Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2022/4539 E. 2023/5492 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/4539
Karar No
2023/5492
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/534 E., 2022/494 K. KARAR : Asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : Nevşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/143 E., 2021/378 K. Taraflar arasındaki asıl davada ve karşı davada muhdesat aidiyetinin tespiti isteminden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı-karşı davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun HMK.nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Nevşehir ili, Acıgöl ilçesi, ... Köyü, 137 ada 7 parselde kayıtlı taşınmazda hissedar olup taraflar arasında ortaklığın giderilmesi davası bulunduğunu, müvekkilinin taşınmaz üzerinde yaptırdığı evler, garajlar ve mandırada ailesiyle birlikte oturduğunu, 40 yılı ... süredir de burada yaşadığını, davalı ...'un ise İstanbul'da yaşamakta olup evler ile bir ilgisi olmadığını, zamanında babası ...'in çok istemesine rağmen müvekkilinin bu taşınmazların tapusunu üzerine almadığını ileri sürerek; 137 ada 7 parselde bulunan taşınmaz üzerindeki evler, garajlar ve mandıranın müvekkiline aidiyetinin tespitini talep etmiştir. II. CEVAP VE KARŞI DAVA: 1. Davalı vekili, binanın 1982 yılında muris ... ... tarafından yaptırılmış olup davacının söz konusu evi kendisinin yaptırdığı iddiasının asılsız olduğunu ... yapıldığı tarihte davacının 5 yaşında olduğunu, müvekkili ...'in ise dava konusu ... bir kısmını 2012 yılında kendisinin yaptırdığını, yaz tatillerinde memleketi ...'e gelip kendi evinde konakladığını, davacının ise 1999 yılında İstanbul'a gittiğini ve işlerinin kötüye gitmesi sebebiyle 2004 yılında Nevşehir'e geri döndüğünü bu zamandan beri de ailesiyle birlikte babasının evinde babasının ekonomik desteğiyle yaşadığını, davacının bağımsız bir ekonomik desteği yokken dava konusu muhdesatı yaptırdığını iddia etmesinin haksız ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, mandıra ve mandıranın üzerindeki yıkık yapının da yine muris ... ... tarafından yapıldığını ileri sürerek, haksız ve hukuka aykırı asıl davanın reddini; karşı davanın ise kabulü ile 137 ada 7 parselde kayıtlı taşınmazın muhdesatlardan biri olan ... ve eklentisi garajın müvekkiline ait olduğunun tespitini talep etmiştir. 2. Karşı davaya cevap: Davacı-karşı davalı vekili, karşı davanın kötüniyetli açıldığını, karşı davacının İstanbul'da yaşamakta olup dava konusu muhdesatlarla alakası olmadığını, ağabeyi ...'un desteğiyle evleri, mandıraları ve garajları müvekkili ...'ın yaptırdığını ileri sürerek; asıl davanın kabulünü, karşı davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller neticesinde; keşif esnasında dinlenen mahalli bilirkişi ... ...'in ... raporunda 4. yapı olarak gösterilen taşınmazın ikinci katının ... tarafından yaptırıldığı, diğer taşınmazların muris ... ... tarafından yaptırıldığı yönündeki beyanları, davacı-karşı davalı tanığı ...'in, ... raporunda 4. yapı olarak belirtilen kısmın sıva, alçı, şap, fayans gibi işlerinin kendisi tarafından ... adına yapıldığına ilişkin beyanları, tanık ... ...'in, ...'un şu anda oturduğu evini kendisinin yaptırdığı yönündeki beyanları, tanık ...'un ... raporunda 4. yapı olarak belirtilen kısmın zemin katındaki eklenti yerinin ve ikinci katının ... tarafından, diğer taşınmazların ... ... tarafından yaptırıldığı yönündeki beyanları, tanık ...'in ... raporunda 4. yapı olarak belirtilen kısmın zemin katındaki eklenti yerinin ve ikinci katının ... tarafından, diğer taşınmazların ... ... tarafından yaptırıldığı yönündeki beyanları bir bütün olarak değerlendirildiğinde ... raporunda belirtilen 4.yapının ilk katında yer ... eklenti kısım ile ikinci katının davalı-karşı davacı ... tarafından meydana getirildiğinin ... olduğu, diğer taşınmazların ise muris ... ... tarafından meydana getirildiğinin anlaşıldığı, her ne kadar tanık ... ..., davacı-karşı davalı ...'ın şu anda oturduğu ... kendisi tarafından yaptırıldığını beyan etmiş olsa da tanığın köylere simit satmasından dolayı davacıyı tanıdığını beyan etmesi, diğer tanıkların ise tarafların komşuları ve akrabaları olması nazara alındığında işbu tanığın beyanlarına itibar edilmeyerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Her ne kadar mahkememiz 18/05/2021 tarihli celsesinde; davacı-karşı davalı vekiline muhdesatın aidiyetini istediği taşınmazların değerinin 775.297,30-TL olduğu belirtilerek tamamlama harcı yatırtılmışsa da, dava konusu taşınmazın tapu kaydının incelenmesinde taşınmazın 1/2 payının davalı-karşı davacı ... adına kayıtlı olduğu bu haliyle kendisini vekille temsil ettiren asıl davada davalı konumundaki ...'a karşı açılan davanın değerinin 387.648,65-TL olması gerektiği anlaşılmakla, reddedilen bu miktar üzerinden vekalet ücreti hesaplanmıştır. Her ne kadar mahkememiz 18/05/2021 tarihli celsesinde; davalı-karşı davacı vekiline muhdesatın aidiyetini istediği taşınmazların değerinin 336.164,50-TL olduğu belirtilerek tamamlama harcı yatırtılmışsa da, dava konusu taşınmazın tapu kaydının incelenmesinde taşınmazın 1/2 payının davalı-karşı davacı ... adına kayıtlı olduğu bu haliyle dava değerinin 168.082,00-TL olması gerektiği anlaşılmakla, dava değeri olan 168.082,00-TL üzerinden karar ve ilam harcı ile vekalet ücreti hesaplanmıştır..." gerekçesiyle; asıl dava yönünden açılan davanın reddine, karşı dava yönünden açılan davanın kabulü ile; ... bilirkişisi Alpen ...'in 01/03/2021 havale tarihli ek raporunda 4. yapı olarak belirtilen yapının 1. katında bulunan 158,05 m2'lik eklenti kısmının ve 4. yapının 2. katının davalı-karşı davacı ...'a aidiyetinin tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı/karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı-Karşı davalı vekili: Müvekkili ...'