davada aynı sebebe dayanarak aynı şeyi talep ederler. Diğer taraftan; çift taraflı davalarda taraflar arasındaki hukuki ilişkinin niteliği gereği, davacının yanısıra davalıların lehine de hüküm kurulur. Öte yandan; 6100 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi gereğince kanunun belirlediği süreler kesindir. Hâkim, tayin ettiği sürenin kesin olduğuna karar verebilir. Aksi hâlde, belirlenen süreyi geçirmiş olan taraf yeniden süre isteyebilir. Bu şekilde verilecek ikinci süre kesindir ve yeniden süre verilemez. Kesin süre içinde yapılması gereken işlemi, süresinde yapmayan tarafın, o işlemi yapma ... ortadan kalkar. Kanun ya da hakim tarafından tayin edilmiş olan kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen bir işlemin bu süre geçtikten sonra yerine getirilmesine yasal olanak bulunmamaktadır. Kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen işlem bazen davanın kaybedilmesi sonuçlarını da doğurmaktadır. Davaların uzamasını veya uzatılmak istenmesini engellemek üzere konan kesin süre kuralı, kanunun amacına uygun olarak kullanılmalı, davanın reddi için bir araç sayılmamalıdır. Bu nedenle de hakim tarafından kesin süre verilirken; 1. Kesin süreye konu işlemin gerekli ve tarafların yerine getirebileceği bir işlem olması, 2. Verilen sürenin işlemin yapılması için yeterli ve makul bir süre olması, duruşma gününe kadar kesin süre nedeniyle yapılacak işlem sonrası başka bir işleme gerek yok ise bu sürenin takip eden duruşma gününe kadar verilmesi, 3. Yapılması gereken iş veya işlemler birer birer, varsa masraflarının da miktarıyla birlikte açıkça gösterilmesi, 4. Sürenin kesin olduğu ve sonuçlarının tarafa açıklanması zorunludur. Somut olayda; 07.03.2012 tarihli duruşma ara kararında, belirlenen günde yapılacak keşif giderlerinin yatırılması için davacı tarafa kesin süre verilmiş ise de kesin süreye uyulmamasının sonuçları açıkça belirtilmemiştir. Bu durumda verilen bu süre sonuç doğurmaz. Diğer taraftan, yukarıda da açıklandığı üzere ortaklığın giderilmesi davaları çift taraflı davalardan olması nedeniyle davalılar da davacı ile aynı haklara sahip olduklarından Mahkemece, her iki tarafa da keşif giderlerini yatırmak üzere süre ve imkan verilmesi gerektiği açıktır. Hal böyle olunca; Mahkemece, öncelikle davacı tarafa keşif giderlerinin yatırılması için 6100 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ve yukarıda açıklanan ilkelere uygun şekilde kesin süre verilmesi, davacı tarafça süresi içerisinde keşif giderlerinin yatırılmaması durumunda, davanın niteliği gereği davalı tarafa keşif giderlerini yatırıp yatırmayacakları sorularak sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Mahkemece, dava konusu 2237 parsel sayılı taşınmaz yönünden değinilen hususlar gözardı edilerek yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı ... vekilinin dava konusu 2948, 2030, 3199, 4010 parsel sayılı taşınmazlar ile 1091 parsel sayılı taşınmazda kayıtlı 2, 3, 4, 8, 10,11, 12, 15 ve 16 numaralı bağımsız bölümlere yönelik temyiz itirazlarının reddi ile bu taşınmazlar yönünden hükmün ONANMASINA, Taşınmazların satış bedelinden payına düşecek paranın %011,38 oranında hesaplanacak onama harcından peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiyesinin temyiz edene yükletilmesine, 2. Davalı ... vekilinin 2237 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının bu taşınmaz yönünden BOZULMASINA, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,19.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.