Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/10948 E. 2024/2641 K. – Kurum İşlemini

Konu: Kurum İşleminin İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/10948
Karar No
2024/2641
Karar Tarihi
Konu
Kurum İşleminin İptali

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2393 E., 2023/1192 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 16. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/529 E., 2021/254 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir. Kararın davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili, davacıya Bağ-Kur emeklisi olan babası ...'den dolayı hak sahibi olarak babanın ölüm tarihinden itibaren ölüm aylığının bağlanması gerektiğinin tespitine, ...'in sigortalılığı sebebiyle hak sahibi olduğu ölüm aylığının davacıya tekrar bağlanmasına, iade yolunda başlatılan tahsil işleminin iptaline, ölüm aylığının kesinti yapıldığı tarihten itibaren yasal faiziyle birlikte ödemenin toplu olarak yapılmasına, ...’in ölümü tarihinden (1985) aylığın bağlanma tarihine (2004) kadar olan ödemelerin yasal faizi ile birlikte toplu olarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II.CEVAP Davalı vekili tarafından; 2013/26 sayılı Genelge gereği yapılan gelir tespiti sonucunda düzenlenen 09.10.2018 Tarih ve 2018/MED/037 sayılı denetim raporu gereğince davacının tüm gelirleri baz alınarak, mevzuat çerçevesinde yapılan inceleme ve araştırma sonucu düzenlenen raporda; davacının her türlü kazanç ve irattan elde etmiş olduğu toplam gelirinin 2013/Ocak ile 2016/Ekim aylarında brüt asgari ücretin üstünde olduğunun belirtildiğini, bu itibarla davacıya 2013/Ocak ile 2016/Ekim ayları arasında ödenen aylıkların adına borç çıkarıldığını beyanla davanın reddini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulü ile davacı .....T.C. kimlik numaralı ...'e babasından dolayı ödenmekte olan yetim aylıklarının 2013/26 sayılı genelge gereğince kesilerek geçmişe yönelik 21.262,00 TL yersiz ödeme borcu tahakkuk ettirilmesinde ve aylıklarından kesinti yapılmasına yönelik kurum işleminde hukuka uyarlılık bulunmadığından kurum işleminin iptali ile davacının aylıklarından geçmişe yönelik olarak yapılan kesintilerin davacıya yasal faizleriyle beraber iadesine, davacının 1985-2004 dönemi ölüm aylıklarını zamanaşımı nedeniyle talep edemeyeceği anlaşıldığından bu yöndeki talebinin reddi ile aynı zamanda davacıya davalı kurum tarafından 17.01.1985 tarihinde vefat eden.... Bağ-Kur numaralı 1479 sayılı Kanun'a tabi emekli sigortalı babası ...'den dolayı 01.10.2016 tarihinden itibaren yeniden aylık bağlandığı anlaşıldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekilleri istinaf yoluna başvurmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu olaya zamanaşımı hükümlerinin uygulanamayacağını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2018/427 E ve 2018/949 K sayılı kararı gereğince yaşlılık ve ölüm aylıklarının zamanaşımına uğramayacağını beyanla ilk derece Mahkemesi kararının bu yönden kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; Kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla ilk derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesi'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının eşinin ölümü nedeniyle 5434 sayılı Kanun kapsamında aldığı dul aylığı yanında, 1479 sayılı Kanun'a tabi olan babası üzerinden almakta olduğu ölüm aylığının kesilmesi ve bu aylığa ilişkin ödemeler nedeniyle borç çıkarılması işleminin İlk Derece Mahkemesi kararında da yer alan yasal düzenlemelere uygun olmadığı, 2016/Ekim tarihinden itibaren aylığın yeniden bağlandığı hususu kapsamında davalı Kurum vekilinin istinaf talebinin reddinin, davacının 1479 sayılı Kanun'a tabi olan babası üzerinden ölüm aylığı bağlanmasına ilişkin talepleri üzeriden de 5 yıldan fazla zaman geçmiş olduğundan da davacı vekilinin istinaf taleplerinin reddinin gerektiği, bu itibarla; İlk Derece Mahkemesince delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın yerinde olduğu anlaşılmış olup ayrıca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığından, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur. Davalı Kurum vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 34 ve 54 üncü maddeleri, 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/10948, K. 2024/2641, T. 13.03.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-10948-e-2024-2641-k-da6678b3b348