Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2022/4075 E. 2022/7657 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/4075
Karar No
2022/7657
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ : Uşak 2. Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki ön alım hakkına dayalı tapu iptal ve tescil davası sonucunda mahkemece davanın kabulüne dair verilen hükmün istinaf incelemesi sonucunda istinaf talebinin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine dair verilen kararın Dairemizce bozulması üzerine, mahkemece verilen 13.05.2022 günlü direnme kararının Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, dosya 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunun 373. maddesinin 5. fıkrası uyarınca Dairemize gönderilmiştir. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeriğindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, önalım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin hissedarı bulunduğu, Uşak ili, Merkez ... ... 793 ada, 15 parsel sayılı taşınmazdaki 309/1756 hisseyi muvazaalı olarak gerçek değerinin üzerinde 180.000,00 TL satış bedeli gösterilmek suretiyle satın aldığını, hissenin keşif yolu ile gerçek satış fiyatının belirlenmesi gerektiğini beyanla dava konusu taşınmazda davalıya ait payın önalım ... nedeniyle tapusunun iptaliyle davacı adına kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk derece mahkemesince 11/04/2017 tarih, 2016/252 Esas ve 2017/178 sayılı Kararında davanın reddine dair karar verilmiş, verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuş, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 13/12/2017 tarih ve 2017/729 Esas, 2017/1223 sayılı Kararı ile öncelikle davada önalım bedeli olarak resmi senette gösterilen 180.000,00 TL satış bedeli ile davalı tarafından ödenen harç ve masraflar toplamı olan 3.600,00 TL olmak üzere toplam 183.600,00 TL dava değeri üzerinden peşin harcın ikmal edilmesi, bu zorunluluk yerine getirildiği takdirde davaya devam edilmesi gerektiği gerekçesiyle yargı harçlarının ikmali için taraf vekillerinin işin esasına yönelik istinaf talepleri incelenmeden kabulü ile Uşak 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 11/04/2017 tarih, 2016/252 Esas ve 2017/178 sayılı Kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Yeniden yapılan yargılamada, davacı tarafından 180.000,00 TL şuf'a bedeli ile 3.600,00 TL satış bedeli olmak üzere 183.600,00 TL şufa bedelinin depo edilmesi üzerine ilk derece mahkemesince; 25/06/2019 tarih, 2018/10 Esas ve 2019/503 sayılı Kararında davanın kabulü ile Uşak ili, Merkez ilçesi, ... ... Mh. 793 ada 15 parsel numaralı taşınmazda davalı ... adına kayıtlı 309/1756 payın tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, karar verilmiş; verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 23/10/2019 tarih ve 2019/2521 Esas, 2019/1277 sayılı Kararı ile davacı vekili tarafından yargılama sırasında tapudaki satış bedeli üzerinden önalım hakkını kullanmak istemediklerini beyan etmesine rağmen, mahkemece sonuçta resmi senetteki bedel üzerinden önalım hakkının kullandırılmasının ''talep ile bağlılık ilkesi'' ve ''vekilin davayı yönlendirme ...'' ilkelerine aykırı nitelikte olduğundan davanın reddine karar vermesi gerekirken, hatalı değerlendirme yapılarak davanın kabulüne karar verilmesi yasaya aykırı nitelikte olduğu belirtilerek davalı vekilinin istinaf istemlerinin kabulü ve HMK 353/(1)-b-2. maddesi gereğince ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına ve yeniden davanın reddine dair esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 27.10.2021 tarihli 2021/678 Esas- 2021/2389 Karar sayılı ilamı ile davacı vekili her nekadar 11/04/2017 tarihli celsede tapudaki satış bedeli üzerinden ön alım hakkını kullanmak istemediklerini beyan etmişse de bu beyanın feragat ya da hakkın özünden vazgeçme olarak kabul edilemeyeceği, yargılama sırasında 19.01.2016 tarihli resmi satış senedindeki bedel üzerinden depo kararı verilmiş olduğu belirtilerek oy çokluğu ile bölge adliye mahkemesinin kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, önceki kararda yazılı gerekçelerle direnme kararı verilmiştir. Direnme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Direnme kararı incelenmek üzere, 24/11/2016 tarihinde kabul edilen 6763 sayılı Kanunla, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanununun 373. maddesinin 5. fıkrası uyarınca, incelenmek üzere Dairemize gönderilmiştir. Direnme kararının Dairemizce incelenmesi üzerine; 11.04.2017 tarihli celsede davacı vekili "Tapudaki satış bedeli üzerinden önalım hakkını kullanmak istemiyoruz." diyerek beyanda bulunmuştur. Buna rağmen mahkemece 17/07/2018 tarihli celsede davacı vekiline şufa bedeli ve satış masraflarını yatırması için iki haftalık süre verilmiştir. 07.03.2017 tarihli celsede yargılamanın yürütülmesi ve nihai kararın verilebilmesi için davacı vekilinin beyanı alınmış, davacı vekili açık bir şekilde önalım bedelini yatırmayacağını belirtmiştir. Bunun üzerine yeniden önalım bedelinin depo edilmesinin istenmesi, yararsız bir işlem olacaktır. Nitekim davacı vekilinin bu beyanı üzerine mahkemece ilk olarak davanın reddine karar verilmiştir. Davalı lehine usuli kazanılmış hak doğduğundan, 17.07.2018 tarihli celsede satış bedelinin depo edilmesine ilişkin ara kararı, hukuki sonuç doğurmayacaktır. Bozma kararımızın yanılgılı değerlendirmelere dayandığı ve Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararının yerinde olduğu anlaşılmıştır. Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler usul ve yasaya uygun bulunduğundan yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle direnme kararının onanması gerekmiştir. SONUÇ: 1-İzmir Bölge Adliye Mahkmesi 14. Hukuk Dairesince verilen direnme hükmü yerinde olduğundan Dairemizin 27.10.2021 tarihli, 2021/678 Esas- 2021/2389 Karar sayılı bozma ilamının KALDIRILMASINA, 2-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, tüm dosya içeriğine, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, dosyanın İLK DERECE MAHKEMESİNE, kararın bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 12.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/4075, K. 2022/7657, T. 12.12.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2022-4075-e-2022-7657-k-c00ba366e33b