Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2022/5900 E. 2023/5879 K. – Tapu İptali Ve
Konu: Tapu İptali Ve Tescil
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/5900
- Karar No
- 2023/5879
- Karar Tarihi
- Konu
- Tapu İptali Ve Tescil
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1603 E., 2022/1854 K. DAVACILAR : ... vd. vekilleri Avukat ... vd. DAVA TARİHİ : KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bafra 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/278 E., 2022/169 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; Samsun ili, Bafra ilçesi, Burunca Köyü yerleşim yerinin Derbent Barajı ... sahası nedeni ile istimlak edilmesinden dolayı müvekkillerinin köylerindeki yerleşim yerlerini boşaltmak zorunda kaldıklarını, bunun üzerine köy heyetinin 01.08.1986 tarihinde muhtar ... ... başkanlığında toplanarak ... yerleşim merkezi olarak Çamlık Mevkiinden alacakları yerleşim yeri için yapılacak işlemlerin görüşülerek ve 1989/2 sayılı Kararı ile karara bağladıklarını, köy hizmetleri tarafından uygun görülen yerlerin parsellendiğini, bu yerleşim yerine herkesin kura sureti ile yerleşeceğini ancak daha önce bu yer sahiplerinin yerine herkesin kura sureti ile yerleşeceğini, ancak daha önce bu yer sahiplerinin Bafra Kaymakamlığı'nın emri ile ... Bankası Bafra şubesine 415.000,00 TL yatırılması gerektiği kura öncesi yatırılan paranın makbuzunun ibraz edenlere yerlerinin verilmesine oy birliği ile karar verildiğini, müvekkillerinin Samsun ili, Bafra ilçesi, Burunca Köy yerleşim yerinin Derbent Barajı ... sahası nedeni ile istimlak edilmesi nedeni ile köylerindeki yerleşim yerlerini boşlatmak zorunda kaldıklarını, köy hizmetlerinin kendilerine gösterdikleri parsellere yerleştirildiklerini mahkemece uygun görülmesi halinde duruşmalar sırasında dinletecekleri tanık beyanları ile kullanım alanları tespit edilerek kullanım miktarlarına ayrı ayrı adlarına tescillerini istediklerini, yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde: davacılar tarafından emsal olarak sunulan 131 ada 109 parsel, 19.12.2003 tarihinde köy tarafından ... ...'a satıldığını, bu parselin 2003 senesinde satışının yapılmış olması davanın konusu ola ile ilgisinin bulunmadığını, Köy Kanun'un 9 uncu maddesine göre Köy İhtiyar Heyetinin taşınmazı satış yetkisi bulunmadığını, taşınmazın niteliğine göre satılamayacak kamu malı niteliğinde olduğunu, kamulaştırma ve hükmen tescil yoluyla tapuda Köy Tüzel Kişiliğinin malik olduğunu, davacıların 20 yıl süreyle malik sıfatıyla zilyetliğe de dayanmakta olduğunu, dava konusu taşınmaza 1963 yılında kadastro geçtiğini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ... Bankası'na yazılan yazı cevabında evrak saklama süresi 10 yıl olduğundan bahisle istenilen belgelere rastlanılmadığı bildirilmişse de, dosya içerisinde bulunan 01.08.1986 tarihli Köy İhtiyar Heyeti kararında yer tahsisi yapılacak kişilerden 415.00 Eski Türk Lirası bedelin alınmasına, bedeli yatırarak makbuzu ibraz edenlere kura sonucu yer tahsisi yapılmasına karar verildiği, ödeme yapmayan kişilerin kuraya dahil edilmediği, daha sonra ödeme yapan kişilere sonradan yer tahsisi yapılmasına karar verildiği anlaşıldığından ilgili köy ihtiyar heyeti kararlarından ve noter kura tutanağından davacıların bedeli ödediği tespit edilmiş ve bu itibarla 442 sayılı Köy Kanun'u gereği davacıların tapu tescilini talep hakkına sahip olduğu kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri ve İstinaf Aşamasındaki Süreç Davalı istinaf dilekçesinde; davada köy yerleşim planı işlemlerinin usulü şartlar dairesinde ve 3367 sayılı Kanuna göre yapılmadığını, Valilik onayı ve komisyon teşkilinin olmadığını, resmi satış sözleşmesi yapılmadan ve bu resmi satış sözleşmesi işlemi kaymakamlık ve valilik tarafından onaylanmadan açılan davanın dinlenmesinin mümkün olamayacağını, davada alınan ek bilirkişi raporlarında ...'in kullanımında olduğu iddia edilen alanlar Bafra 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/162 Esas sayılı davasına da konu olduğu, HMK madde 114/ı bendi gereği derdestlik dava şartı olup davanın bu yönüyle de reddi gerektiğini, yine ...'