Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2022/6034 E. 2023/6331 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/6034
Karar No
2023/6331
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/752 E., 2022/1178 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 4. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2020/11 E., 2021/611 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, mümkün olmadığı takdirde alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirket arasında ... Projesi D Blok, 9. Kat C numaralı dairenin 160.000 USD ve KDV bedel ile satışı için 06.12.2014 tarihli sözleşme imzalandığını, bu sözleşmenin daha sonra 29.12.2016 tarihinde revize edildiğini, geç teslime ilişkin 2.880,00 USD indirim yapıldığını, taşınmazın 30.12.2017 tarihinde teslim edileceğinin taahhüt edildiğini, taşınmazın belirtilen sürede de teslim edilmediğini belirterek davalı adına kayıtlı bulunan dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkil adına tescilini; talebin reddi hâlinde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, taşınmazın dava tarihindeki rayiç bedelinin davalı ... İnşaat San. A.Ş'den alınarak müvekkiline ödenmesini, bu talebin de reddi hâlinde taşınmaz için satış vaadi sözleşmesi uyarınca müvekkilince ödenen 152.480,00 USD'nin sözleşme bedelinin ödeme günlerinden itibaren işleyecek en yüksek yasal faizi ile birlikte davalı şirketten tahsilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının satış bedelini ve sözleşmeye ek olarak ödemesi gereken bedelleri ödemediğini, davacının tapu iptali ve tescil talep edemeyeceğini, davacının sözleşmede yer alan yükümlülüklerini yerine getirmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi ile davacının satın almış olduğu 9C numaralı bağımsız bölümün içinde yer aldığı D blokta inşaatının tamamlanmamış durumda olduğu, ortak alanların tamamlanmamış, ince işlerin ve bloklar etrafında bahçe tanzimi ve peyzajın başlanmamış olduğu, davaya konu D Blok 9 numaralı bağımsız bölümün 07.01.2020 dava tarihi itibarıyla rayiç değerinin 385.000,00 TL kadar olabileceğinin tespit edildiği gerekçesiyle davacının tapu iptali ve tescil davasının reddine, rayiç bedele ilişkin isteminin kabulü ile 385.000,00 TL'nin dava tarihi olan 07.01.2020 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; taşınmaz natamam hâlde olduğu için bilirkişi raporunda hesaplanan rayiç değer taşınmazın bu natamam hâli üzerinden hesaplandığından, dolar kuru çok yükseldiğinden, müvekkilinin zarara uğradığını, müvekkilinin davalıya ödediği bedelin denkleştirici adalet ilkesine göre ulaşacağı miktarın hesaplanması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı rayiç değerin zararlarını karşılamadığını, bu nedenle denkleştirici adalet ilkesi gereği hesaplama yapılması gerektiğini ileri sürmüş ise de; davacının zararı sözleşme yerine gelseydi malvarlığına eklenecek tutar kadar olduğu, bu tutarın da taşınmazın dava tarihindeki rayiç değeri olduğundan bu değeri geçen zararın hüküm altına alınmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesine benzer beyanlarını tekrarlayarak kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, yap-satçı yüklenicinin temlikine dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün olmadığı takdirde alacak istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. Eser sözleşmelerinin bir türü olan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi, taraflara karşılıklı hak ve borçlar yüklemekte; yüklenici, finansman sağlayarak arsa malikinin taşınmazı üzerine bina yapma işini üstlenmekte, arsa maliki ise inşa edilecek binadaki bir kısım bağımsız bölümlerin mülkiyetini yükleniciye devretmeyi vaat etmektedir. 3. Arsa maliki ile yüklenici arasında düzenlenen inşaat sözleşmesi gereğince yükleniciden bağımsız bölüm temlik alınmasına dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil davaları ile ilgili olarak kanunlarımızda bir düzenleme mevcut olmadığından bu konulardaki uyuşmazlıkların çözümünde uygulanan 30.09.1988 tarihli ve 1987/2 Esas, 1988/2 Karar sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı benimsenmiştir. 4. Öte yandan yüklenicinin arsa payı karşılığı inşaat yapmakta olduğu veya arsa sahibinin aynı zamanda yüklenici sıfatıyla hareket ederek (yap-satçı konumunda) inşâ etmekte olduğu binalardan bağımsız bölüm satın alınması hâlinde Borçlar Kanunu'nun 163 üncü maddesi (TBK m. 184) gereğince üçüncü kişiye yapılacak temlikin yazılı olması yeterlidir. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.12.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/6034, K. 2023/6331, T. 18.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2022-6034-e-2023-6331-k-6c6fcbc94fac