Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2021/5467 E. 2023/1027 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/5467
- Karar No
- 2023/1027
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ....Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 21.02.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belirlenen günde temyiz eden davalı vekili Av. ... ile karşı taraftan davacı vekili Av. ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosya ve içeriğindeki tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili ile davalı arasında noterde düzenleme şeklinde yapılan 24.07.2013 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile davalının, 1622 ada 98 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki binanın zemin katında bulunan sağ ve sol yola cepheli iki adet daireyi kat irtifakına geçildiği tarihte müvekkiline satmayı vadettiğini, sözleşmede kararlaştırıldığı üzere satış bedelinin, müvekkili tarafından söz konusu bina inşaatının demir, kalıp ve çatı işleri yapılmak suretiyle ödenmiş olduğunu, 12.02.2015 tarihinde kat irtifakına geçilmiş ise de davalının tapuyu devretmeyeceğini açıkça beyan ettiğini ileri sürerek, dava konusu taşınmazın zemin katında bulunan sağ ve sol yola cepheli 2 adet dairenin davalı adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, davaya konu satış vaadi sözleşmesinin iptali için ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/42 Esas sayılı dosyası üzerinden 23.01.2015 tarihinde dava açtıklarını, görülmekte olan davadan önce açılmış olduğundan aralarındaki irtibat nedeniyle her iki davanın 2015/42 Esas sayılı dosyada birleştirilmesini istediklerini; satış vaadi sözleşmesine konu işlerin davacı tarafından yapılmadığını, inşaatın 4. katı dahil demir ve kalıp işlerinin davacının babası Haziran Arıkan tarafından yapıldığını, 5. kat ile çatı işlerinin ise başka bir usta tarafından yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı tarafından .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/42 Esas, 2016/298 Karar sayılı dosyası ile dava konusu satış vaadi sözleşmesinin iptali istemiyle dava açılmış ise de mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın reddine karar verildiği ve kararın Yargıtay denetiminden geçerek 15.06.2021 tarihinde kesinleştiği, 2. Taraflar arasında noterde düzenlenen satış vaadi sözleşmesi ile davalının, 1622 ada 98 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki binanın zemin katında bulunan karşılıklı sağ ve sol yola cepheli iki adet dairenin davacıya satışını vadettiği ve satış bedelinin 110.000,00 TL olarak kararlaştırıldığı, ancak bedelin sözleşmede yazılı iş karşılığı olarak alındığının belirtildiği, mahallinde yapılan keşif ve akabinde dosyaya sunulan bilirkişi raporlarında; sözleşmede belirtilen zemin kattaki karşılıklı sağ ve sol yola cephesi olan iki adet dairenin 4 ve 6 No.lu dairelere tekabül ettiği tespit edilerek değerlerinin belirlendiği, davacının satış vaadi sözleşmesi gereği edimlerini yerine getirmiş olup davasında haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne ve 1622 ada 98 parsel üzerindeki binanın zemin katında bulunan 4 ve 6 No.lu bağımsız bölümlerin davalı adına olan tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin müteahhit sıfatıyla 1622 ada 98 parsel sayılı taşınmaz üzerinde yapacağı 5 katlı inşaatın demir işi, kalıp işi ve çatı işleri için davacının babası Haziran ile 110.000,00 TL bedelli bir eser sözleşmesi yaptığını, dava dışı Haziran’ın yapılan eser sözleşmesine istinaden... Noterliğince düzenlenen 24.07.2013 tarihli ibraname başlıklı belge ile söz konusu işlerin kendisi tarafından yapıldığını noter huzurunda imzaladığı ibraname ile kabul ederek müvekkilini ibra ettiğini, dava konusu satış vaadi sözleşmesinin dayanağının ise bahsi geçen eser sözleşmesi olduğunu, davacının söz konusu işleri kendisinin yaptığını iddia etmekte ise de bu işlerin babası Haziran tarafından yapmış olup davacının yaptığı bir iş bulunmadığını, bu nedenle satış vaadi sözleşmesinin baştan itibaren geçersiz olduğunu, Haziran'ın davalı müvekkilinden olan alacağını oğlu davacıya temlik ettiğine dair dosyada bir belge delil bulunmadığı gibi dava dilekçesinde de Haziran'ın yaptığı işten doğan alacağını oğluna devrettiğine dair bir iddianın da bulunmadığını ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalının istinaf itirazlarının, dayanak sözleşmenin davacının babası ile yapılan işin teminatı olduğu, bedelin ödendiği ve sözleşmenin geçersiz olduğu yönünde olup dayanak sözleşme içeriği incelendiğinde, teminat olarak düzenlenmediği, ancak bedelin nakit yerine davalının inşaatında yapılacak iş ile ödendiği ve işin yerine getirildiğinin anlaşıldığı, bu hali ile teminat olarak yapılmayan sözleşmenin geçerli olduğu, 2. Davalı vekilince, davacının babası ...’ın Edirne 2. Noterliğinin 24.07.2013 tarihli ve 7585 yevmiye No.lu ibranamesi ile söz konusu inşaattaki işleri kendisinin yaptığını ve yapılan işler bedelinin ödendiğini belirterek müvekkilini ibra ettiği ileri sürülmüş ise de söz konusu ibranamenin dayanak satış vaadi sözleşmesi ile aynı gün yapıldığı, bir kişinin aynı gün bedelini ödediği yer için bir satış vaadinde bulunmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, bu ibranamenin satış vaadi alınmakla aynı anda verildiği ve bedelin vaadi yapılan işler ile ödenmiş olduğunun kuvvetle muhtemel bulunduğu, davalının ise karşı edimini yerine getirdiğini sözleşme ile aynı kuvvette başkaca bir delille ispat edemediği anlaşıldığından, davanın reddine dair verilen yerel mahkeme kararının dosya kapsamına ve yasal mevzuata uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf itirazlarını tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taraflar arasındaki satış vaadi sözleşmesinin, davacının babası ile yapılan işin teminatı olarak yapılıp yapılmadığı, satış vaadi sözleşmesinde öngörülen işlerin davacı tarafından yapılıp yapılmadığı ve davalı tarafından karşı edimin yerine getirilip getirilmediği noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369’uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371’inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371’inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Yargıtay duruşma vekalet ücreti 8.400,00 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine; kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.