Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2022/5848 E. 2023/5937 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/5848
Karar No
2023/5937
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1964 E., 2022/1598 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/101 E., 2020/474 K. Taraflar arasındaki ön alım hakkına dayalı tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın, davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... ile müvekkilinin hissedar oldukları Ankara İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 23329 ada 14 parselde bulunan arsanın 104,82 metrekarelik hissesinin tapuda 136.000,00 TL bedel göstermek suretiyle 23.10.2017 tarihinde müvekkilinden habersiz satın alındığını, davalının arsa hissesi için tapuda gösterdiği 136.000,00 TL bedelin arsanın ortağı müvekkilinin ön alım hakkını kullanmasını engellemek için muvazaalı olarak yüksek gösterildiğini, müvekkilinin muvazaalı bu satıştan davalının gönderdiği ihtarnamenin tebliğ edildiği 14.11.2017 tarihinde haberdar olduğunu belirterek önalım hakkının kullanılması nedeniyle davalı adına kayıtlı payın iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin taşınmazı satın aldığı değerin taşınmazın gerçek değeri olduğunu, muvazaalı bir satış yapılmadığını, dava konusu taşınmaz üzerinde davacıya ait bina bulunduğunu bu kısmın davacıya ait olduğunu, arsa üzerinde hisse sahibi olanların kendi paylarına düşen kısmı kullanacak şekilde fiili taksim yolu ile arsayı kullanmakta olduklarını, fiili taksim yolu ile kullanılan taşınmazların ön alım hakkının ileri sürülemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bedelde muvazaa iddiası reddedilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu arsada dava dilekçesinde de bahsedildiği üzere davacıya ait bina bulunmakta olduğunu ve bu kısmın davacıya ait olduğunu, yani arsa üzerinde hisse sahibi olanlar kendi paylarına düşen kısmı kullanacak şekilde fiili taksim yolu ile arsayı kullandıklarını belirterek kararın kaldırılması gerektiğinden bahisle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının bedelde muvazaa iddiasının kanıtlanamadığı ve fiili taksim de bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ön alım hakkına dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 732, 733 ve 734 üncü maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.12.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/5848, K. 2023/5937, T. 04.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2022-5848-e-2023-5937-k-4c464d83adea