ın yaklaşık 40 yıldır dava konusu taşınmazda oturduğu ve fiilen kullandığı kısmı bizzat çalışarak yaptırdığını, dava konusu evi yaptırdığının dinlenen tanıklarca ve mahalli bilirkişilerce açıklandığını, babası ...'in ölmeden tapusunu dahi vermeyi teklif ettiğini ancak müvekkilinin almadığını, binanın elektrik ve su faturalarının davacı tarafından yatırıldığını, karşı tarafın açtığı dava da müvekkilimin yargılama giderlerinden ... başına sorumlu tutulmasının da doğru olmadığını, dahili davalı diğer mirasçıların da hisseleri oranında yargılama giderine hükmedilmesi gerekirken sadece müvekkili ...'dan istenmesinin usul ve yasalara aykırı olduğunu ileri sürerek hükmü istinaf etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... Yukarıda açıklanan yasal düzenlenmeler ve ilkeler ışığında somut uyuşmazlık incelendiğinde; Davacı karşı davalının 19.02.2021 tarihli ... bilirkişinin ek raporunda belirtilen 1, 2 ve 3 nolu yapıları kendisinin yaptığını iddia ettiği, mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarından 1, 2 ve 3 nolu yapıların miras bırakan ... ..., 4 nolu yapının 2. katının ise davalı karşı davacı tarafından yapıldığının beyan edildiği, mahkemece kabul kararı yönünden harç, yargılama ve vekalet ücretinin davacı karşı davalının tapudaki payı oranında tahsiline karar verildiğinin anlaşılmasına göre bu yönlere ilişkin istinaf başvurusu yerinde değildir. Ancak mahkemece karşı dava yönünden muhdesatın aidiyetine karar verilmiş olup kural olarak muhdesatın arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemeyeceğinden mahkemece muhdesatın davalı karşı davacı tarafından yapıldığının tespitine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olup bu hatanın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden yukarıda açıklanana nedenle HMK'nın 353/1-b/2. maddesi uyarınca davacı karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü gerektiği..." gerekçesiyle; davacı karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, Nevşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/143 E. -2021/378 K. sayılı kararının yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına; davanın yeniden esasıyla ilgili olarak; asıl dava yönünden; açılan davanın reddine; karşı dava yönünden açılan davanın kabulü ile ... bilirkişisi Alpen ...'in 01/03/2021 havale tarihli ek raporunda 4. yapı olarak belirtilen yapının 1. katındaki 158,05 m2'lik eklenti kısmının ve 4. yapının 2. katının davalı-karşı davacı ... tarafından yapıldığının tespitine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı/karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı-karşı davalı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerle hükmü temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl davada ve karşı davada uyuşmazlık; muhdesat aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri. 2. Bilindiği üzere ve kural olarak tespit davalarında; tespit davası açanın hukuki yararının varlığı gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 106 ncı maddesinin 2 nci fıkrasında “tespit davası açanın, kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında, bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmalıdır.” denilmektedir. 3. 6100 sayılı Kanunun 114 üncü maddesinin (h) bendine göre, davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması dava şartıdır. Aynı Kanunun 115 ... maddesi uyarınca mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır ve dava şartı noksanlığının tespiti halinde davanın usulden reddine karar verir. 4. Öğretide ve Yargıtay’ın devamlılık gösteren uygulamalarında, taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davasının, kentsel dönüşüm uygulamasının ya da kamulaştırma işleminin bulunması gibi istisnai durumlarda muhdesat aidiyetinin tespiti davasının açılmasında güncel hukuki yararın bulunduğu kabul edilmektedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun ilgili maddeleri şöyledir: “A. Taşınmaz mülkiyetinin içeriği III. Arazideki yapılar 1. Arazi ve yapı malzemesi b. Tazminat Madde 723- Malzeme sökülüp alınmazsa arazi maliki, malzeme sahibine uygun bir tazminat ödemekle yükümlüdür. Yapıyı yaptıran arazi maliki iyiniyetli değilse hâkim, malzeme sahibinin uğradığı zararın tamamının tazmin edilmesine karar verebilir. Yapıyı yaptıran malzeme sahibi iyiniyetli değilse, hâkimin hükmedeceği miktar bu malzemenin arazi maliki için taşıdığı en az değeri geçmeyebilir. IV. Araziye dikilen fidanlar Madde 729- Bir kimse başkasının fidanını kendi arazisine ya da kendisinin veya bir üçüncü kişinin fidanını başkasının arazisine dikerse, başkasının malzemesini kullanarak yapılan yapılara veya taşınır yapılara ilişkin hükümler bunlar hakkında da uygulanır. Ağaçlar ve ormanlar üst hakkına konu olamaz.” 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile özellikle İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/4539, K. 2023/5492, T. 09.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2022-4539-e-2023-5492-k-4d5db337cebd