ın işbu dava ile birleştirilen Bafra 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/163 Esas sayılı davasında da davacılardan bir tanesinin ... olması, bu durumda hem işbu asıl dosyada hem de birleşen davada ...'ın aynı yerleri kullandığı ve aynı yerlere ilişkin talepleri olduğu anlaşıldığından burada da derdestlik dava şartına aykırılık bulunduğunu, yine davacı tarafın ödeme olgusunu ispat edemediğinden davanın reddi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararma karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerle temyiz isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 2. 442 sayılı Köy Kanunu’nun 4 üncü maddesinde yer ... “Tarlası olmıyan veya yetişmiyen köylüye köyün sınırı içinden ... haliden bir parça ayırıp vermek ve tasarrufu mal sandığına veya sair dairelere geçmiş olan araziyi köy namına satın alıp arazisi olmıyanlara vermek ve bedelini taksitle köy sandığına ödetmek mecburidir.” hükmü, ihtiyacı olan köylüye köy ihtiyar heyetince taşınmaz satışını içermektedir. 3. Yasa ve Yargıtay uygulamaları ile HGK'nın 13.03.2013 tarihli ve 2012/14-1375 Esas, 2013/342 Karar sayılı ilamında da açıkça açıklandığı üzere bu tür satışların resmi şekilde yapılması ... aranmaksızın sadece satışın geçerliliği için kaymakamlık onayı şartı aranmaktadır. 4. 6.2.1 Türk Medeni Kanunu'nun “Miras ortaklığı” başlıklı 640 ıncı maddesinde; “Birden çok mirasçı bulunması halinde, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar, mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir. Mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olurlar ve sözleşme veya kanundan ... temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler." 5. 6.2.2 Tereke (miras ortaklığı) TMK'nın 701 ve devam eden maddeleri uyarınca elbirliği (iştirak) mülkiyetine tâbidir. Elbirliği mülkiyeti, yasa veya yasada gösterilen sözleşmeler uyarınca, aralarında ortaklık bağı bulunan kişilerin, bu ortaklık nedeniyle bir mala veya hakka birlikte malik olmaları durumudur. TMK'nın 701-703 üncü maddelerinde düzenlenen bu tür mülkiyetin (ortaklığın) tüzel kişiliği olmadığı gibi ortaklardan her birinin doğrudan doğruya bir hakkı da bulunmamaktadır. Mülkiyet, bir bütün olarak ortakların hepsine aittir. Başka bir deyişle, ortaklık tasfiye ile sona erinceye kadar ortaklardan her birinin ayrı bir mal veya hakkı olmayıp, hak sahibi ortaklıktır. 6. 6.2.3 Elbirliği (iştirak) hâlinde mülkiyet türünde malikler, mülkiyet payları ayrılmadığından paydaş değil, ortaktır. Bu ilke TMK'nın 701 ... maddesinde; “...Kanun ve kanunda öngörülen sözleşmeler uyarınca oluşan topluluk dolayısıyla mallara birlikte malik olanların mülkiyeti, elbirliği mülkiyetidir.’’ şeklinde hüküm altına alınmıştır. 3. Değerlendirme 1. Kural olarak davacı sıfatı (aktif husumet) hakkın malikine, davalı sıfatı (pasif husumet) ise o hakka uymakla yükümlü olan kişiye aittir. 2. Eldeki dava 442 sayılı Köy Kanunu’nun 4 üncü maddesine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Davacı, murisi ... ...'a bedeli karşılığında tahsis edilen dava konusu taşınmazlarda, kullanım alanı belirlenerek, bu yerlerin tapusunun iptali ile adına tescili talebinde bulunmuştur. ... ...'ın mirasçılık belgesine göre davacıdan başka dava dışı mirasçıları bulunmaktadır. Elbirliği mülkiyeti devam ettiği sürece mirasçıların bağımsız payları ve tasarruf yetkileri bulunmadığı gibi kendi adlarına tescil talepli dava açma olanağı da yoktur. Böyle bir davaya sonradan muvafakat vermek veya terekeye temsilci atamak suretiyle usuli eksikliğin tamamlanması mümkün değildir. Her ne kadar davacı, diğer mirasçıların da muvafakatinin bulunduğunu ileri sürmüş ise de esasen dosyada bu yönde bir delil de yoktur. Hâl böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabul kararı verilmesi isabetsiz olup temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görülmüştür. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.11.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.